EN

Türkiye, çalınan hazinelerini tek tek topluyor


Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başbakanlık ile Dışişleri Bakanlığının sürdürdüğü temaslarla bugüne kadar Türkiye´ye iadesi sağlanan toplam eser sayısı 11 yılda, 4 bin 224´e ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, yurtdışına kaçırılan tarihi eserlerin ait olduğu topraklara dönüşü için yürüttüğü son operasyonla 65 kültür varlığını daha geri aldı. ABD´de ele geçirilen 48 ok ucu, 1 yüzük, 1 bronz kemer tokası ile 15 sikke, Türkiye´nin New York Başkonsolosluğuna törenle teslim edildi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, yaptığı açıklamada, yurtdışına kaçırılan tarihi eserlerin ait olduğu topraklara getirilmesi için çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini söyledi. İstikrarlı ve kararlı çalışmalarının bir kez daha olumlu sonuçlandığını ifade eden Çelik, "Son operasyonda ele geçirilen tarihi eserlerle 2014 yılında toplam 81 varlığımız kültür mirasımıza kazandırılmış oldu. Nisan 2015´te ise Şam´da Osmanlı egemenliğini simgeleyen ve savaş sırasında kaybolan Osmanlı Bayrağı´nın Türkiye´ye iade edildiğini bildirdi.

2013’te ise 30 tarihi eser milli servetimize geri kazandırıldı. Roma dönemine ait tunçtan bir at koşum takımının gem parçası ile 10 adet mezar ve adak steli Türkiye´ye getirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 5 Ağustos 2014 tarihinde yaptığı açıklamada ise, Bakanlığın, Anadolu´dan yurt dışına kaçırılan Lidya dönemi mezarları ve adak stellerini Amerika Birleşik Devletleri´nden (ABD) geri getirileceğini kaydetti.
 
 Bakanlık, yerini tespit ettiği eserleri FBI ve Washington Emniyet Müşavirliğinin düzenlediği operasyonla geri aldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, yaptığı açıklamada, Bakanlığın uzun yıllar izini sürdüğü Lidya dönemi mezarları ve adak stellerini ABD´den teslim aldığını bildirdi. Stellerin en kısa zamanda Türkiye´ye getirileceğini dile getiren Çelik, eserlerin önce Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi´nde, daha sonra da Manisa Müzesi´nde teşhir edileceğini açıkladı.

Kanatlı Denizatı Broşu 
Karun Hazineleri’nin en önemli parçalarından Kanatlı Denizatı Broşu da; Mart 2013´te Alman makamlar tarafından Türk yetkililere teslim edildi. Karun hazinesinin en önemli parçası olan ve 2005’te Uşak Arkeoloji Müzesinde sahtesiyle değiştirilerek çalınan denizatı broşu, Alman makamları tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Osman Murat Süslü´ye teslim edildi. 

Broşun teslimi sırasında Almanya´nın başkenti Berlin´de bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Türkiye´den kaçırılan en önemli eserin yeniden Anadolu topraklarında olduğunu belirterek, "Kanatlı Denizatı broşuna, ait olduğu yere, Anadolu´ya hoş geldin diyorum" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın talimatları doğrultusunda hükümetin vizyonu çerçevesinde bu tür girişimlerin sürdüğünü vurgulayan Bakan Çelik, "MÖ 6. yüzyıla ait Karun hazinelerine ait bir eser. Bu eserlerin en kıymetlilerinden bir tanesi olan Kanatlı Denizatı´nın uzun zamandır peşindeydik. İnterpol arıyordu tüm dünyada. Bunu satamayacaklarını anlayınca Hagen savcılığına teslim edilmiş. Bakanlığımızın haberi oldu, derhal inceleme sonucu eserin Uşak´taki müzede sahtesiyle değiştirilen eser olduğu anlaşıldı" dedi.

M.Ö. 560-546 yılları arasında hüküm süren Lidya Kralı Krezüs (Karun) döneminden kalan Karun Hazineleri’ne ait 363 parça eser, 1965-68 yılları arasında Uşak’a bağlı Tekin Köyü’nde bulunmuştu. 2005 yılında sahtesiyle değiştirilerek Uşak Müzesi’nden çalınan Kanatlı Denizatı Broşu; Interpol ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçak Eserler Şube Müdürlüğünün alan daraltma çalışmaları sonucu Almanya’da ele geçirildi. Milyonlarca lira değerindeki mücevher, Alman makamları tarafından Merkez Bankası kasalarında saklanıyordu.

İngiltere´de bir müzayedede satışa çıkarılan 17. ve 18. yüzyıla ait Osmanlı mezar taşları da Türkiye´ye iade edildi. Türk-İslam Eserleri Müzesi Müdürlüğü ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü uzmanlarınca yapılan incelemeler sonucunda, İstanbul´dan çalındığı düşünülen mezar taşları, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi´nde koruma altına alındı.

11 Yılda 4.224 eser
Son 11 yılda geri alınan eser sayısı 4.224´e ulaştı. Uzun uğraşlar sonunda dünyanın dört bir yanından geri getirilen kültür varlıklarına; ait oldukları dönemin sosyal, kültürel ve sanatsal özelliklerini yansıtmaları ve sağladıkları bilimsel veriler sebebiyle paha biçilemiyor. Aralarında 3.300 yıllık Boğazköy Sfenksi, Antik Yunan’dan kalan Herakles heykelinin üst yarısı, Bursa Sinanpaşa Camii’nden çalınan ve üzerinde Kur’an-ı Kerim’den ayetler bulunan çinilerin de olduğu eserler, Türkiye genelinde ait oldukları müzelerde sergileniyor.

Bugüne kadar Sırbistan’dan 1.865, Almanya’dan 1.241, İsviçre’den 397, Avusturya’dan 320, Hırvatistan’dan 133, İngiltere’den 56, ABD’den 40, BAE’den 23, Avustralya´dan 23, Bulgaristan’dan 20 ve Fransa’dan 18 eser geri alındı. Toplam 4.136 eserden 765 tanesi 2002-2007 yılları arasında geri alındı. 2008’de 1.183, 2009’da 151, 2010’da 44, 2011’de 1.885, 2012’de 84, 2013’te ise 30 eser milli servetimize kazandırıldı.

Eserler Nasıl Geri Alınıyor?
Özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden itibaren Türkiye’de gerçekleştirilen izinsiz kazı ve araştırmalar sonucu pek çok eser, yurtdışına çıkarılarak Avrupa ve Amerika’daki Müze ve koleksiyonlara dahil edildi. Bu konuda alınan tüm önlemler ve çalışmalara rağmen, günümüzde hala kültür varlığı kaçakçılığı çeşitli yollardan devam ediyor.

Herhangi bir müze, örenyeri veya koleksiyona ait bir eserin çalınması durumunda; öncelikle eserin fotoğraflı envanter bilgileri Vakıflar Genel Müdürlüğü, Emniyet, Jandarma, Dışişleri Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve tüm Valiliklere gönderilerek gerekli duyurular yapılıyor. Ayrıca çalınan eser 189 ülkenin üye olduğu İnterpol’ün Çalıntı Sanat Eserleri Veri tabanına alınıyor. İnterpol ile sıkı bir işbirliği yürüten bakanlık, eser herhangi bir ülkede tespit edildiği anda gerekli siyasi ve hukuki temasları başlatıyor.

Çalınan eserlerin iadesine dair bürokratik süreç, envanter kaydı olduğu için nispeten kolay yürütülüyor. Kaçak kazılar sonucu bulunan ve dolayısıyla envanter kaydı olmayan eserlerin iade süreci ise oldukça sıkıntılı. Bu eserlerin iadesi için karşılıklı işbirliği ve iyi niyet çerçevesinde diplomatik girişimler sürdürülüyor. Son olarak, diplomatik girişimlerin sonuçsuz kaldığı durumlarda ise dava açma yoluna başvuruluyor.

Türkiye bir yandan da, kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi için birçok ülkeyle ikili anlaşmalar imzalayarak işbirliğini güçlendiriyor. Bu anlaşmalara son olarak 28.08.2012 tarihinde Bulgaristan ile imzalanan “kültür varlıklarının yasa dışı ithal, ihraç ve mülkiyet devrinin önlenmesine yönelik ikili işbirliği anlaşması” eklendi. Türkiye ayrıca üyesi olduğu UNESCO “Kültür Varlıklarının Kaynak Ülkeye İadesi veya Kanunsuz Alıkoyma Durumunda Geri Verilmesinin Teşviki Hükümetlerarası Komite”de aktif rol oynuyor.

Boğazköy Sfenksi
M.Ö. 1.300 yıllarına, Hitit İmparatorluk Dönemine tarihlendirilen Sfenks, yaklaşık 3.300 yaşında. Kireçtaşından yapılan eser 2,5 metre boyunda, 1,75 metre eninde ve 1.700 kg. ağırlığında.

1906-1912 yılları arasında Boğazköy’de, Müze-i Hümayun başkanlığında ve Alman heyet üyelerinin de katılımıyla yapılan kazılarda Hitit Kraliyet Arşivine ait 10.400 civarında tablet ve iki sfenks bulundu.

Yapılan anlaşma sonucu, tabletler ve sfenksler, temizleme, onarım ve yayın çalışmaları için -iade edilmek üzere- Alman kazı ekibi üyeleri tarafından Berlin’e götürüldü. Eserlerin bir kısmı iade edildi ancak Boğazköy Sfenksi Almanya’da kaldı. 1938’e kadar eserin iadesi için görüşmeler devam etti. Ancak II. Dünya Savaşı’nın başlaması ve savaş sonrası Berlin Müzelerinin Doğu Almanya’da kalması nedeniyle ilişkiler kesildi. Türkiye, 1973 yılında Doğu Almanya’yı resmi olarak tanıdı ve 1974’te sfenksin iadesine ilişkin görüşmeler yeniden başladı.

Yıllar süren temasların ardından, 2011’de Ankara ve Berlin’de gerçekleştirilen toplantılar sonucu, anlaşma sağlandı ve Temmuz 2011’de eser iade edildi. Sfenks, diğer eşiyle birlikte Boğazköy Müzesinde sergilenmeye başlandı.

Herakles Heykelinin Üst Yarısı
Herakles Heykeli’nin alt yarısı, 1980’de Perge Örenyerinde bulundu. 1990 yılında, heykelin üst yarısının Boston Güzel Sanatlar Müzesinde bulunduğu tespit edildi. Uzun yıllar devam eden temaslar sonucu, 2011 yılında mutabakat zaptı imzalandı ve heykel teslim alındı.

Heykel, Başbakan Erdoğan ve resmi heyetin bulunduğu uçakla 25 Eylül 2011’de Türkiye’ye getirildi ve Antalya Müzesi Müdürlüğüne teslim edildi.

Sinanpaşa Camii Çinileri
Üzerinde Kur’an-ı Kerim’den Haşr Suresi’nin 23.Ayeti’nin bir bölümünün yazılı olduğu pencere süslemesini oluşturan 34 parça çini karo; Bursa Sinanpaşa Camii’nden 2002’de gerçekleştirilen soygunda çalındı. İngiltere’de bulunan çiniler, yoğun çabalar sonucu Ağustos 2012’de Türkiye’ye iade edildi ve restorasyonun ardından Ankara Etnografya Müzesinde teşhire açıldı.

Haşr Suresi’nin 23.Ayeti meali, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından şöyle aktarılıyor:
“O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olandır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.”
 

Not: Veriler 12 Aralık 2014 tarihine aittir.