EN

Türkiye´nin enerji yatırımları


Doğusunda enerji kaynakları açısından ihracatçı, Batısında ise ithalatçı ülkelerle çevrili konumdaki Türkiye, büyüyen ekonomisi, dinamik bir enerji pazarı ve jeostratejik konumu itibariyle ‘Doğu-Batı/Kuzey-Güney Enerji’ güzergâhlarının kesişim noktasında yer alıyor. Türkiye, mevcut uluslararası boru hatları ile hem ihtiyaçlarını karşılayıp gelir sağlıyor hem de enerji kaynaklarının transferine aracılık ederek stratejik önemini artırıyor. Son olarak Başbakan Davutoğlu, TANAP Ana Hat Boruları Alım Sözleşmesi imza töreninde yaptığı konuşmada, “21´inci yüzyıl bir enerji yüzyılı olacak. Biz attığımız bu adımlarla 21´inci yüzyılı enerji üzerinden barış yüzyılı yapmaya kararlıyız” dedi.

Devamını Göster »
Türkiye, dünya hidrokarbon rezervlerinin yüzde 70´inden fazlasına sahip olan Hazar Havzası, Orta Doğu ve Güney Akdeniz ülkelerine komşu konumda bulunuyor. Türkiye, bu önemli avantajını, hem söz konusu kaynaklardan enerji ihtiyacının bir kısmını karşılayarak hem de bu zengin kaynakları dünya pazarlarına ulaştıracak boru hattı projeleri geliştirerek değerlendirmeyi amaçlıyor. Türkiye, hayata geçirilecek uluslararası boru hattı projeleriyle Orta Asya, Hazar ve Orta Doğu bölgelerindeki zengin doğal gaz ve petrol rezervlerini Avrupa´nın ana tüketim merkezlerine ulaştıran en önemli enerji köprülerinden biri olacak.

Son olarak, 14 Ekim 2014’te Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) Ana Hat Boruları Alım Sözleşmeleri imza töreni yapıldı. Törende bir konuşma yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, “21’inci yüzyıl bir enerji yüzyılı olacak. Biz attığımız bu adımlarla 21’inci yüzyılı enerji üzerinden barış yüzyılı yapmaya kararlıyız. Enerji rekabetleri yerine enerji işbirlikleri kurmaya kararlıyız” dedi. Projenin ilk aşamada 16 milyar metreküp, ikinci aşamada 22 milyar, daha sonra da 33 milyar metreküpe çıkan kapasitesiyle dünya ve Avrupa enerji talebi açısından stratejik bir yere oturacağını belirten Davutoğlu, Güney Gaz Koridorunun bu anlamda hem enerji arzının çeşitlenmesinin, hem enerji jeopolitiği açısından yepyeni imkânlar sunacağını söyledi.

‘Enerji yolu barış hattını kuracak’
TANAP’ın sadece bir enerji projesi olmadığına, aynı zamanda büyük bir barış projesi olduğuna işaret eden Davutoğlu, “Eğer ülkeler birbirlerine piyasalarda ticaretle, yatırımla, enerjiyle bağlanırlarsa bu barışın en büyük teminatıdır. Daha kadim dönemlerde İpekyolu’nun nasıl bir barış hattı oluşturduğunu hepimiz biliriz. Şimdi de enerji yolu aynı barış hattını kuracak. 90’lı yıllarda kriz bölgeleri olarak anılan Kafkaslar ve Balkanlar, bu iki coğrafyanın birleştiği Anadolu üzerinden birbirlerine irtibatlanarak bir barış köprüsü kuruyorlar. Anadolu, Kafkaslar ile Balkanlar arasında bir barış köprüsü oluyor” diye konuştu.

Son 10 yılda, dünyada doğal gaz ve elektrik talebinin Çin’den sonra en fazla arttığı ikinci ülke konumundaki Türkiye, önümüzdeki dönemde ekonomik ve sosyal gelişme hedeflerine bağlı olarak, enerji talebi artışı bakımından dünyanın en dinamik ekonomilerinden biri olmaya devam edecek. Türkiye’nin sanayi alanındaki gelişim ivmesi ve teknolojik imkânlardan daha çok yararlanması enerji kaynağı ihtiyacını artırdı. Bu ihtiyaç bağlamında, Türkiye enerjisinin % 33’ü petrolden, %28’i kömürden, %29’u doğalgazdan ve %10’u yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Bu durum Türkiye’nin kaynak çeşitlendirmesini esas alan enerji politikalarındaki etkinliğini de gösteriyor.

Türkiye, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, yerel kaynakların kullanımının azami seviyeye yükseltilmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerinden yola çıkarak, ulusal enerji arz portföyünde yenilenebilir enerji kaynaklarının payını yükseltme ve enerji sepetine nükleer enerjiyi ekleme yolunda çalışmalarını da sürdürüyor.

Jeotermalde Avrupa 1’incisi
Yenilenebilir enerji bakımından önemli bir potansiyele sahip olan Türkiye, jeotermal potansiyeli ile dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor. Buna ek olarak, hidroelektrik kaynakları, rüzgâr ve güneş enerjisinin geliştirilmesine de öncelik veriliyor. 2023’e kadar Türkiye’nin toplam enerji talebinin yüzde 30’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması öngörülüyor.

Diğer yandan Türkiye, ulusal enerji bileşenine nükleer enerjinin de eklenmesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu çerçevede, 2030’a kadar Türkiye’nin nükleer enerjide 10 bin MW’lık kurulu güce ulaşması öngörülüyor. Bu kapsamda, Rusya ile Akkuyu’da bir nükleer güç santrali tesisine yönelik Hükümetlerarası Anlaşma 12 Mayıs 2010’da imzalandı. İkinci nükleer santralin Sinop’ta inşası planlanmakta olup, ülkemizde 3’üncü bir nükleer santralin kurulması da öngörülüyor.
 

Türkiye’den geçen uluslararası transit boru hattı projeleri
Enerji kaynakları açısından zayıf bir konumda olan Türkiye, enerji talep eden bölgeler ile kaynak arzı sağlayan coğrafyalar arasındaki stratejik konumundan etkin biçimde yararlanarak bölgesel ve uluslararası enerji politikalarının önemli aktörlerinden biri olmayı amaçlıyor.

Bu hedefle Türkiye, hâlihazırda var olan ve proje/inşa aşamasında olan petrol-doğalgaz boru hatlarını birer enerji diplomasisi enstrümanı olarak işlevselleştiriyor.

Bu projeler hem Türkiye’nin enerji güvenliğine teminat olurken hem de arz sağlayan ve talep eden ülkelerin ihtiyaçlarına karşılık veriyor. Türkiye’nin petrol-doğalgaz boru hatları Ortadoğu ve Hazar Havzasındaki ülkelerin daha çok pazara ulaşması ve Avrupa’nın enerji güvenliğini sağlaması açısından önem taşıyor. Türkiye ayrıca bu boru hatları ile işletim, taşımacılık, pazarlama gibi başlıklarda gelir elde edebilmenin yanı sıra uluslararası enerji piyasalarında söz sahibi oluyor.

BOTAŞ tarafından uluslararası petrol iletim faaliyetleri, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı ve Bakü- Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı (BTC) ile yerine getiriliyor. 2000’den beri Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden petrol taşımacılığı yapılırken, BTC üzerinden yapılan taşımacılık ise 2006’da başladı.

Ham Petrol Taşımacılığı (Milyon Varil)
 

Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı
- Irak’ın Kerkük ve diğer üretim sahalarında üretilen ham petrolün Ceyhan (Yumurtalık) Deniz Terminaline ulaştırılması amacıyla inşa edildi.
- 40 inç çapında, 986 km uzunluğundaki ilk hat 1976 yılında işletmeye alındı. İlk boru hattına paralel olan ve inşaat çalışmaları 1985’te başlayan ikinci boru hattı 1987’de tamamlandı. 46 inçlik bu boru hattı ile yıllık taşıma kapasitesi 70,9 milyon tona yükseltildi.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı (BTC)
- BTC ile, başta Azeri petrolü olmak üzere, Hazar Bölgesi’nde üretilecek petrolün emniyetli, ekonomik ve çevresel açıdan uygun bir boru hattı sistemi aracılığıyla Azerbaycan, Gürcistan üzerinden Ceyhan’a taşınması ve buradan da tankerlerle dünya pazarlarına ulaştırılması amaçlanıyor.
- 2006’da işletmeye alınan ve 1076 km’si Türkiye kesimi olmak üzere toplam 1769 km uzunluğunda olan boru hattının kapasitesi yıllık 50 milyon ton.

Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Boru Hattı (ITG)
- Avrupa Birliği INOGATE (Interstate Oil and Gas Transport to Europe) programı kapsamında geliştirilen Güney Avrupa Gaz Ringi’nin ilk aşaması olarak Türkiye ve Yunanistan doğalgaz şebekelerinin enterkoneksiyonunu içeren anlaşma 2003’te imzalandı.
- 18 Kasım 2007’de iki ülke başbakanlarının da katıldığı açılış töreni ile birlikte Türkiye’den Yunanistan’a gaz arzına başlandı.

Türkiye’nin enerji diplomasisindeki yeni hamlesi: TANAP
Trans-Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) Türkiye’nin Gürcistan sınırından başlayarak Yunanistan sınırına uzanacak ve başlangıç olarak Azerbaycan’ın Şahdeniz Sahasının 2’inci aşamasından üretilecek 16 milyar metreküp doğalgazı taşıyacak. Toplam yatırım değeri 10 milyar doların üzerinde olan TANAP’ın, Türkiye’yi yakın coğrafyasında enerji politikalarının merkezi yapabilecek bir potansiyele sahip olması öngörülüyor. Nihai olarak 32 milyar metreküp kapasiteye ulaşması planlanan boru hattı, yaklaşık 2.000 km. uzunluğunda ve 56 inç çapında olacak. TANAP Sisteminin inşasına 2015 yılında başlanması ve Şahdeniz Sahasının 2’inci aşama üretimine paralel olarak 2018 yılı sonunda Türkiye’ye ve 2019 yılı içerisinde Avrupa’ya gaz arzının başlatılması planlanıyor. Ancak, TANAP’ın potansiyeli sadece Azerbaycan’ın sağlayacağı doğalgaz ile de sınırlı olmayacak; proje diğer Hazar Havzası ülkelerin bu sistem üzerinden enerji kaynaklarını Batı ülkelerine pazarlayabilmelerine de imkân tanıyabilecek.

Uluslararası Petrol Boru Hatları

 
Türkiye’ye doğalgaz arzı sağlayan uluslararası hatlar

1. Rusya – Türkiye Doğalgaz Boru Hattı (Batı Hattı)
- Türkiye’ye Bulgaristan sınırında Malkoçlar’dan giren, Hamitabat, Ambarlı, İstanbul, İzmit, Bursa, Eskişehir güzergâhını takip ederek Ankara’ya ulaşan hat 845 km uzunluğunda.
- 1987’den itibaren, artan miktarlarda doğalgaz alımına başlandı, 1993’te maksimum miktar olan 6 milyar m3/yıl’a ulaşıldı. Daha sonra hattın kapasitesi 14 Milyar m³/yıla yükseltildi.

2. İran – Türkiye Doğalgaz Boru Hattı
- Proje ile başta İran olmak üzere doğudaki kaynaklardan alınacak doğalgazın boru hattı ile Türkiye’ye taşınması amaçlandı.
- 1996’da imzalanan alım-satım anlaşmasına göre, doğalgaz alımı 3 milyar m3 ile başlayıp, yıllar itibarıyla artarak plato periyotta 10 milyar m3/ yıl’a ulaşacak.
- Yaklaşık 1491 km uzunluğundaki hat, Doğubayazıt’tan başlayıp, Erzurum, Sivas ve Kayseri üzerinden Ankara’ya uzanıyor. Bir branşman da Kayseri, Konya üzerinden Seydişehir’e ulaşıyor.

3. Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı (BTE)
- BTE, Azerbaycan’ın Hazar Denizi’nde bulunan Şah Deniz sahasından üretilen gazı Türkiye’ye taşıyan, 690 km uzunluğundaki ve 20 Milyar m3 kapasiteli.
- 2005-2007 yılları arasında inşa edilen hat, 2007’ten beri faaliyet gösteriyor.

4. Rusya – Türkiye Doğalgaz Boru Hattı (Mavi Akım)
- 1997’de BOTAŞ ve Gazexport arasında imzalanan 25 yıllık Doğalgaz Alım- Satım Anlaşması kapsamında, doğalgaz Rusya’dan Karadeniz geçişli bir hat ile Türkiye’ye ulaşıyor.
- Anlaşmaya göre, doğalgaz sevkiyatı plato periyotta 16 milyar m3/yıl seviyesine ulaşacak.

5. Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi
- Avrupa doğalgaz açığının bir miktarının Türkiye üzerinden geçecek boru hatları yoluyla karşılanması amacıyla geliştirilen Nabucco Projesiyle boru hattının, Türkiye üzerinden Bulgaristan, Romanya, Macaristan’ı izleyerek Avusturya’ya ulaşması planlanıyor.

Uluslararası Doğalgaz Boru Hatları
 
4 rafinerinin petrol işleme kapasitesi 28 milyon ton
Türkiye’de ekonomi ve sanayideki gelişime paralel olarak artan enerji ihtiyacını karşılamak için hâlihazırda işletmede olan Yarımca/İzmit, Aliağa/İzmir, Kırıkkale ve Batman illerinde yer alan TÜPRAŞ’a ait 4 adet rafinerinin yıllık toplam ham petrol işleme kapasitesi 28,1 milyon ton. Buna ek olarak, İzmir’de Aliağa Petkim Tesisleri arazisinde yıllık 10 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip Star Rafinerisi’nin yapım çalışmaları ise devam ediyor.

 
Türkiye’nin sahip olduğu rafineri kapasitesi ticari verilere de yansıyor. 2000-2013 yılları arasında Türkiye üzerinden petrol ve petrol ürünleri ihracatında büyük bir artış kaydedildi. Yakın coğrafyadaki enerji zengini ülkelerin petrol endüstrisi alanındaki eksiklik, Türkiye’nin sahip olduğu rafineri endüstrisi imkânlarının ticari potansiyelini ön plana çıkarıyor. 2000’de 1.324 bin ton olan toplam petrol ihracatı 2013’te 6 kat artarak 8.452 bin tona çıktı. Petrol ürünleri ihracatı çoğunlukla Almanya, İspanya ve Malta’ya yapıldı. Aynı dönemde ham petrol ithalatı İran, Irak, Suudi Arabistan, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan ve Nijerya’dan yapılırken, petrol ürünleri ithalatı ise daha çok Hindistan, İsrail, Bulgaristan, Yunanistan, İtalya ve Rusya’dan yapılıyor.



Türkiye, bir yandan çeşitli proje ve uygulamalar, politika seçenekleri üzerinden küresel enerji diplomasisinin önemli bir aktörü olmaya çalışırken diğer yandan da enerji güvenliğini sağlamak için çaba harcıyor. Türkiye, kaynak çeşitliliğini artırmak için farklı formlarda enerji kaynaklarına da yöneliyor. Türkiye, 2010-2014 yılları arasında BOTAŞ üzerinden çoğunlukla Rusya, Cezayir, Nijerya, İran ve Azerbaycan’dan doğalgaz ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatı yaptı.

2000 ile 2014 Yılları Arasında BOTAŞ’ın Doğalgaz ve LNG İthalatı
 


Not: Veriler Ekim 2014 tarihine aittir.