EN

Türkiye´nin IMF´ye Olan Borcu Bitti


Türkiye, IMF ile bir dönemi kapattı. Hazine, 14 Mayıs´ta Türkiye´nin IMF’ye olan borcunun son taksidini ödedi. 422,1 milyon dolar tutarındaki bu ödeme ile, Türkiye´nin IMF´ye borcu sıfırlandı. Son 10 yılda IMF´ye toplam 23,5 milyar dolar ödeyerek borcunu bitiren Türkiye; bundan böyle IMF´de borç veren ülke olarak yer alacak.

IMF-Türkiye Kısa Kısa:
- IMF 188 üye ülkenin oluşturduğu uluslararası bir kuruluştur.
- Türkiye, IMF’ye 66 yıldır üye.
- IMF ile 1947’de İsmet İnönü döneminde tanıştı.
- IMF ile ilk stand by düzenlemesi 1 Ocak 1961’de yapıldı. Son anlaşma 2005’te Ak Parti iktidarı döneminde imzalandı.
- AK Parti, 2008 yılında ise IMF ile stand-by anlaşması yapmama kararı aldı.
- Türkiye ile IMF arasında toplamda 19 stand-by anlaşması imzalandı.
- Türkiye’nin IMF ile stand-by yolculuğuna 8 Cumhurbaşkanı ve 37 hükümet eşlik etti.
- 14 Mayıs 2013’te Hazine 19. stand-by çerçevesinde IMF’ye yaklaşık 422,1 milyon ABD doları ana para ödemesi yapacak. Böylece Türkiye, 52 yıldan beri borçlu olduğu IMF’ye borcunu sıfırlayacak.
- Türkiye’nin 2002’den beri IMF’ye ödediği 23,5 milyar dolar, 109 ülkenin GSYH’sinden daha fazla.
- 2014-2016 döneminde IMF İcra Direktörlüğü pozisyonunu Türkiye üstlenecek.

Türkiye’nin 10 Yıllık Ekonomik Gelişimine Dair Birkaç Not:
- Türkiye bugün Avrupa’nın 6., dünyanın 16. büyük ekonomisine sahip.
- 2001’de 31 milyar dolar olan ihracat rakamları, 2012’de 5 katına çıkarak 152,5 milyar dolara ulaştı.
- 2004’te çıkan yasayla Türk Lirasından 6 sıfır atıldı. 1 Ocak 2005’te tedavüle çıkan banknotlarla Türk Lirasına itibarı geri kazandırıldı.
- 2001’de %54,4 olan enflasyon, 2013 Nisan ayı itibariyle %6,1’e düştü.
- Kişi başına düşen milli gelir 2001’den bu yana 3 kat artarak 10.500 dolara yükseldi.
- Küresel ekonomik kriz, tüm dünyada etkilerini sürdürürken; Türk ekonomisi 2010 yılında %9,2; 2011’de ise %8,5 oranında büyüme gösterdi.
- Küresel krizde New York, Londra, Almanya ve Japon borsaları üçte bire varan oranlarda daralırken; Borsa İstanbul’un 2008’de 248 milyar dolar olan işlem hacmi, 2012’de 358 milyar dolara yükseldi.
- Türkiye bugün, 81 farklı ülkede insani yardım ve kalkınma faaliyetleri yürütüyor.

International Monetary Fund - IMF Hakkında:

- Bugün 188 üye ülkesi bulunan IMF, Temmuz 1944´te, ABD´nin New Hampshire Eyaleti´nde bir Birleşmiş Milletler toplantısında, 1930´ların büyük bunalımının tekrarını önleyecek bir ekonomik işbirliği amacıyla kuruldu.
- IMF resmi olarak ilk kez 1945 Aralık ayında 29 üye tarafından anlaşma maddelerinin imzalanmasıyla ortaya çıktı ve 1 Mart 1947’de fiilen faaliyete geçti. Aynı yıl Fransa, IMF’den ilk borç alan ülke oldu. Bretton Woods Konferansına katılan Türkiye ise, IMF’ye kurucu üye olarak katılmadı.
- IMF’ye üye ülkeden gelen borç talebi üzerine, çoğu zaman bir düzenleme ve anlaşma çerçevesinde kredi verilmektedir. Bu anlaşmalarda ülkenin ödemeler dengesindeki sorunları çözmek için uygulamayı kabul ettiği belirli politikalar ve tedbirler yer almaktadır.
- 1990’lı yıllarda yaşanan ekonomik krizler sonrasında, IMF finansal sistemde istikrarın sağlanması ve yatırımcılarda güvenin oluşturulması için daha aktif rol almaya başladı. IMF; istikrarlı bir büyümenin sağlanması amacıyla şeffaf makroekonomik politikaların oluşturulması, tüm ülkeler tarafından daha sağlam politika yapımı için gerekli standartlar ve kodların oluşturulması, finansal sistemdeki risklerin yönetilmesinin sağlanması gibi konulara yöneldi.
- IMF ve Dünya Bankasının sürekli Avrupalı ve Amerikalı başkanlar tarafından yönetiliyor olması, bu kuruluşların uluslararası olma niteliklerini kaybettikleri yönünde eleştirilere neden olmaktadır.
- IMF’nin gelişmiş ülkelerin etkisinden sıyrılıp azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin yanında yer alması beklenmektedir. Bu IMF’nin bağımsız bir kuruluş olmasına bağlıdır.
- IMF kaynaklarının artırılmasına yönelik 2012 yılı başından itibaren sürdürülen çalışmalar kapsamında çeşitli ülkeler tarafından 461 milyar dolar tutarında kaynak taahhüt edildi. Türkiye de bu çabaya katkıda bulunmak üzere G-20 Los Cabos Liderler Zirvesi´nde 5 milyar dolar tutarında taahhütte bulundu.
 

TÜRKİYE-IMF İLİŞKİLERİ
TARİHÇE

Türkiye IMF’ye 52 yıldır borçlu
- Bugüne kadar 49.8 milyar dolarlık anlaşma imzalayan, diğer kalemle 50 milyarı aşan kaynak kullanan Türkiye, Uruguay ve Filipinler ile birlikte en çok anlaşma imzalayan 3 ülkeden biri. Türkiye´nin, IMF ile 52 yıl içinde gerçekleştirdiği stand-by anlaşmaları genelde, bitmesi gereken zamandan önce başarılamadan sona erdi.
- İlk Stand-by anlaşması 1 Ocak 1961 (Anlaşma süresi 1 yıl) Türkiye AB ilişkileri de IMF ile IMF ile stand-by düzenlemelerinin başladığı döneme rastlıyor.
- 1961-1970 yılları arası her yıl IMF ile bir stand-by anlaşması yapıldı. Anlaşmalar genellikle bir yıl dolmadan sona erdi.
- Birinci ve ikinci petrol krizi nedeniyle, 1975 yılında 1.8 milyar dolar civarında olan dış ticaret açığı, 1977 yılında 3.4 milyar dolara çıkmış, dolayısıyla Türkiye’nin borç görünümü zayıflamış ve ülkeye kredi kapıları kapanmıştır. 1970’ten, 1978’e kadar IMF’ye sekiz yıllık bir ara verilmiş ve bu süre içinde stand-by anlaşması yapılmamıştır. Ancak 1978 yılından 1980 yılına kadar IMF ile yeniden birer yıllık stand-by anlaşmaları imzalanmıştır.
- 1979 yılı sonu itibariye ithal ikameci modelin artık işlememeye başlaması ve yaşanan siyasi istikrarsızlık neticesinde ekonomide serbestleşme fikri benimsendi. Buna yönelik olarak 1980 yılında “24 Ocak Kararları” olarak bilinen ekonomide değişim süreci başladı. Türkiye, 18 Haziran 1980 tarihinde ilk kez, IMF ile en uzun stand-by anlaşmasını gerçekleştirdi ve bu anlaşma 17 Haziran 1983’te sona erdi. 1983 yılında yeni bir stand-by düzenlemesine giden Türkiye’nin anlaşması bir yıl sürdü.
- 1980 yılına gelene kadarki kullanımlar son derecede düşüktür. Türkiye’nin o tarihlere kadar başlıca ihraç ürünleri fındık, kuru üzüm, incir gibi tarımsal ürünler ve az sayıda sanayi ürünüdür. Hava koşulları kötü gidip de mahsul düşük olunca ihracat düşmekte, Türkiye ödemeler dengesi sıkıntısına girip ithalat yapamaz konuma gelince IMF’nin kapısını çalmaktadır.
- 1980 yılındaki nispeten büyük destek 24 Ocak kararları ve ekonominin 70 cent’e muhtaç halden kurtarılması amacına dönüktür. 1994 yılındaki destek tümüyle o yıl yaşanan ve büyük ölçüde kendi hatalarımızdan kaynaklanan krizden kurtulmak için alınmıştır. 1999 sonunda başlayan ve 2008 yılında sonuçlanan kredilerin kullanımı ise 2001 krizine giden gelişmeler, 2001 krizi ve sonrası için kullanılmıştır.
- 2001 Şubat krizinde IMF ile uzun görüşme ve pazarlıklar yapıldı. IMF´den 19 milyar dolar kredi alındı.
- Türkiye´nin 2002 yılında IMF´ye 16 milyar 246 milyon SDR borç stoku bulunuyordu. Söz konusu borç stoku, 2005 yılında 10 milyar 247 milyon SDR´ye, 2008 yılında 5 milyar 534 milyon SDR´ye, 2010 yılında 3 milyar 654 milyon SDR´ye, 2011 yılında da 1 milyar 874 milyon SDR´ye kadar geriledi. Geçen yıl 19´uncu stand-by´dan kalan borç stoku 562 milyon 109 bin 622 bin SDR´ye inmişti.

Türkiye-IMF ilişkilerinde 2008 sonrası dönem
- IMF Türkiye Yerleşik Temsilciliği program ilişkisinin sona erdiği 2008 yılından itibaren, IMF ile üyelik ilişkileri doğrultusunda faaliyetlerine devam etmektedir. Türkiye’de küresel ekonomik krizin etkilerinin ciddi şekilde hissedildiği 2009 ve 2010 yıllarında ödemeler dengesinde sorun yaşanmaması ve en kritik dönemin IMF’siz atlatılması bu noktadan sonra IMF ile yola devam edilmemesinin herhangi bir sorun teşkil etmeyeceği beklentilerini güçlendirmiştir.
- Türkiye ekonomide istikrarın sağlanması ve sürekli hale getirilmesi için uyguladığı politika ve önlemler sayesinde IMF’ye bağımlılıktan kurtulmuştur. Merkez Bankasının bağımsızlığı, gerçekleştirilen bütçe disiplini ve popülizmden uzak karar alma mekanizması sayesinde Türkiye, IMF’siz dönemde de mali disiplinini sağlayacak duruşa sahip olmuştur.
- Türkiye’nin stand-by’sız dönemde, kredi derecelendirme kuruluşlarının taraflı ve önyargılı notlandırmalarına rağmen bu kuruluşlardan aldığı notlarda önemli artışlar yaşanmıştır. Bu dönemde önde gelen kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch 2012 yılında, Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmiştir.
- AK Parti hükümetinin stand-by anlaşmalarını uyguladığı dönemde uluslararası yabancı sermaye miktarı artmış ve yatırımcılar için güven verici bir ortam oluşmuştur.
- Türkiye, IMF’ye olan borcun bitmesinden sonra yeni bir stand-by anlaşması olmasa bile tüm üye ülkelerin tabi olduğu IV. madde “Konsültasyon Çalışmaları” her yıl yapılacaktır.
- Türkiye ekonomide istikrarın sağlanması ve sürekli hale gelmesi için son 10 yıllık dönemde uyguladığı politikalar ve aldığı önlemler sayesinde IMF’ye bağımlılıktan kurtulmuştur.
- 2008 yılı sonrasında, IMF’siz geçirilen bu süre zarfında Türkiye hem kendi ekonomisinde başarılı bir performans sergilemiş hem de bölgesel ve küresel piyasalarda önemli bir aktör haline gelmiştir.

Video için: www.dailymotion.com/video/x1kvzic_turkiye-ekonomisinin-son-10-yili-turkiye-imf-ile-bir-donemi-kapatti_news