EN

Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesi Ankara’da yapıldı


‘Asyanın Kalbinde Sürdürülebilir Barış’ temasıyla gerçekleştirilen Türkiye-Afganistan-Pakistan Zirve Sürecinin 8’inci toplantısı Ankara’da yapıldı. Zirve Süreci sayesinde ülkeler ve kurumları arasında karşılıklı güven, diyalog ve anlayış birliği oluşturulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Zirve sürecinin şimdiye kadarki en büyük kazanımı budur” dedi.

Devamını Göster »
8’inci toplantısı gerçekleştirilen zirve sürecinin, ilk toplantının gerçekleştirildiği 2007 yılından bu yana daha kapsamlı ve ileri bir seviyeye eriştiğini belirten Gül, “En başından itibaren işbirliğimize ivme kazandırmayı, kurumlarımız arasında ortak çalışma kültürünün pekiştirilmesini hedefledik. Bu doğrultuda heyet başkanları kadar Dışişleri ve İçişleri Bakanlarımızın yanı sıra ekonomi, istihbarat ve güvenlik makamlarımızı da sürece dâhil ettik. Bu mekanizma sayesinde ülkelerimiz ve kurumlarımız arasında karşılıklı güven, diyalog ve ortak ilgi alanlarımıza giren konularda büyük ölçüde anlayış birliği oluşturmakta muvaffak olduk. Zirve sürecinin şimdiye kadarki en büyük kazanımı herhalde budur” diye konuştu.

“Bugüne kadarki kazanımlarımızı muhafaza ederek, bunlara yenilerini ilave etmek bakımından kritik bir dönemden geçiyoruz” diyen Gül, Pakistan´ın geçen yıl çok önemli bir demokrasi sınavından başarıyla çıktığını belirterek, aynı başarının ekonomik kalkınma ve terörle mücadelede de gösterileceğine olan inancını dile getirdi.

‘Asyanın kalbinde sürdürülebilir barış’
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı Afganistan açısından 2014´ün çok önemli bir yıl olacağını kaydeden Gül, yılsonu itibarıyla ISAF operasyonunun sona ereceğini ve uluslararası askeri gücün geri intikal sürecinin tamamlanacağını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Gül, “Afganistan´ın bu süreçte karşı karşıya bulunduğu sıkıntılar, ´Asya´nın kalbi´ olarak anılan bu geniş coğrafyayı ve hatta ötesini etkileyecek boyuttadır. Afganistan´ın selameti temin edilmeden bu geniş coğrafyada kalıcı barış tesis edilemez. İşte tam da bu sebeple, üçlü zirve sekizinci toplantısının temasını ´Asya´nın Kalbinde Sürdürülebilir Barış´ olarak belirledik. Afganistan ve Pakistan, bu zorlu dönemde, kardeşleri Türkiye´yi, bugün burada olduğu gibi, tüm samimiyetiyle yanlarında görmeye devam edeceklerdir” diye konuştu.

Zirve sonucunda kabul edilen ortak bildiride, Afganistan ile Pakistan arasındaki ikili ilişkilerde sağlanan olumlu ivme memnuniyetle karşılandı. Terörün tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele konusundaki ortak kararlılığın yinelendiği bildiride, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da ilerletilmesi konusunda tüm çabaların ve sosyo-ekonomik kalkınma amaçlı ortak projelerinin teşvik edileceği belirtildi.

Türkiye, yakın havzasında bölgesel barış ve refah kuşağı oluşturma hedefiyle, 2007’den beri devam eden Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü İşbirliği Sürecinin yanı sıra çok sayıda bölgesel diyalog mekanizmalarının kurulmasına öncülük ediyor.

Türkiye’nin son yıllarda bölgesel istikrara katkı yapma hedefiyle başlattığı girişimler:
• Artan savaş riskine karşı Ocak 2003’te Türkiye’nin hayata geçirdiği ve bölgesel istikrar için ortak iradenin ortaya konulduğu Irak’a Komşu Ülkeler Süreci (2003-2008)
• Bosna-Hersek’te barış, istikrar ve refahın pekiştirilmesi ve Balkanlardaki istikrar ortamına katkıda bulunmak için başlatılan Türkiye-Bosna-Hersek-Sırbistan Üçlü İşbirliği Süreci (2009’dan beri)
• Balkanlarda iyi komşuluk ve bölgesel işbirliğine katkı amacıyla başlatılan Türkiye-Bosna-Hersek-Hırvatistan Üçlü İşbirliği Süreci (2010’dan beri)
• Afganistan’daki barış ve istikrara katkı sağlamak üzere 14 bölge ülkesi ve süreci dışarıdan destekleyen ülkelerin katılımıyla oluşturulan İstanbul Süreci (2011’den beri)
• Bölgesel konuların ele alınmasında işbirliğini geliştirmek üzere kurulan Türkiye-İran-Azerbaycan Üçlü Süreci (2011’den beri)
• Güney Kafkasya’da kapsamlı bir işbirliği tesisini amaçlayan Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan Üçlü Süreci (2012’den beri)
• İsveç ve Brezilya’yla birlikte başlatılan Barış İnşasında Üçlü Dayanışma Süreci (2013’ten beri)

Öte yandan, Türkiye uluslararası düzeydeki çok sayıda arabuluculuk faaliyeti yürütürken ihtilafların barışçıl yollardan çözümünde kolaylaştırıcı rol üstleniyor.

Türkiye’nin arabuluculuk girişimleri ise şöyle:
• Irak’ta demokratik sürece katkı için farklı etnik ve mezhepsel gruplarla yürütülen arabuluculuk/kolaylaştırıcılık faaliyetleri (2005 ve 2010)
• İsrail ve Suriye arasındaki dolaylı görüşmelerde üstlenilen kolaylaştırıcılık rolü (2008)
• Lübnan’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında yaşanan tıkanıklığın aşılmasında Türkiye’nin rolü (2008)
• Filipinler Hükümeti ile Moro Islamic Liberation Front (MILF) arasında sürdürülen görüşmelere İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde kurulan “Güney Filipinler Barış Komitesi”nin aktif bir üyesi olarak verilen destek (2009’dan beri)
• İran’ın nükleer programıyla ilgili kaygıların giderilmesi için Brezilya’yla birlikte başlatılan ve Tahran Deklerasyonu’nun imzalanmasını sağlayan girişim (2010)
• Kırgızistan’da yaşanan etnik içerikli çatışmalar sonrasında toplumlar arası ihtilafın giderilmesinde oynanılan uzlaştırıcı rol (2010)
• Filistin’de Hamas ve El Fetih arasındaki iç uzlaşı sürecine verilen destek (2011’den beri)
• Sudan ile bağımsızlığına yeni kavuşan Güney Sudan arasındaki anlaşmazlıkların aşılması için ekonomik işbirliği perspektifiyle ortaya koyulan üçlü işbirliği vizyonu (2011)
• Afrika Boynuzunda kritik öneme sahip stratejik bir konumda bulunan ancak uzun süredir izolasyona maruz kalan Eritre’nin yeniden bölgesel ve uluslararası sisteme dâhil edilmesi yönündeki çabalara verilen destek (2011)
• Somali ve Somaliland arasındaki anlaşmazlık noktalarının aşılması için Devlet Başkanı düzeyinde başlatılan üçlü süreç (2013)