EN

Nikkei Shimbun Gazetesinde Yayınlanan Haberin Tam Metni


Japonya’nın Nükleer Santral Projesini Kazandığı Açıklandı
Türkiye Başbakanı : Bir sonraki proje de “Japonya ile çalışmaya açığız ”


Ankara – Ryosuke Hanafusa

Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan, 30 Mayıs günü Başkent Ankara’da Nikkei’e verdiği mülakatta Karadeniz kıyısında yer alan Sinop şehrinde yapımı planlanan nükleer enerji santrali ile ilgili olarak “Japonya ile yapacağız,” açıklamasıyla resmen konuyu açıklamış oldu. Başbakan 3 Mayıs tarihinde Türkiye’yi ziyaret edecek olan Başbakan Şinzo Abe ile bir araya gelecek ve nükleer santralin inşaası için hükümetler arası anlaşma ile nükleer enerji işbirliği anlaşmaları imzalanacak. Başbakan mülakatta Mitsubishi Heavy Industries ve Fransız Areva’nın depreme dayanıklılık, teknolojik seviye gibi alanlardaki özelliklerini olumlu yönde değerlendirdi. Başka bir yerde inşaa edilmesi planlanan bir diğer nükleer enerji santrali için de “ Japonya ile çalışmaya açığız” açıklamasında bulunarak bundan sonra gerekleşecek yeni müzakerelere katılım konusunda beklentisini dile getirdi. ( İlgili haber 6. Sayfada )

Başbakan Erdoğan, Japonya’nın nükleer santral teknolojisi ile ilgili olarak, “Japonya depremle ilgili tecrübe ve know how’a sahip,” değerlendirmesinde bulundu. Fukushima 1 no’lu nükleer santralde meydana gelen kaza ile ilgili olarak da “Japonya buradan gerekli dersleri çıkarttı,” dedi. Ayrıca Başbakan Japonya’nın çevre dostu uygulamalarda ileride olduğuna da işaret etti. Mitsubishi Heavy Industries ile beraber projeye dahil olan Fransız Areva ile ilgili olarak da şirketin nükleer teknolojilerini övdü.

Türkiye 3 ayrı noktada nükleer santral kurmayı planlıyor, ve ilki Akdeniz kıyısındaki Mersin-Akkuyu’da Rusya tarafından yapılacak. İkincisi ise Sinop’ta Japonya tarafından inşaa edilecek. 3. Santralle ilgili olarak Başbakan, “İnşaatın yapılacağı yerin seçimi noktasında çalışmalar devam ediyor. Japonya ile çalışmaya açığız,” dedi. Türkiye 2023 yılında kadar mümkün olduğunca fazla nükleer reaktörü işletmeye almak için çalışmalarını hızlandırıyor ve Başbakan mülakatta 2030 yılında toplam enerji üretiminin en az yüzde 15’ini nükleer enerjiden elde etme stratejisini açıkladı.

Türkiye’de Mitsubishi Heavy Industries ve Fransız Areva’da oluşan konsorsiyum reaktörlerin satışını gerçekleştirecek. Projenin toplam bedelinin 2 trilyon yen boyutunda olması ve inşaa edilecek 4 reaktörden 4.5 milyon kilowat seviyesinde elektrik elde edilmesi bekleniyor.

6. Sayfa ( Dış Haberler Sayfası Baş Haber )
Türkiye Başbakanı : Altyapı Yatırımlarında Japonya ile İşbirliği 
Hızlı tren, havalimanı projelerinde “Japonya’dan Aktif Katılım Bekliyoruz”


Ankara – Ryosuke Hanafusa

Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan, 30 Nisan tarihinde Nikkei Gazetesine Cumhuriyetin kuruluşunun 100. Yılı olan 2023 yılına kadar, tamamlanması planlanan hızlı tren ağı, kanal, yeni havalimanı gibi dev projelerde Japon şirketlerinin aktif katılımına yönelik beklentisini dile getirdi. Erdoğan, 3 Mayıs’ta Başbakan Şinzo Abe ile biraraya gelerek altyapı projeleri ile ilgili görüşecek. Başbakan “Japonya ile yapabileceğimiz çok şeyler var. Ekonomi ve sanayi alanında işbirliğimizi daha da derinleştirmek istiyoruz” yorumunda bulundu. ( 1. Sayfaya Bakınız )

Türkiye 2023’e doğru dev projeleri ardı ardına başlatıyor. Bunlara birçok Japon şirketi de dahil oluyor. Taisei İnşaat, İstanbul’u Doğu-Batı aksında bölen Boğaz’ı birleştiren deniz altı batırma tüp geçidini Ekim ayında açacak. IHI, Türkiye’nin batısındaki İzmit Körfezine dünyanın en uzun 4. Asma köprüsünü inşaa etmekte ve 2016 gibi projeyi tamamlamayı planlıyor. Mitsubishi Elektrik ise uydu yayıncılığı amacıyla kullanılacak 2 uydu siparişi aldı ve 2013 – 2014 yıllarında bu uydular uzaya gönderilecek.

Başbakan Erdoğan bu gibi “Japon Şirketleriyle Yapılan İşbirliği” örneklerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bunun üzerine Boğaziçinde yapımına başlanan asma köprü, tüm ülkeye yayılacak hızlı tren ağı, kanal, havalimanı gibi projeleri örnek olarak verdi. Bu gibi projelere “Japon ve Türk şirketlerinin ortaklaşa katılmalarını isteriz, ” açıklamasını yaparak beklentisini dile getirdi.

Gerçekten de her yer “Mega Projeler” ile dolu. İstanbul’da 2017 yılında yeni bir havalimanının açılması planlanıyor ve ilk aşamada yılda 100 milyon yolcu kapasiteli bir tesis inşaa edilecek. Proje Bedelinin 7 milyar Euro üzerinde olması ve 6 pistin bulunması planlanıyor ve Başbakan proje için “Dünyanın en büyük havalimanlarından biri olacak, ” açıklamasını yaptı.

Bunun dışında İstanbul’un batısına Boğaziçine paralel bir şekilde yaklaşık 40-45 km’lik bir kanalın 2023 yılına kadar inşaa edilmesine yönelik bir düşünce de var. Toplam maliyetin 10 milyar doların üzerinde olması bekleniyor. Proje ile boğaziçinde oluşan tanker trafiğinin önüne geçilmesi ve kanalın etrafına yeni şehir imarı yapılması planlanıyor.

Öte yandan Başbakan röportajda, Türkiye ekonomisinin büyüme hızı ile ilgili olarak 2013 yılında yüzde 4, 2014 yılında yüzde 5’lik büyüme öngördü. Japonyadan doğrudan yatırımların artış trendine yönelik memnuniyetini dile getirirken, “ 2 ülkenin ekonomik ilişkileri potansiyelin çok altında, ” olduğuna işaret etti.

Türkiye gelecekte de uydu, nükleer santral gbi yüksek teknolojileri öğrenerek kendi uygulamak istiyor ve konu ile ilgili olarak bir Türk hükümet yetkilisi “ Sipariş verirken teknoloji transferi önemli konulardan birisini teşkil ediyor,” açıklamasında bulundu.

Teknoloji dışında da Japonya’nın finansman gücü de Türkiye için ilgi çekici. Büyük projelerde sadece Türk bankaları tek başına finansman sağlayamıyor. Avrupa Bankaları da borç krizi nedeniyle uzun vadeli kredi verirken son derece dikkatli davranıyor. Öte yandan Japon bankalarında borç krizinin etkileri son derece az ve hükümete bağlı finans kurumları son derece düşük faizlerle kredi verebiliyor.

Bu yöntemlerin birleşimiyle devlet ve özel birlikteliği içinde Japonya, Çin ve Güney Kore ile rekabet ediyor. Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir yaklaşık 10500 dolar ve 10 yılda üçe katlanarak orta sınıfın yükselmesi sağlandı. Ortalama yaş ise yaklaşık 30 ve çok genç nüfusa sahip olmasının da getirdiği potansiyel büyüme hızı yüzde 4-5 ve bu oldukça yüksek bir hız.

Başbakanla Röportajdan Satırbaşları

Nükleer Enerji Santrali: Japonya ile hükümetlerarası anlaşmayı imzalama aşamasına geldik. Karadeniz kıyısındaki Sinop’ta nükleer santrali Japonya ile yapacağız. Japonya depreme karşı tecrübe ve know how sahibi. Çevreye olan duyarlılık konusunda da ileride. Fransız Areva’nın da teknolojik gücü yüksek. 3. Santral için yer belirleme çalışmalarımız devam ediyor. Japonya ile çalışmaya açığız. Nükleer santral inşaasında planlamadan inşaatın tamamlanmasına kadar geçen süreyi 7 yıldan aza indirmemiz gerektiğini düşünüyorum. 2030 yılında toplam elektrik üretimimizin en az yüzde 15’îni nükleer enerjiden elde etmeyi planlıyoruz.

Altyapı Yatırımları: Türkiye ve Japonya asma köprü, tüp geçit, uydu gibi alanlarda işbirliği içinde. Ekonomi ve sanayi alanında işbirliğimizi daha da derinleştirmek istiyoruz. Japonya ile beraber yapabileceğimiz çok şey var. Boğaziçinde 3. Köprü inşaası başladı ve İstanbul’da yeni bir havalimanını ihale edeceğiz. 1. aşamada yılda 100 milyon yolcu kapasitesi ile dünyanın en büyük havalimanlarından birini inşaa edeceğiz. İstanbul’un batısına bir kanal inşaa etmek için de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Japonya, Türk şirketleri ile beraber havalimanı ve kanal projelerine katılsın isteriz. Hızlı tren ağı oluşturulmasına yönelik altyapı yatırım planımız da var.

Suriye: 16 Mayıs’ta ABD ziyaretim esnasnda Başkan Obama ile ikili görüşmemizde kimyasal silah konusunu da ele alacağız. Bunu Esad rejiminin kullandığı açık. Muhalefet karada üstün fakat rejim, kimyasal silah, savaş uçakları ve helikopterler kullanıyor. Rejimin muhalefetten tek önde olduğu alan hava üstünlüğü. Rejim artık son demlerinde. Fakat rejimin ne zaman yıkılacağını bilemeyiz. Bu aniden oluşacak bir durum olur. Uluslararası toplum geçiş sürecini mümkün mertebe hızlandırmak durumundadır.

Suriye’de Kimyasal Silah Kullanımı
Türkiye Başbakanı ABD Başkanı ile Görüşecek


Ankara – Ryosuke Hanafusa

Türkiye Başbakanı Erdoğan, 30 Nisan tarihinde Nikkei’e Suriye’nin kimyasal silah kullandığı şüpheleri üzerine “Esad Rejiminin kullandığı açıktır,” demecini verdi. Başbakan 16 Mayıs’ta ABD ziyareti çerçevesinde Başkan Obama ile görüşecek. “Komşumuzda yaşanan bu mezalime seyirci kalamazdık, ” diyen Erdoğan, “Uluslararası toplum geçiş sürecini mümkün mertebe hızlandırmak durumundadır, ” açıklamasında bulunurken Suriye muhalefetine askeri yardım konusunda isteksiz Obama yönetiminin aktif olarak konuya angaje olmasını isteyen bir düşünce içerisinde gibi görünüyor.

Başbakan iç savaş durumuyla ilgili olarak “Esad rejimi artık son demlerinde,” dedi. Fakat rejimin ne zaman yıkılacağı zaman konusunda “ Ne zaman olacağını bilemeyiz,” diyerek tahminde bulunmaktan kaçındı. Başbakan muhaliflerin karada üstünlüğü sağlamış olduğuna dair düşüncesini de dile getirdi. “Esad rejimin muhaliflere göre askeri açıdan üstün olduğu tek alan hava gücü. Kimyasal silahlar, savaş uçakları ve helikopterlerle saldırıyor,” yorumunda bulundu.

Esad rejiminin dostu olan Rusya’nın veto yetkisini kullanmasıyla efektif bir önlem alamayan BM güvenlik konseyi ile ilgili olarak da “Konsey mevcut engelleri aşarak harekete geçmelidir,” açıklamasıyla adım atılmasını talep etti.

Resim altı özgeçmiş : Recep Tayyip Erdoğan
İstanbul’un dar gelirli semtlerinin birinde büyüdü. Din görevlisi yetiştiren bir liseyi bitirdikten sonra Marmara Üniversitesinden mezun oldu. İslami yönü kuvvetli siyasi partilerde siyaset faaliyetlerini uzun dönem sürdürdükten sonra 1994 yılında İstanbul Belediye Başkanı oldu. Görevi esnasında İslami öven bir şiir okuduğu için hapis cezası aldı. 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisini kurdu. 2003 yılı şeçimlerinde milletvekili olarak meclise girdi, Başbakan oldu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kesintisiz en uzun süre Başbakanlık koltuğunda oturan ikinci kişi. 59 Yaşında.