EN

Türkiye, hayata geçirdiği reformlarla AB yolunda kararlı adımlarla ilerliyor


Türkiye; ekonomi, sağlık, eğitim, insan hakları ve demokratikleşme gibi pek çok alanda hayata geçirdiği reformlarla stratejik bir hedef olarak benimsenen AB yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. 2014’ü ‘AB Yılı’ ilan eden Türkiye, ilgili tüm bakanların katıldığı Reform Eylem Grubu toplantılarıyla AB seferberliği başlattı. Aynı yıl ‘siyasi reform, sosyo-ekonomik dönüşüm ve iletişim’ olmak üzere 3 ana bölümden oluşan yeni AB Stratejisi açıklandı. Mevzuat çalışmaları, iletişim stratejisi, öğrenci değişim programları ve uluslararası burs projeleri başta olmak üzere eğitim alanında işbirliği çalışmalarını da hız kesmeden sürdüren Türkiye, olumsuz siyasi yaklaşımlardan önyargılara kadar farklı engellerle karşılaşsa da AB’ye tam üyelik yolunda iyi niyetle ve kararlılıkla yürümeye devam ediyor.

Devamını Göster »
Türkiye’nin 1959´da Avrupa Ekonomik Topluluğuna (AET) tam üye olmak için başvuruda bulunmasıyla başlayan Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik süreci son yıllarda gerçekleştirilen reformlarla yeni bir boyut kazanmış durumda. Türkiye, küresel aktör olma yolunda hızla ilerlerken AB’ye tam üyelik sürecindeki reformlarla daha güçlü ve demokratik bir Türkiye’nin inşasında önemli adımlar atıyor. AB hedefi doğrultusunda son yıllarda siyasi ve ekonomik alanların yanı sıra demokratikleşme ve vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini daha da güçlendirme amacıyla çok sayıda reform hayata geçirildi.

İki taraf da kazanacak
Türkiye’nin AB’ye katılımı Türkiye’ye demokratik ve sosyo-ekonomik kazanımlar sağlarken, Avrupa’ya da birçok kazanımı beraberinde getirecek. Türkiye’nin üyeliği Avrupa’nın ekonomik, siyasal, stratejik önem ve derinliğini artırarak Birliğin bölgesel güçten küresel bir güce dönüşmesine katkıda bulunacak. Halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’nin üyeliği AB’nin sadece Hıristiyan toplumlardan oluşan dini bir birlik olduğu düşüncelerini ortadan kaldıracak. Türkiye’nin dinamik toplum yapısı, bölgesindeki ağırlığı, ekonomik-ticari ilişkilerdeki gücü de AB ile ortak kazanımları beraberinde getirecek.

2014 ‘Avrupa Yılı’nda reform hamlesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Avrupa Yılı’ ilan edilen 2014, Türkiye’nin tam üyelik yolunda kararlı adımlar attığı ve çok sayıda uygulamanın hayata geçirildiği bir yıl oldu. 18 Eylül 2014’te Türkiye’nin yeni AB Stratejisi açıklandı; hemen ardından 25 Eylül tarihli Başbakanlık Genelgesi’yle, AB’ye katılımının stratejik bir hedef olduğu ve çalışmaların bu strateji doğrultusunda yürütüleceği belirtildi. 2014’te ‘Yeni AB Stratejisi’ kapsamında birçok uygulama gerçekleştirilirken aynı zamanda çok sayıda toplantı ve ikili görüşme yapıldı. 74, 75 ve 76’ncı Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantılarının yapıldığı 2014’te, AB’ye katılım için Ulusal Eylem Planının I. ve II. aşamaları da açıklandı. Geri Kabul Anlaşması 1 Ekim 2014’te yürürlüğe girerken, Bakanlar seviyesinde Siyasi Diyalog Toplantısı, Siyasi Direktörler Toplantısı, Ortaklık Komitesi ve Ortaklık Konseyi Toplantısı da yine 2014 yılında gerçekleştirildi.

2014 Avrupa Yılında Türkiye’de Gerçekleştirilen Reform ve Faaliyetler

Ocak 2014  

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, 2014 yılı “Avrupa Yılı” ilan edildi.

Şubat 2014   

Bakanlar seviyesinde Siyasi Diyalog Toplantısı yapıldı.

Mart 2014    

Siyasi Direktörler Toplantısı yapıldı.

Nisan 2014   

74. Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı yapıldı.

Haziran 2014  

Ortaklık Komitesi ve Ortaklık Konseyi Toplantısı yapıldı.

Ağustos 2014 

62. Hükümet’te AB Bakanlığı’na Volkan Bozkır atandı.

Eylül 2014     

                       

62. Hükümet programında AB üyeliğinin stratejik bir hedef olduğu vurgulandı.

Türkiye’nin yeni AB Stratejisi açıklandı.

Başbakanlık Genelgesi’yle, Türkiye’nin AB’ye katılımının stratejik bir hedef olduğu ve  önümüzdeki dönemdeki çalışmaların strateji doğrultusunda yürütüleceği belirtildi.

Ekim 2014    

Geri Kabul Anlaşması yürürlüğe girdi.

AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın I. Aşaması açıklandı.

Kasım 2014

1. Reform Eylem Grubu Toplantısı Ankara’da yapıldı.

75. Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı yapıldı.

Aralık 2014

AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın II. Aşaması açıklandı.


AB stratejisi: Siyasi reform, sosyo-ekonomik dönüşüm ve iletişim
AB’ye üyelik sürecinde somut adımları ve yoğun bir etkileşim ağını temel alan Türkiye’nin Yeni Avrupa Birliği Stratejisi 18 Eylül 2014’te kamuoyuna açıklandı. Türkiye-AB ilişkilerine ivme kazandırarak üyeliğe giden yolun önündeki engellerin üstesinden gelinmesini amaçlayan strateji; siyasi reform süreci, katılım sürecinde sosyo-ekonomik dönüşüm ve AB iletişim stratejisi olmak üzere 3 ana bölümden oluşuyor. Yeni AB strateji çerçevesinde hem reform sürecinin hız kazanması hem de Türkiye ve AB arasında yeni iletişim köprülerinin kurulması hedefleniyor.

Yeni AB Stratejimiz

Türkiye’nin Yeni AB Stratejisi 18 Eylül 2014’de açıklandı.
Reform, Dönüşüm ve İletişim temaları üzerinde yükselen Strateji 3 ayaklı:

·        Siyasi Reform Sürecinde Kararlılık
·        Sosyo-Ekonomik Dönüşümde Süreklilik
·        İletişimde Etkinlik

Ayrıntılar için: 
http://www.ab.gov.tr/files/pub/turkiyenin_yeni_ab_stratejisi.pdf


Reform Eylem Grubu toplantıları devam ediyor
Türkiye’nin AB stratejisi doğrultusunda uygulanacak yol haritasının en önemli unsurlarından birini de Reform Eylem Grubu (REG) toplantıları oluşturuyor. Reform Eylem Grubu, AB ile mevzuatımızı uyumlaştırma çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen reformların en üst düzeyde takip edilebilmesi ve reformların etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla 2003’te kurulan Reform İzleme Grubu’nun (RİG) devamı niteliğinde. Kurulduğu günden itibaren 30 görüşmenin yapıldığı RİG’den farklı olarak REG, tam üyelik sürecinin en önemli unsurlarından olan siyasi reformları izlemekle kalmayıp, reform tasarılarının hazırlanması, TBMM’den geçirilmesi ve uygulamaya yansıtılması aşamalarında da aktif rol oynuyor. AB Bakanlığı ev sahipliğinde ilgili bakanların katılımıyla bugüne kadar 8 Kasım 2014 ile 20 Şubat 2015 tarihlerinde 2 REG toplantısı gerçekleştirildi.

Demokratikleşme reformları İlerleme Raporu’nda
Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecinde hayata geçirdiği reformlar, Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2014 Yılı İlerleme Raporu’nda da yer aldı. 1998’den bu yana Türkiye için hazırlanan İlerleme Raporlarının 17’ncisi olan 2014 Yılı Türkiye İlerleme Raporu’nda Türkiye’nin müktesebat uyumuna ilişkin olarak, 33 faslın 30’unda çeşitli seviyelerde ilerleme sağlandığı teyit edildi. Raporda özellikle Demokratikleşme Paketi ve Çözüm Süreci reformları ön plana çıkarken sürecin tarihi niteliğine vurgu yapıldı. İlerleme Raporunda askeri vesayet, işkence ve kötü muamele, azınlıkların mülkiyet hakları gibi konularda Türkiye’nin gerçekleştirdiği reformlar önemli adımlar olarak görüldü. TBMM tarafından 11 Haziran’da kabul edilen “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” başta olmak üzere, Türkiye’nin Çözüm Sürecinde izlediği kararlı politikaların takdirle karşılandığını belirtildi. Seçimlerde farklı dil ve lehçelerde propagandanın serbest hale gelmesi, siyasi partilere yönelik devlet yardımlarının genişletilmesi, özel okullarda anadilde eğitimin önünün açılması, alfabede yer almayan harflerin kullanılmasına yönelik cezanın kaldırılması, siyasi partilere eş-başkanlık sisteminin getirilmesi gibi düzenlemeler raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Türkiye’ye sığınan Suriye ve Iraklılara göstermiş olduğu misafirperverlik ve ‘açık kapı politikası’ da ilerleme raporunda altı çizilen konular arasında yer aldı. Türkiye ile AB arasında güçlendirilmiş siyasi diyalogun devam ettirildiğine dikkat çeken Rapor, sığınmacılar konusunda Türkiye’nin olağanüstü bir gayret gösterdiğini vurguladı. “Türkiye, Suriyeli sığınmacılara paha biçilemez desteği nedeniyle övülmelidir” ifadesinin kullanıldığı raporda, Türkiye’nin önemli bir bölgesel aktör olduğu vurgulanarak Türkiye’nin bu ağır yük altında bile göç ve sığınma politikasıyla ilgili önemli adımlar attığı ifade edildi.

Vize serbestîsi diyalogu başlatıldı
Eylül 2014’te kabul edilen Türkiye’nin AB Stratejisi’nin, AB-Türkiye ilişkilerinde olumlu bir adım olarak değerlendirildiği raporda ayrıca Türkiye’nin sadece siyasi kriterler alanında değil, son 10 yılda ekonomide ve dış politikada gösterdiği olumlu performansa da dikkat çekildi. Raporun Ekonomik Kriterlere ilişkin bölümünde, AB’nin altıncı en büyük ticari ortağı olan Türkiye’de işleyen piyasa ekonomisinin varlığı teyit edilirken, Türkiye ekonomisinin 2011’den bu yana göstermiş olduğu büyüme performansından da övgüyle bahsedildi. Raporda 1 Ekim 2014’te yürürlüğe giren Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması olumlu olarak değerlendirilirken, taraflar arasında başlatılan vize serbestliği diyalogu da memnuniyetle karşılandı.

Eğitim alanında işbirliği projeleri
Öte yandan, AB ile öğrenci değişim programları ve uluslararası burs projeleri başta olmak üzere eğitim alanında işbirliği çalışmalarını da hız kesmeden sürdüren Türkiye, yeni neslin AB değerleri ve politikaları hakkında bilgi sahibi olması için de çeşitli projeler hayata geçiriyor. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde ‘Öğrenciler Avrupa Birliğini öğreniyor Projesi’ başlatıldı. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün de paydaş kurumlar arasında yer aldığı ve 2 sene sürmesi planlanan proje kapsamında, 10-18 yaş aralığında bulunan öğrencilerin AB’nin değerleri, politikaları ve temel haklara yönelik uygulamaları konusundaki bilgi düzeyini eğitim faaliyetleri yolu ile arttırmak hedefleniyor. Proje kapsamında çeşitli seminerler ve bilgilendirme toplantılarının yanı sıra resim, hikâye, slogan ve bilgi yarışmaları düzenlenecek.

Türkiye-AB ilişkilerinin tarihsel süreci
Avrupa Ekonomik Topluluğunun (AET) 1958’de kurulmasından kısa bir süre sonra 1959´da Topluluğa tam üye olmak için başvuruda bulunmasıyla başlayan ve 10-11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki´de yapılan Zirvede tam üyeliğe adaylığının tescil edilmesiyle devam eden Türkiye’nin AB üyelik süreci 17 Aralık 2004 tarihli Brüksel Zirvesi ile yeni bir boyut kazandı. AB-Türkiye ilişkilerinde dönüm noktası niteliğinde olan Zirvede, Türkiye´nin siyasi kriterleri yeterli ölçüde karşıladığı belirtilerek 3 Ekim 2005 tarihinde müzakerelere başlanması önerildi. 3 Ekim 2005 tarihinde Lüksemburg´da yapılan Hükümetlerarası Konferans ile resmen AB´ye katılım müzakerelerine başlayan Türkiye’nin müktesebat uyum çalışmaları halen devam ediyor.

Türkiye’nin AB Üyeliği Yolunda Tarihsel Süreci

1959

AET’ye ortaklık başvurusu yapıldı.

1963

Ankara Anlaşması imzalandı.

1970

Katma Protokol ve II. Mali Protokol imzalandı.

1987

AET’ye tam üyelik başvurusu yapıldı.

1996

Türkiye-AB arasında Gümrük Birliği yürürlüğe girdi.

1998

Avrupa Komisyonu Türkiye hakkındaki ilk ilerleme raporunu yayınladı.

1999

Avrupa Konseyi Türkiye’nin adaylık statüsünü tanıdı.

2000

Türkiye’de Avrupa Birliği Genel Sekreterliği kuruldu.

2001

Avrupa Konseyi “AB - Türkiye Katılım Ortaklığı Belgesi”ni kabul etti.

2004

AB Konseyi, Türkiye ile üyelik görüşmelerini başlatma kararını aldı.

2005

Katılım müzakereleri başladı. Müzakere Çerçeve Belgesi kabul edildi.

2011

Avrupa Birliği Bakanlığı kuruldu.

2013

Vize Serbestîsi Diyalogu başladı.

2014

62. Hükümet tarafından Yeni AB Stratejisi açıklandı.


 Avrupa Birliği’nin tarihçesi
Avrupa Birliği’nin temeli ilk olarak 1950’lerde, Avrupa Toplulukları´nın kurulmasıyla atıldı. II. Dünya Savaşından kısa süre sonra büyük sıkıntılar içindeki Avrupa’yı yeniden inşa edecek bir çözüm arayışına giren Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Lüksemburg ve İtalya bir araya gelerek 1951’de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu, 1959 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kurdu. 1973´te Danimarka, İrlanda ve İngiltere; 1981´de Yunanistan ve 1986´da İspanya ve Portekiz Birliğe katıldı. 1990´da iki Almanya´nın birleşmesi, Aralık 1991´de de Sovyetler Birliği´nin çözülmesi Avrupa´nın siyasi yapısını baştan aşağı değiştirdi. Üye Devletler bağlarını güçlendirme kararlılığıyla, temel özellikleri 9-10 Aralık 1991´de Maastricht´te toplanan AB Zirvesi´nde kararlaştırılan yeni bir Antlaşmanın müzakerelerine başladı. Maastricht Antlaşması, diğer adıyla Avrupa Birliği Antlaşması, 1 Kasım 1993’te yürürlüğe girdi. Bu antlaşma ile 1999´a kadar parasal birliğin tamamlanmasına, Avrupa vatandaşlığının oluşturulmasına ve ortak dış ve güvenlik ile adalet ve içişlerinde işbirliği politikalarının meydana getirilmesine karar verildi. 1995 yılında, Avusturya, Finlandiya İsveç´in katılımıyla, Avrupa Birliği´nin üye sayısı 15´e yükseldi. Avrupa ortak para birimi olan Euro, 1 Ocak 2002’de resmen tedavüle girerek, 12 ülkede kullanılmaya başlandı.

2004’te, AB´nin tarihindeki en büyük genişleme dalgası gerçekleşti ve 10 yeni ülke (Çek Cumhuriyeti, Estonya, GKRY, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Slovakya ve Slovenya) Birliğe katıldı. 2007 yılında, Bulgaristan ve Romanya´nın katılımıyla AB´nin üye sayısı 27´ye yükseldi. 2013 yılında Hırvatistan´ın katılımıyla Birliğe Üye Devletlerin sayısı 28´e ulaştı. Hali hazırda AB, Türkiye ve İzlanda ile katılım müzakerelerini sürdürüyor. Ayrıca AB, Makedonya, Karadağ ve Sırbistan´a adaylık statüsü tanımış olup, iki ülke ile katılım müzakerelerini henüz başlatmadı.

Not: 20 Soruda AB kitapçığı ve AB Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu diğer yayınlara http://ab.gov.tr/index.php?p=43447 adresinden ulaşılabilir.