EN

Filistinli Gençler Türkiye’deydi


Gazze’den, Batı Şeria’dan ve çeşitli Avrupa ülkelerinden 35 Filistinli genç; düzenli faaliyetlerimizden Gençlik Programları kapsamında Türkiye´ye geldi. Gençler Türkiye ziyaretleri boyunca, ünlü Filistinli gazeteci-yazar Wadah Khanfar’la bir araya geldi; Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı tarafından ayrı ayrı kabul edildi.

Devamını Göster »
17-22 Mart tarihlerinde İstanbul ve Ankara´da birçok programa katılan Filistinli gençler; çeşitli kurumları ziyaret etti ve birçok uzman, akademisyen, bürokrat ve siyasetçiyle görüştü.

Filistinli gençlerin Türkiye izlenimlerinden oluşan fotoğraf albümü için: https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151418022679401.1073741826.52242794400&type=1

Filistinli gençlerin İstanbul programı, 18 Mart Pazartesi günü Koordinatörümüz Cemalettin Haşimi´nin “Türk Dış Politikası ve Kamu Diplomasisi” başlıklı konuşmasıyla başladı. Konuşmasına Filistin meselesinin bölgesel ve küresel ölçekte önemine değinerek başlayan Haşimi; "Filistin meselesi, son yüzyılda bölgede halkının taleplerini, özgürlük ve adalet arayışını simgeliyor. Türk dış politikasında son on yıllık dönüşüme temel teşkil eden hassasiyet ve kaygıları, Filistin meselesinde de görüyoruz. Türk dış politikası son on yılda ortaya koyduğu performansla, küresel siyasette adalet ve hak arayışını temsil ediyor" dedi.

Haşimi konuşmasına, son on yılda siyaset, kültür ve ekonomi alanında yaşanan dönüşümle ortaya çıkan "Yeni Türkiye" olgusunun dinamiklerini açıklayarak devam etti. Yeni Türkiye´nin, önceki dönemin reddi üzerine değil; geçmişin birikimi ve tecrübesi üzerine inşa edildiğini ifade eden Haşimi, bu dönüşümün doğrudan dış politikaya yansıdığının altını çizdi. İç politika ile dış politika arasındaki keskin ayrımın ortadan kalktığını ve bu ilişkinin normalleştiğini belirten Haşimi; sözlerini şöyle sürdürdü: "Son on yıllık dönüşümün ana dinamosu demokratikleşmedir. Türkiye kendi tarihi, coğrafyası ve kültürüyle barışarak buradan bir sinerji üretiyor. Ancak Türk dış politikasındaki açılımlar, İslam ülkeleriyle sınırlı değil. Türkiye geçmişi ve coğrafyasıyla barışırken; Rusya, Yunanistan ve hatta Ermenistan ile ilişkilerini farklı seviyelere taşımak adına çaba sarfediyor. Türkiye aynı anda birden fazla kültür ve coğrafyayla temas kurabilen bir ülke. Biz buna ´çoğulculuk´ diyoruz." 

Konuşmasında Arap Uyanışını da değinen Haşimi, peşpeşe gelen devrimlerin Osmanlı´nın bölgeden çekilmesinden beri devam eden özgürlük çabalarının devamı olduğunu ifade etti. Haşimi, "2006 yılında Gazze´de yapılan seçimler ve sonrasında seçimden galip çıkan Hamas´ın lideri Halid Meşal´in Türkiye ziyareti; bizce Arap devrimlerinin ilk halkasıdır" diye konuştu.

Filistin heyeti açılış konuşmasının ardından, 236 metre ile Avrupa’nın en yüksek binası olan Sapphire binasını ziyaret etti. Sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Tanıtım ve Bilgilendirme Merkezine geçen heyet, burada İBB Dış ilişkiler Müdürü Selamettin Ermiş´ten Türkiye’deki belediyecilik tecrübesine ve İBB´nin hizmetlerine dair bilgi aldı.

Günün son programında Pana Film stüdyosunu ziyaret eden Filistinli gençler, Arap dünyasında sevilerek izlenen Kurtlar Vadisi dizisinin yapımcıları ve oyuncularıyla bir araya geldi. 

Filistinli gençler programın ikinci gününe, Sultanahmet Camii, Ayasofya Müzesi, Yerebatan Sarnıcı ve Topkapı Sarayını ziyaret ederek başladı. Heyet kültürel gezinin ardından Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Talip Küçükcan’ın “Türkiye’nin Ortadoğu Vizyonu” konulu sunumunu dinledi.

Küçükcan, “Türkiye olarak Filistin’e ne kadar yakın ilgi duyduğumuzu biliyorsunuz. Filistin meselesi kadar Türk halkını birleştiren bir konu hatırlamıyorum. Bizim için siz, ülkeniz, topraklarınız ve davanız çok önemli. Siz Filistinli kardeşlerimizi üniversitemizde görmek isteriz” diye konuştu. İstanbul’un çok farklı medeniyet, kültür, din ve halklara ev sahipliği yapmış bir şehir olduğunu hatırlatan Küçükcan, Ortadoğu ülkesi olan Filistin’in de çok sayıda etnik grup, din ve milletin bir arada yaşadığı coğrafya olduğuna dikkati çekti.

20 Mart Çarşamba günü TRT Arapça Haber Merkezini ziyaret eden gençler, Bahçeşehir Üniversitesinde Filistinli gazeteci-yazar Wadah Khanfar’ın “Küresel Siyasette Filistinli Olmak” konulu konferansına katıldı. Uzun süre Katar merkezli Al-Jazeera televizyonunda genel müdür olarak görev yapan Khanfar İstanbul’a, Filistinli gençlerle buluşmak üzere geldi. 

Konuşmasına Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğüne ve Bahçeşehir Üniversitesine teşekkür ederek başlayan Wadah Khanfar, projenin farklı ülkelerden pek çok Filistinli’yi bir araya getirmesi sebebiyle çok önemli olduğuna işaret etti. Khanfar, Gazze ve Batı Şeria’nın yanı sıra, 8 farklı ülkeden gelen Filistinli gençlerin İstanbul’da buluşmasının anlamlı olduğuna dikkat çekti. İstanbul’a kardeşlik ve dostluktan öte bir bağ beslediğini belirten Khanfar, “İstanbul hala bizim başkentimiz ve bizler bu başkente tabiyiz. Tarihten günümüze dek İstanbul, Filistinlileri ağırlamıştır; özellikle Sultan II. Abdülhamit’in Filistinlilere sağladığı destek unutulamaz.”

Türkiye’nin 18 Mart günü Çanakkale zaferini kutladığını hatırlatan Khanfar, “Çanakkale’de bizim de atalarımız yatıyor. Çanakkale sırtlarında bizim de binlerce şehidimiz yatıyor. Siyasetin ayrıştırıcı söylemlerine karşı birlik ve beraberlik bağlarının göstergesi, Çanakkale Ruhu’nun yaşatılması gerektiğine inanıyorum. Filistin´de ve Suriye´de mutlaka Çanakkale ruhunu ve mücadelesini yansıtan anıtların bulunması gerekiyor.” Khanfar, özellikle gençlerin bu konuya hassasiyetle yaklaşması gerektiğini kaydetti. 


TRT Arapça´da canlı olarak yayınlanan panelde Khanfar, "Farklı parti ve politik oluşumlardan soyutlayarak vatana olan bağlılığımızı önceliklendirmeliyiz. 1. Dünya Savaşı sonunda çizilen yapay sınırlar bugün Ortadoğu´da yaşanan sorunların da temelinde yatan etkendir. Sykes-Picot antlaşmasının yarattığı ayrılıkları, ortak ekonomik ve siyasi projelerle bertaraf edebiliriz.” şeklinde konuştu.

Ulus devlet kavramını sorgulayarak sözlerine devam eden Khanfar, Arap Baharı ile yeni bir Ortadoğu yaratma şansının yakalandığını, Batı’nın ayrıştırıcı böl-parçala-yönet anlayışının aksine siyasi ve iktisadi bir ortaklıktan en çok Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin yararlanacağını belirtti. Mezhebi, etnik ve kaynaklar üzerine savaşların ne Filistin’in ne de bölge genelinin çıkarına olacağını hatırlatan Khanfar, sınırları aşan bir beraberlik ve birlik içinde olunması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak sözlerini noktaladı.

Aynı gece Ankara’ya geçen Filistinli gençler, 21 Mart Perşembe günü ilk olarak Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı tarafından kabul edildi. Avcı, Filistinli gençlere Türkiye´nin eğitim vizyonuna dair bilgi verdi ve Bakanlık´ın çalışmalarını anlattı. Filistin´e uygulanan ambargo, abluka ve doğrudan dolaylı baskıların en fazla Filistinli çocukları, gençleri, eğitim kurumları ve öğretmenleri etkilediğini belirten Avcı, "Zaten kalabalık olan sınıflar Filistin´e uygulanan ambargolar nedeniyle yapılan daha da kalabalıklaşmış ve okulların finansa edilmesi daha da zorlaşmıştır. Okullarda çok ciddi öğretmen açığı bulunuyor. Her ne kadar öğrenim çağın gelmiş çocukların okullara kayıt olma oranı yüzde 96´lara ulaşsa da devam konusunda eğitimin güvenlikli ortamda yapılması konusunda çok ciddi sorunlar vardır. Filistinliler geleceğe yatırım açısından eğitime çok önem veren bir toplumdur. Uzun bir zamandan beri çok zor şartlarda yaşamalarına rağmen Filistinli kardeşlerimiz Orta Doğudaki en eğitimli grubu temsil etmektedir." dedi.

Filistinli öğrencileri üniversite eğitimi için Türkiye´ye davet eden Bakan Avcı, daha sonra öğrencilerin sorularını yanıtladı. söylediklerinizi anlıyordum. Muhabbet olunca anlaşmak kolay oluyor´´ ifadelerini kullandı.

Filistinli öğrencinin ´´Türkiye´den mesleki eğitimle ilgili yardım istemesi´´ üzerine Avcı, Gazze´de mesleki eğitim konusunda neler yapılabileceklerine ilişkin bir çalışmaları bulunduğunu, Milli Eğitim ve TOBB´dakilerle projenin durumunu ve bunun daha ileriye götürülmesi için yapılması gerekenleri görüşeceğini söyledi.

Avcı´nın kabulü sonrasında heyet, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığını (TİKA) ziyaret etti. TİKA Başkan Yardımcısı Süreyya Polat, gençlerle bir araya gelerek, ´´Dünyanın herhangi bir yerinde size yapılan yanlışlık bize yapılmış gibidir ve biz onu düzeltmek için elimizden geleni yaparız´´ dedi. Türk milletinin kalbinin Filistinlilerle olduğunu belirten Polat, bir Filistinlinin şehit edilmesi bir yana en ufak çizik alması halinde bile Türk halkının derinden üzüldüğünü, ıstırap duyduğunu ifade etti.

Filistin için ellerinden geleni yardım değil görev bilinciyle yaptıklarını dile getiren Polat, ´´Maddi sorunlar aşılır, aslolan duadır. Milletimiz size dua ediyor ve sizden de dua bekliyor çünkü duanın gücü yüksektir´´ diye konuştu. TİKA´nın faaliyetlerinin de anlatıldığı toplantıda Polat, gençlerin sorularını yanıtladı.

Filistinli gençler, yoğun programlarına Diyanet İşleri Başkanlığında devam eden ve Başkan Prof. Dr. Mehmet Görmez’in “Türkiye’de Din ve Siyaset” başlıklı konuşmasını dinledi. Filistin´deki siyasi otoriteler arasında barışın sağlanması gerektiğine belirten Görmez, bir gün Kudüs´te namaz kılmak istediğini söyledi. Din ile siyaset ilişkisinin İslam tarihi boyunca en çok tartışılan konulardan biri olduğuna dikkati çeken Görmez, ´´Din, siyasetin emrine girmemelidir. Din siyaset dışı olmaz ama siyaset üstü olur´´ diye konuştu.

Günün son programı ise Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfında (SETA) gerçekleştirildi. SETA Ortadoğu uzmanı Ufuk Ulutaş, gençlere “Arap Uyanışı ve Yeni Ortadoğu” başlıklı bir sunum yaptı.

22 Mart Cuma günü, Dışişleri Bakanlığı ziyaretiyle başladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru tarafından kabul edilen Filistinli gençler, sonrasında Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığını ziyaret etti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından kabul edilen heyetin yoğun programı, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Kalın’ın “Türk Dış Politikası Gündemi” başlıklı konuşmasıyla sona erdi.
 
TÜRKİYE FİLİSTİN İLİŞKİLERİNE AİT BAZI VERİLER

1- Türkiye Bursları kapsamında Türkiye’ye gelen öğrenciler (YTB)

 
-1993-2012 arasında Filistinli 645 öğrenci Türkiye Bursları´ndan faydalanmıştır. Bu öğrencilerden 139´u mezun olmuştur.
- Bu öğrencilerden 139’u mezun olmuş, 72 öğrencinin bursu kesilmiştir. Geriye kalan öğrenciler öğrenime devam etmektedir.
- Türkiye Bursları’ndan ilk olarak 93-94 öğretim yılında 7 Filistinli öğrenci faydalanmıştır. 2012-2013 öğretim yılı için 1489 aday Türkiye Bursları’na başvuru yapmış, 264 aday mülakata davet edilmiştir. Toplamda 122 öğrenci burslandırılmıştır.
- 2011-2012 Akademik Yılında ÖSYM´nin verilerine göre, 338 Filistin uyruklu uluslararası öğrenci (burslu ve kendi imkânlarıyla) ülkemizde öğrenim görmektedir.
- Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı ile Filistin Yüksek Öğretim Bakanlığı Arasında İmzalanan 1998 - 2000 Yıllarına Ait İşbirliği Anlaşması’nın 2. Maddesine göre, Türkiye’nin her yıl bir miktar Filistin adayına üniversite ve üniversite mezuniyeti sonrası bursu vermesi öngörülmektedir.
- Filistinli öğrenciler ağırlıklı olarak, Uluslararası İlişkiler, Tıp-Eczacılık-Sağlık Bilimleri, İşletme, İlahiyat, Elektrik Elektronik Mühendisliği ve İnşaat Mühendisliği bölümlerine yerleşmektedir.

2- Filistin’deki TİKA Faaliyetleri

-Batı Şeria’da TİKA tarafından 2010-2012 yılları arasında; sağlık, tarım, eğitim, emniyet vb. birçok alanda ilgili kurumlara ekipman desteği sağlamış, tarihi kültürel eserlerin ve eğitim, sağlık kurumlarının tadilat ve restorasyonunu gerçekleştirmiş, hastane, klinik, okul inşaatlarını tamamlamıştır. 2010-2012 yılları arasında Batı Şeria’da toplamda 53 proje hayata geçirilmiştir. Projelerden bazıları; Nablus’ta bulunan ve 1900 yılında Sultan 2. Abdülhamid tarafından hediye edilen saat kulesinin restorasyonu, Tubas şehrinde toplam 8300 metrekarelik alana 30 yataklı hastanenin inşası, El Halil Ader köyüne 35 adet zeytin hasat makinesinin temini, Ramallah’ta 14 derslikli El Bireh Türk Okulu’nun inşası, Cenin Türk Okulu’nun inşası ve ekipman temini, El Halil’de 2 katlı kilinik inşası ve ekipman temini.

- Gazze’de TİKA tarafından 2010-2012 yılları arasında; su ve elektrik şebekelerinin tadilatı, yeni su kuyularının açılması ve atık su şebekeleri kurulması işlemleri tamamlanmış, üniversitelerin kütüphane, laboratuvar vb. birimlerine teknik ekipman ve malzeme desteği sağlanmış, hastanelere ilaç ve ekipman temini sağlanmıştır. 2010-2012 yılları arasında Gazze’de 35 proje tamamlanmıştır. Projelerden bazıları; 150 yataklı Türk Filistin Dostluk Hastanesi inşası, 300 adet yüksek döl verimli küçükbaş hayvanın ihtiyaç sahibi ailelere hibe edilmesi, hastanelere 46 ton ilacın temini, Refah’ta yağmur suyu toplama ağının inşası, 11 hastane arasında koordinasyonu sağlayacak acil çağrı sisteminin kurulması.

- 2013 yılında TİKA tarafından Gazze ve Batı Şeria’da 38 proje daha uygulanması planlanmaktadır. Ayrıca 16 proje hala devam etmektedir. Yapılması planlanan projelerden bazıları; El Halil Erkek İlköğretim Okulu inşası, Mescidi Aksa Arşivleri elektronik arşivleme ve Osmanlıca eğitim programının kurulması, Hz. İbrahim Tekkesi yenileme ve genişletme, Nablus Kız İlköğretim Okulu inşası ve teşrifatının sağlanması.
 
BASIN YANSIMALARI

SABAH
19.03.2013
Kurtlar Vadisi Filistin
www.sabah.com.tr/kultur_sanat/muzik/2013/03/19/kurtlar-vadisi-filistin

SABAH
19.03.2013
35 Filistinli Gencin Kurtlar Vadisi Ziyareti
www.sabah.com.tr/multimedya/galeri/turkiye/35-filistinli-gencin-kurtlar-vadisi-ziyafreti

GAZETEA 24, TURK ARAB NEWS
19.03.2013
Filistinli Gençler İstanbul´da
www.gazetea24.com/sondakikahaber/filistinli-gencler-istanbulda_248329.html#
www.turkarabnews.com/tr/2013/03/19/filistinli-gencler-istanbul-da.html

EN SON HABER
20.03.2013
Kurtlar Vadisi´ne Filistin´den Konuk
www.ensonhaber.com/kurtlar-vadisine-filistinden-konuk-2013-03-20.html

KANAL 24
KAMU DİPLOMASİSİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ FİLİSTİNLİ GENÇLERİ MİSAFİR ETTİ
www.youtube.com/watch

ANADOLU AJANSI
19.03.2013
-Filistinli gençler İstanbul’da
-Gençlik Köprüsü Programı kapsamında İstanbul’a gelen Filistinli 33 genç, tarihi mekanları gezdi
-Gençlik Köprüsü Program Sorumlusu Keyvan:
-“Amacımız güzel dostluk ve arkadaşlıklar kurarak ülkemizin tanıtılmasına katkıda bulunmak”

Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ve Başbakanlık Dış İlişkiler Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği Gençlik Köprüsü (Youth Bridge) Programı kapsamında İstanbul’a gelen 33 Filistinli genç, İstanbul’un tarihi mekanlarını ziyaret etti.

Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ve Kültür Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra Türkiye’deki çeşitli üniversitelerden gençlerin de eşlik ettiği Filistinli heyetin Türk öğrencilerle kurduğu samimi diyalog dikkati çekti.

Sosyal medyayı iyi kullanan, şiir yazan, gazetecilik ve yazarlık yapan 25-35 yaş arası gençlerden oluşan heyette, akademik çalışma yapan entelektüel Filistinliler de var.

-“Bu sene ilk heyet Filistin’den geldi”-


AA muhabirine konuşan Gençlik Köprüsü Program Sorumlusu Cebrail Keyvan, ‘Gençlik Köprüsü Programı’ kapsamında Kamu Diplomasisi Koordinatörü Cemalettin Haşimi’nin önderliğinde geçen yıl Tunus, Libya ve Mısır´dan gelen heyetleri Türkiye´de ağırladıklarını belirterek şunları söyledi: “Bu sene ilk heyet Filistin´den geldi. İlerleyen aylarda Yemen, Nijer, Somali, İrlanda, Polonya gibi ülkelerden de heyetleri ağırlayacağız. Amacımız güzel dostluk ve arkadaşlıklar kurarak ülkemizin tanıtılmasına katkıda bulunmak”

Türkiye’nin özellikle son yıllardaki istikrarlı değişimini yakından takip eden, kültürel ve siyasi açıdan olayları değerlendiren Filistinli gençler, Türkiye’yi çok sevdiklerini, yabancılık çekmediklerini bilakis kendilerini evlerinde gibi hissettiklerini ifade ediyor.

İstanbul’daki Topkapı Sarayı gibi pek çok tarihi yeri de ziyaret eden gençlerden Filistinli Erij Berekat, ilk defa geldiği Türkiye hakkındaki düşüncelerinin olumlu yönde değiştiğini, Türk halkını Filistinlilere çok yakın bulduğunu söyledi.

Filistin’deki bir üniversitede İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenci olan, aynı zamanda Batı Şeria’daki bir lisede İngilizce öğretmenliği yapan Berakat, daha önce de sosyal medya aracılığıyla Türkiye’den çok sayıda arkadaş edindiğini fakat bu ziyaretle birlikte Türkiye’ye sevgisinin fazlasıyla arttığını ifade etti.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago kentinde doğan Erij Berekat’ın ABD veya başka bir ülkeye göç etmek gibi bir niyeti bulunmuyor. Berekat, “hayallerimi süslüyordu” dediği İstanbul’a ilk fırsatta yeniden gelmek istiyor.

-“Erdoğan’ın Davos ve BM’de Filistin konuşmalarını takdirle karşılıyoruz”-

Filistin’in Yafa bölgesinden Ömer As, Türkiye’nin, uluslararası platformlarda Filistin meselesini gündeme taşımasından memnuniyet duyduklarını, Filistinli gençlerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos ve BM’de Filistin’le ilgili konuşmalarını takdirle karşıladıklarını ifade etti.

Almanya’da çevre mühendisliğini bitiren ve ikinci kez İstanbul’a gelen As, “Gençlik Köprüsü Programı’nda çok iyi karşılandık. Bu faydalı etkinlik, iki ülke gençlerinin kaynaşması için büyük bir fırsat” dedi.

As, sağlık ve temizlik gibi bir çok yönden İstanbul´un örnek alınması gereken bir şehir olduğunu sözlerine ekledi.

Gazze’de mühendislik fakültesini bitiren Muhammed Münir Said ise İstanbul’da yeni bir kültürü tanıdığı, İslam kültürüne yüz yıllardır ev sahipliği yapan yerleri görmenin mutluluğunu yaşadığını, bunun inanılmaz bir tecrübe olduğunu dile getirdi.

Ailesiyle birlikte Kahire’de yaşayan Said, bu ziyaretin tanışmak ve bağlantı kurmak açısından sağladığı faydanın yanı sıra, iki ülke arasında bir köprü görevi gördüğünü savundu.

İstanbul’da başlayan Gençlik Köprüsü Programı, Ankara’daki çeşitli program, etkinlik, konferans, bürokratik kurumlara ziyaret ve siyasi temaslarla 22 Mart’a kadar devam edecek.

-Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Küçükcan:
-“Filistin meselesi kadar Türk halkını birleştiren bir konu hatırlamıyorum. Bizim için siz, ülkeniz, topraklarınız ve davanız çok önemli”

Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ve Başbakanlık Dış İlişkiler Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği Gençlik Köprüsü (Youth Bridge) Programı kapsamında İstanbul’a gelen Filistinli gençlerle konuşan Küçükcan, “Türkiye olarak Filistin’e ne kadar yakın ilgi duyduğumuzu biliyorsunuz. Filistin meselesi kadar Türk halkını birleştiren bir konu hatırlamıyorum. Bizim için siz, ülkeniz, topraklarınız ve davanız çok önemli. Siz Filistinli kardeşlerimizi üniversitemizde görmek isteriz” diye konuştu.

İstanbul’un çok farklı medeniyet, kültür, din ve halklara ev sahipliği yapmış bir şehir olduğunu hatırlatan Küçükcan, Ortadoğu ülkesi olan Filistin’in de çok sayıda etnik grup, din ve milletin bir arada yaşadığı coğrafya olduğuna dikkati çekti.

Türkiye’nin yakın tarihindeki siyasi gelişmeleri ve dış politikada kurduğu ilişkileri değerlendiren Küçükcan, Türkiye´nin Avrupa Birliği uyum yasalarıyla eğitim ve sağlık gibi pek çok alanda standartlarını yükselttiğini kaydetti.

-Bölgesel sorunlara bölgesel çözümler-

Ortadoğu’nun en büyük eksiklerinden birinin, liderlerin iletişim sorunu olduğunu söyleyen Küçükcan, “Ortadoğu ülkeleri liderleri bir araya gelerek problemlerin nasıl çözüleceği noktasında konuşmuyorlardı. Sorunlarını dışarıda çözmeye çalışıyordu. Son 10 yılda liderler düzeyindeki iletişim daha iyi seviyeye geldi. Bölgesel sorunlara, bölgesel çözümler bulunması gerekir. Başka ülkelerin dışarıdan gelerek Ortadoğu coğrafyasındaki sorunlara müdahale etmemelidir” diye konuştu.

Küçükcan, Ortadoğu’da önemli bir diğer parametrenin de ekonomik entegrasyon olduğunu, ekonomik olarak ilişkileri güçlü olan ülkelerin birbiriyle savaşmasının da zor olduğunu kaydetti.

Sosyal medyayı iyi kullanan, şiir yazan, gazetecilik ve yazarlık yapan 25-35 yaş arası gençlerden oluşan grupta, akademik çalışma yapan entelektüel Filistinliler de yer alıyor.

CİHAN HABER AJANSI
21.03.2013
Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü Misafiri Filistinli 35 Genç Türkiye’yi Gezdi
www.cihan.com.tr/news/Kamu-Diplomasisi-Koordinatorlugu-misafiri-Filistinli-35-genc-Turkiye-yi-gezdi-CHOTc4MjczLzE=
 
CİHAN HABER AJANSI
21.03.2013
Milli Eğitim Bakanı Avcı, Filistinli Gençleri Ağırladı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü´nün Gençlik Programları kapsamında Türkiye´de bulunan 35 Filistinli öğrenciyi kabul etti. Avcı, Filistinli gençlere Türkiye´nin eğitim vizyonuna dair bilgi verdi ve Bakanlık´ın çalışmalarını anlattı. Başöğretmen Salonu´nda gerçekleşen programa Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı M. Emin Zararsız, Millî Eğitim Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ziya Yediyıldız, Başbakanlık Dışilişkiler Dairesi Başkanı İlker Astarcı ve bakanlık çalışanları katıldı. Konuşmasına ´Selamun Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatühü´ diye başlayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "1994 yılında geçici olarak kurulduğunun resmen ilan edilmesinden bu yana Filistin Ulusal Yönetimi ekonomik kalkınma yolunda belirli bir mesafe kaydetmişse de işgal şartları nedeniyle içinde bulunduğu genel siyasi durum ve maruz kaldığı bölgesel kısıtlama, ambargo ve abluka nedeniyle ekonomik ilerlemenin Filistin´in gerçek potansiyelinin altında kalmasına ve sınırlı olmasına neden olmuştur." dedi.

AMBARGO, ABLUKA EĞİTİMİ ENGELLEDİ

Filistin´e uygulanan ambargo, abluka ve doğrudan dolaylı baskıların en fazla Filistinli çocukları, gençleri, eğitim kurumları ve öğretmenleri etkilediğini belirten Avcı, "Zaten kalabalık olan sınıflar Filistin´e uygulanan ambargolar nedeniyle yapılan daha da kalabalıklaşmış ve okulların finansa edilmesi daha da zorlaşmıştır. Okullarda çok ciddi öğretmen açığı bulunuyor. Her ne kadar öğrenim çağın gelmiş çocukların okullara kayıt olma oranı yüzde 96´lara ulaşsa da devam konusunda eğitimin güvenlikli ortamda yapılması konusunda çok ciddi sorunlar vardır. Filistinliler geleceğe yatırım açısından eğitime çok önem veren bir toplumdur. Uzun bir zamandan beri çok zor şartlarda yaşamalarına rağmen Filistinli kardeşlerimiz Orta Doğudaki en eğitimli grubu temsil etmektedir." Filistin makamlarında eğitim alanı ile ilgili hazırlanan bir rapora göre Filistin´deki eğitim kurumları ve öğrencilerin İsrail işgal güçlerinin birinci derecede hedefi olduğunun hatırlatıldığını anlatan Avcı, "Bu baskıların eğitim üzerinde süre giden olumsuz etkilerine dikkat çekiliyor. Bu noktada Aksa İntifadası´nın başladığı 29 Eylül 2000´den Ocak 2003 tarihine kadar geçen sürede bile 298 kız ve erkek öğrenci İsrail işgal güçlerinin saldırılarına hedef olarak hayatını kaybetti. 2 bin 780 öğrencide bu 3 yıllık sürede ciddi biçimde yaralandı. Pek çok okul İsrail askeri güçlerinin emri ile kapatılırken yüzlerce okulda eğitim geçici olarak durduruldu. El Halil´de 3 okul askeri kışlaya dönüştürülürken 25 okul askeri güçler tarafından işgal edilerek kutlama merkezi haline getirildi. Eğitimin sık sık kesintiye uğradığı Filistin´de bazen 1 haftalık sınavlar 2 aylık sürede ancak yapılabiliyor. Özellikte çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerde Filistinli çocukların eğitimi sık sık kesintiye uğruyor." şeklinde konuştu.

BAKAN AVCI MAVİ MARMARA OLAYINI ANLATIRKEN DUYGULANDI

Konuşmanın ardından Filistinli öğrenciler Bakan Avcı´ya sorular sordu. Bir öğrencinin "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile 10 yıl aşkın süredir birlikte çalışıyorsunuz? Unutamadığınız bir anınız var mı?" şeklindeki sorusu üzerine Nabi Avcı, Mavi Marmara olayını anlattı. O gün yaşadıklarını anlatırken duygulandığı gözlenen Bakan Avcı şunları söyledi; "Sizi görünce Gazze´ye gitmek üzere yola çıkan Mavi Marmara gemisine yapılan baskın sürecini hatırladım. Biz o baskının gerçekleştirildiği gün Başbakanımız ile birlikte Güney Amerika gezisi kapsamında Şili´deydik. Baskın haberi alınır alınmaz Başbakan bütün heyeti toplantıya çağırdı ve ´hemen Türkiye´ye dönüyoruz´ dedi. Ahmet Davutoğlu´nu hemen Birleşmiş Milletleri acilen toplantıya çağırması için New York´a gönderdi. 600´e yakın farklı milletlerden gönüllü Mavi Marmara baskınından sonra İsrail´de tutuluyordu. Başbakanımız ABD Başkanı Obama´yı aradı. Bu görüşmede 600 gönüllünün 24 saat içinde serbest bırakılmaması halinde Türkiye´nin kendisine yaraşanı yapacağını iletti. Telefon görüşmesinin ardından o gece sabaha karşı 5´te Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, 2 milletvekili ve benim olduğum 4 kişilik heyet 3 uçakla Tel Aviv´e gittik. 12 saat içinde gönüllü kardeşlerimiz hastanelerde bulunanlar dahil teslim alıp THY ve Türk Hava Kuvvetleri´nin ambulans uçakları ile 24 saat dolmadan Türkiye´ye getirilişimizi hatırladım."

ANADOLU AJANSI
21.03.2013
Filistinli Gençler TİKA´da


´´Türkiye-Filistin Gençlik Köprüsü´´ kapsamında 35 Filistinli genç, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı´nı (TİKA) ziyaret etti.

TİKA Başkan Yardımcısı Süreyya Polat, gençlerle bir araya gelerek, ´´Dünyanın herhangi bir yerinde size yapılan yanlışlık bize yapılmış gibidir ve biz onu düzeltmek için elimizden geleni yaparız´´ dedi.

Türk milletinin kalbinin Filistinlilerle olduğunu belirten Polat, bir Filistinlinin şehit edilmesi bir yana en ufak çizik alması halinde bile Türk halkının derinden üzüldüğünü, ıstırap duyduğunu ifade etti.

Filistin için ellerinden geleni yardım değil görev bilinciyle yaptıklarını dile getiren Polat, ´´Maddi sorunlar aşılır, aslolan duadır. Milletimiz size dua ediyor ve sizden de dua bekliyor çünkü duanın gücü yüksektir´´ diye konuştu.

TİKA´nın faaliyetlerinin de anlatıldığı toplantıda Polat, gençlerin sorularını yanıtladı.

Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü´nce üçüncüsü düzenlenen gençlik buluşmaları kapsamında Mısır, İngiltere, Katar, Malezya, Almanya, Suudi Arabistan, Yemen´den gelen öğrenci, STK temsilcileri ve çeşitli mesleklerden gençlerin 5 günlük Türkiye ziyareti, yarınki temaslarının ardından son bulacak.

ANADOLU AJANSI
21.03.2013
-Bakan Avcı, Filistinli Öğrencileri Kabul Etti
-Milli Eğitim Bakanı Avcı: ´´Sizler Filistin´in sadece toprak adı olmadığını en iyi bilenlerdensiniz. Filistin, aynı zamanda bir milletin onurlu, haysiyetli yaşam mücadelesinin adıdır. Bu mücadele en fazla eğitim ve kültür alanında yapılacaklarla zafere ulaşacaktır´´
-´´Eğitimin kalitesini artırmak, içeriğini geliştirmek için yapmamız gereken çok şey var´´

Avcı, Başbakanlık Kamu Diplomasi Koordinatörlüğünce yürütülen program kapsamında çeşitli kurumları ziyaret etmek üzere Türkiye´ye gelen 35 Filistinli öğrenciyi kabul etti.

Bakan Avcı, 1994´te geçici olarak kurulan Filistin Ulusal Yönetimi´nin kalkınma yolunda belirli mesafe kaydettiğini ancak içinde bulunduğu işgal, bölgesel kısıtlama, abluka ve ambargo nedeniyle ilerlemenin Filistin´in gerçek potansiyelinin altında ve sınırlı kaldığını söyledi.

Doğrudan ve dolaylı baskıların en çok Filistinli gençleri, çocukları, öğretmenleri etkilediğini vurgulayan Avcı, ´´Zaten kalabalık olan sınıflar, Filistin´e uygulanan ambargolarla yapılan yardımların azalması nedeniyle daha da kalabalıklaşmış ve okulların finanse edilmesi zorlaşmıştır´´ diye konuştu.

Filistinlilerin eğitime çok önem verdiğine işaret eden Avcı, Filistinli makamlarca hazırlanan raporlarda İsrail işgalinin olumsuz etkilerine dikkat çekildiğini bildirdi.

Avcı, raporlara göre, 29 Eylül 2000 ile Ocak 2003 arasındaki sürede 98 kız ve erkek öğrencinin işgal güçlerinin saldırılarıyla hayatını kaybettiğini, 2 bin 780 öğrencinin de yaralandığını ifade etti.

Filistin eğitim sisteminin, işgal ve ablukada uğradığı maddi hasarın milyonlarca doları bulduğunu anlatan Avcı, tüm bunlara rağmen Filistinlilerin eğitime verdiği önemin takdire değer olduğunu söyledi.

Bakan Avcı, ´´Sizler Filistin´in sadece toprak adı olmadığını en iyi bilenlerdensiniz. Filistin, aynı zamanda bir milletin onurlu, haysiyetli yaşam mücadelesinin adıdır. Bu mücadele en fazla eğitim ve kültür alanında yapılacaklarla zafere ulaşacaktır´´ dedi.
Türkiye´de geçen yıl köklü bir değişimle zorunlu eğitimin 8 yıldan 12 yıla çıkarıldığını hatırlatan Avcı, bugün pek çok Avrupa ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla öğrencinin eğitimine devam ettiğini aktardı.

Bakan Avcı´nın, Filistinli öğrencilere yönelik ´´Türkiye´ye gittik, Milli Eğitim Bakanı dura dura yavaş yavaş konuşuyordu, anlamadık, neden diye merak ettik´ derseniz, Milli Eğitim Bakanımız arkada simültane çeviri yapanlara yardımcı olmak için dura dura konuşuyor. Yoksa ben hızlı da konuşabilirim´´ sözleri gülüşmelere neden oldu.

Türkiye´de 12 yıllık zorunlu eğitime geçişin kolay bir hamle olmadığını dile getiren Avcı, Türk eğitim sisteminin, okulların altyapısının yeniden düzenlenmesi ve öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, eğitim çalışanlarının özverili çabalarıyla geçiş sürecinin sarsıntısız gerçekleştiğini kaydetti.

-Bakan Avcı, öğrencilerin sorularını yanıtladı-

Filistinli öğrencileri üniversite eğitimi için Türkiye´ye davet eden Bakan Avcı, daha sonra öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Bir öğrencinin ´´48 yıldır Filistinli gençlerin bilimselliği bırakıp silaha sarılarak mücadele ettiğini, ayrıca yardımlarından dolayı Türk halkını sevdiklerini´´ söylemesinin ardından Bakan Avcı, ´´Arkadaşlarımıza işaret verdim. O konuşmaya başladı, gayet güzel anlaşıyorduk. Yanımdaki arkadaşım Arapça dinlemekte olduğumu, Türkçe´ye çevrildiğini söyledi. Ben nece dinlediğimin de farkında olmadan söylediklerinizi anlıyordum. Muhabbet olunca anlaşmak kolay oluyor´´ ifadelerini kullandı.

Filistinli öğrencinin ´´Türkiye´den mesleki eğitimle ilgili yardım istemesi´´ üzerine Avcı, Gazze´de mesleki eğitim konusunda neler yapılabileceklerine ilişkin bir çalışmaları bulunduğunu, Milli Eğitim ve TOBB´dakilerle projenin durumunu ve bunun daha ileriye götürülmesi için yapılması gerekenleri görüşeceğini söyledi.

-´´Başbakan´ın verdiği mesajları bir kez daha hatırladım´´-

Bakan Avcı, ´´Son yıllarda Başbakan Erdoğan ile çalıştınız, aklınızda kalan önemli anekdotları paylaşır mısınız´´ şeklindeki sözler üzerine, şunları kaydetti:

´´10 yıl oldukça uzun bir süre, bunu günlerce anlatmamız gerekir. Ama Sayın Başbakan ile özellikle Ramallah´a yaptığımız geziyi, ziyaretiniz vesilesiyle bir kez daha hatırladım. Sayın Başbakanımızın orada Filistinli kardeşlerimize verdiği mesajları bir kez daha hatırladım. Ramallah´a geçmeden önce İsrailli yetkililere verdiği mesajları tekrar hatırladım. Zaman içinde bu mesajların, ikazlarımızın, özellikle İsrail´e yönelik uyarılarımızın tutulmamasının nelere mal olduğunun acı örneklerini nasıl yaşadığımızı hatırladım. Bir de Gazze´ye gitmek üzere yola çıkan Mavi Marmara gemisine yapılan baskın sürecini hatırladım.´´

Avcı, Mavi Marmara baskınının yapıldığı gün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Şili´de olduklarını, baskın haberini alınca Başbakan Erdoğan´ın heyeti toplantıya çağırarak ´´hemen Türkiye´ye dönmeleri gerektiğini´´ söylediğini bildirdi.

Farklı milletlerden 600´e yakın gönüllünün, Mavi Marmara baskınından sonra İsrail´de tutulduğunu belirten Avcı, ´´Başbakan´ın o gece Obama ile telefon görüşmesinde 600 gönüllünün 24 saat içinde serbest bırakılmaması halinde Türkiye´nin kendisine yakışanı yapacağını söylediğini hatırladım´´ diye konuştu.

Telefon görüşmesinin akabinde saat 05.00´te dört kişilik heyet halinde 3 uçakla Tel Aviv´e gittiklerini, 12 saat içinde gönüllüleri hastanede kalanlar da dahil olmak üzere teslim aldıklarını ifade eden Avcı, gönüllüleri Hava Kuvvetlerinin uçaklarıyla Türkiye´ye getirmelerini hatırladığını kaydetti.

-´´Son yıllarda Türkiye´nin tecrübe birikimi oldu´´-

Türk ve Filistin üniversitelerinin kardeş olmasına önem verdiklerini vurgulayan Avcı, Anadolu Üniversitesi ve daha önce çalıştığı İstanbul Bilgi Üniversitesi´nin yetkilileriyle bu konuyu görüşeceğini ifade etti.

Avcı, Filistin mülteci kamplarında öğrenci, çocuk ve gençlere doğrudan değil hükümetler aracılığıyla yardım edildiğini kaydetti. Bu konuda son yıllarda Türkiye´nin tecrübe birikiminin olduğunu anlatan Avcı, Türkiye Hükümeti´nin ülkeye sığınan yüz binlerce Suriyeli için ciddi kaynak ayırdığını, eğitimleri konusunda da iyi bir organizasyon gerçekleştirdiğini söyledi.

Suriye konusunda dünya kamuoyunda farkındalık olmadığına dikkati çeken Avcı, bu konuda Filistinli öğrencilerden destek istedi.
Türkiye´de kamplarda barınan Suriyelilerin eğitim durumlarıyla ilgili bilgi veren Avcı, kamplarda 26 bin 693 öğrencinin eğitim gördüğünü, 1174 Arap ve Türk öğretmen bulunduğunu, 27 bin 221 yetişkine de değişik meslek alanlarında kurs verildiğini anlattı.

-´´En büyük payı Filistinli kardeşlerimize ayırıyoruz´´-

Arap İslam Üniversitesi öğrencisi Şuheda Nisa Kaya´nın ´´İki ülke arasında Erasmus yöntemiyle öğrenci takası olabilir mi´´ sorusuna Bakan Avcı, Türkiye´nin, Erasmus benzeri yöntemler dışında hükümetten hükümete burs programını uyguladığını vurgulayarak, ´´Hemen hemen tüm Arap ülkeleriyle karşılıklı burs programlarımız var. Bunlar içinde de en büyük payı Filistinli kardeşlerimize ayırıyoruz´´ cevabını verdi.

Bakan Avcı, kendisine Türkçe soru soran Şuheda Nisa Kaya´dan, Sezai Karakoç´un ´´Ötesini Söyleyemeyeceğim´´ şiirini okumasını istedi.

Avcı, Filistinli öğrencilerin iş imkanlarının artırılmasına ilişkin şunları kaydetti: ´´Bizim Erasmus benzeri, Türk Cumhuriyetleri dahil olmak üzere tüm İslam ülkeleri arasında öğrenci ve araştırmacı değişimini içeren bir Mevlana projemiz var. Proje, inşallah en yakın zamanda hayata geçtiğinde ülkelerimiz arasındaki öğrenci, araştırmacı veya sanatçı dolaşımı artacak. Bu şüphesiz istihdam imkanlarının da genişlemesi anlamına gelecek.´´

Avcı, öğretmenlerin hizmet alanlarıyla ilgili sorunların bulunduğunu dile getirerek, ´´Bazı illerde öğretmen açıklarımız var. Çok sayıda öğretmenlik formasyonu alıp öğretmen olmak isteyen ama kadrolar yeterli olmadığı için görev veremediğimiz öğretmen adaylarımız var´´ dedi.

AK Parti iktidarları döneminde bütçeden en büyük payın eğitime ayrıldığını aktaran Avcı, altyapıya ilişkin sorunların büyük kısmının da çözüldüğünü ancak hala yapılacak çok işleri bulunduğunu anlattı.

Dünyanın hiçbir yerinde medya ile iş dünyası arasında steril ilişkilerin söz konusu olmadığına işaret eden Avcı, ´´Türkiye´de de medya düzeninde bu tür şeyler vardı ama geçmişte doğrudan medya tarafından yönlendirilen politikalar düşünüldüğünde, günümüzde artık o tip medya yönlendirmelerine iş veren bir hükümet yok. Ama medyanın eleştirilerine, önerilerine, değerlendirmelerine tabii ki açığız, baskıcı, dayatmacı, yönlendirme çabaları olmaması koşuluyla´´ dedi.
Bakan Avcı, görüşmenin sonunda öğrencilere Mesnevi hediye etti.

ANADOLU AJANSI
21.03.2013
-Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Filistinli öğrencileri kabul etti
-Görmez: ´´Din, siyasetin emrine girmemelidir. Din siyaset dışı olmaz ama siyaset üstü olur´´

Görmez, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü´nün, ´´Türkiye-Filistin Gençlik Köprüsü´´ projesi kapsamında Türkiye´ye davet edilen 35 Filistinli öğrenciyi Diyanet İşleri Başkanlığı´nda kabul etti.

Filistin´deki siyasi otoriteler arasında barışın sağlanması gerektiğine belirten Görmez, bir gün Kudüs´te namaz kılmak istediğini söyledi.

Din ile siyaset ilişkisinin İslam tarihi boyunca en çok tartışılan konulardan biri olduğuna dikkati çeken Görmez, ´´Din, siyasetin emrine girmemelidir. Din siyaset dışı olmaz ama siyaset üstü olur´´ diye konuştu.

Filistinli öğrencilerden Bassam Halaf ise Türkiye´nin demokrasi ve uygarlık alanındaki son 10 yıllık gelişimine tanıklık etmek için Filistin, Suriye, Katar, Mısır, Almanya, İngiltere, Malezya gibi 30 farklı ülkeden geldiklerini söyledi.

Hala Kenan da Türk dış politikasındaki atılımları gözlemlemek için geldiklerini belirterek, ´´Bir hafta içinde Türkiye siyaseti, dini, kültürü ve sporuyla ilgili konular hakkında bakış açısı kazandık´´ diye konuştu.

SON DAKİKA
21.03.2013
Filistinli Gençler TİKA’da
www.sondakika.com/haber/haber-filistinli-gencler-tika-da-4449161/

HABERLER.COM
21.03.2013
Milli Eğitim Bakanı Avcı, Filistinli Gençleri Ağırladı
www.haberler.com/milli-egitim-bakani-avci-filistinli-gencleri-4448776-haberi/

AKTİF HABER
21.03.2013
Bakan Avcı, Filistinli Gençleri Ağırladı
www.aktifhaber.com/bakan-avci-filistinli-gencleri-agirladi-755000h.htm

GAZETE 24
22.03.2013
Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü Misafiri 35 Filistinli Genç Türkiye’yi Gezdi
www.gazetea24.com/sondakikahaber/u-diplomasisi-koordinatorlugu-misafiri-filistinli-35-genc-turkiyeyi-gezdi_21032013_251183.html#

BUGÜN
21.03.2013
Milli Eğitim Bakanı Avcı, Filistinli Gençleri Ağırladı
www.bugun.com.tr/son-dakika/milli-egitim-bakani-avci-filistinli-gencleri-agirladi-haberi-188914