EN

İstanbul Küresel Forumu ‘Mısır’ Özel Gündemiyle İstanbul’da Toplandı


Bölgesel ve küresel meseleleri tartışmak üzere dünyanın her bölgesinden siyasi liderler, iş dünyası yöneticileri, akademisyenler, entelektüeller, STK liderleri, yöneticileri ve medya temsilcilerini bir araya getiren İstanbul Küresel Forumu (IWF), “Mısır” özel gündemiyle 5-6 Ekim 2013 tarihleri arasında İstanbul’da toplandı. Etkinlik kapsamında Koordinatörümüz Cemalettin Haşimi de yuvarlak masa toplantısında katılımcılarla bir araya geldi.


Devamını Göster »
Bu yıl ikincisi düzenlenen IWF, bir önceki yıldan farklı olarak ana forumdan önce odak toplantılarla dünya ve Türkiye siyasetinin karşılaştığı ana meseleleri yıl içerisinde tartışmayı hedefliyor. Bu kapsamda düzenlenecek bir dizi ‘Odak Toplantı / Focus Meeting’lerin ilki, 5-6 Ekim 2013 tarihlerinde SETA İstanbul’da düzenlendi.

Mısır’da gerçekleşen darbeyi gerek ülke içi dinamikler gerek ise bölgesel ve küresel bağlamıyla ele alacak toplantılardan “Küresel Düzen/sizlik ve Mısır Darbesi” ve “Mısır Darbesi ve Bölgesel Sonuçları” başlıklı ilk ikisi, 5 Ekim’de kamuoyuna açık paneller olarak gerçekleştirildi.

“Batı, Arap dünyasındaki demokrasiye hazır mı?”

Panelin "Devrimden Darbeye: Arap Baharı´nın 360° Dönüşümü" başlıklı oturumda konuşan Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Kalın, Mısır’daki darbeye ilişkin yorumlarını katılımcılarla paylaştı. "Darbe bağlamında Mısır´a bakıldığı zaman siyasetin anlamını ve işlevini yitirdiğini" belirten Kalın, "Eğer bir hükümet bir yılda başarısız olduğunda veya yeteri kadar ekonomik başarı ortaya koyamadığında devreye ordu girecekse, darbe yapacaksa siyasetin hiçbir anlamı yok demektir. Mısır´daki darbe siyaseti nihilize eden, sıfırlaştıran bir yaklaşımdır. Türkiye´de biz, bunu çok yaşadık. Aynı şeylerin Mısır´da ve diğer ülkelerde yaşanmaması bölgenin geleceği açısından büyük önem arz ediyor" dedi.

"Asıl sorulması gereken soru, Batı, Arap dünyasında demokrasiye hazır mıdır?" diyen Kalın, "Mısır örneğinde hazır olmadıklarını gördük. Benzer olayı daha önce 90´lı yılların başında Cezayir´de de gördük ve bunun faturasının kadar ağır olduğunu hepimiz biliyoruz" ifadesini kullandı.

"Amerikalıların çoğu İslam´ı bilmiyor"

Georgetown Üniversitesi öğretim üyesi John Esposito ise "Amerikalıların yüzde 50´den fazlası İslam´ın ne olduğunu bilmiyor veya tehlikeli bir din olarak algılıyor. Radikal İslamcı grupların oluşturduğu imaj, Müslümanların hepsine mal ediliyor" dedi.

ABD´deki 11 Eylül saldırılarından sonra ortaya çıkan, "mantıksız İslam karşıtlığı tavırlar ve korkular olarak adlandırılan İslamofobi´yi" canlı tutan en önemli nedenin "Batı´nın siyasi gündemi belirlemesi" olduğunu öne süren Esposito, "Buna katkı sağlayan bir diğer etken ise sosyal medyadır. İnternet sitelerine girdiğinizde İslamofobik ögelerle karşılaşıyorsunuz" diye konuştu.

Eski El Cezire TV Genel Yayın Yönetmeni Vaddah Kanfar da Arap Baharı ile bölgenin büyük değişim geçirdiğine dikkati çekerek, "100 yıl boyunca otoriter yönetimler altında kalmış bir bölgeden bahsediyoruz. Bugüne kadar demokrasi kavramını Batı´dan öğrendik. Uzun zamandır Batılı insanlar bu bölgenin demokratikleşmesi gerektiğini söylüyor ancak bunun gereklerini yerine getirecek şeyler yapmıyor. Bu, gerçekten ikiyüzlülük” dedi.

6 Ekim Pazar günü ise “Darbe Sonrasında Mısır’da Yönetim: İdeoloji, Siyaset ve Güvenlik” ve “Geçiş Sürecinde Ortadoğu: Yol Haritası ve Zorluklar” alt başlıklarıyla kamuoyuna kapalı iki yuvarlak masa toplantısı yapıldı.