EN

Emine Erdoğan: ‘Türkiye’de Kadın Özgürdür’


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Mısır’da yayımlanan ilk kadın dergisi ‘Nısf el Dunia’ yazarlarından Emel Fevzi’ye verdiği röportajda, Türk kadınının toplumdaki rolünü anlattı. Erdoğan, tüm dünya kadınlarının ortak sorunları olduğunu belirterek, çözüm için kolektif çalışmanın gerektiğini ifade etti.

Devamını Göster »
Erdoğan’dan övgüyle bahseden dergi şu bilgileri verdi:

“Burma’da (Myanmar) Müslümanlar için gözyaşı döken Türk Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan geçtiğimiz on yıllarda birçok devlet başkanı eşinden göremediğimiz bir tavır sergilemiştir. Diğer siyasiler ve eşlerinin halklar üzerindeki baskıcı tavırlarını Emine Hanım’da görmüyoruz. Emine Erdoğan, ülkesinde yaşanan sıkıntıların eşi üzerinde oluşturduğu menfi durumu eşine gösterdiği sevgi ve yakınlıkla hafifletmiştir. Özellikle başörtülü bir hanım olarak ülke içinde ve dışında eğitim ve öğretime destek vermiştir. Türkiye üniversitelerinde başörtü uzun yıllar yasak olmasına rağmen eğitim ve öğretime katkıda bulunmak için uğraşmıştır. Eşi iktidara geldiği günden beri halkının ve bütün İslam dünyası kadınlarının sıkıntısını siyasi konulara girmeksizin paylaşmaya çalışmıştır.”

Arap dünyası ve Orta Doğu basınında ilk mülakatını Nısf el Dunia dergisi ile gerçekleştiren Emine Erdoğan, Mısır, Arap devrimleri ve Türk kadınıyla ilgili sorulara şu yanıtları verdi: 

FEVZİ: Söyleşimize Türk kadını ile başlayalım. Türk dizileri sayesinde Türk kadınına imrenir olduk. Aramızdaki örf ve adet benzerlikleri dolayısıyla Türk kadınına büyük bir yakınlık hissediyoruz. Türkiye’de kadının şu anki konumunu sizden öğrenmek isteriz. Türk kadınının karşı karşıya olduğu en önemli sorunlar nelerdir?

ERDOĞAN: İlk olarak Mısır’daki ilk kadın dergisi olan Nısf el Dunia dergisine başarılar dilerim. Mısır’daki bütün kardeşlerimi sevgiyle selamlarım. Türk kadınına gelince, o da dünyadaki diğer kadınlar gibidir. Türk kadınları da diğerleri gibi çeşitli sorunlarla karşı karşıya. Örneğin, eğitim düzeyinin ve kriterlerinin iyileştirilmesi, sağlık ve bütün alanlarda fırsat eşitliği gibi… Bazen örf ve gelenek adı altında birçok adaletsizliğe maruz kalıyorlar.

FEVZİ: Türkiye’de kadın eşitliği hareketlerinin son derece aktif olduğunu biliyoruz. Bu yönde sonuç alabildiler mi?

ERDOĞAN: Evet, yakın geçmişte kadın hakları konusunda kadın erkek eşitliğini güvence altına alan çok önemli tarihî reformlar yapıldı. Anayasa ve kanunlar düzeyinde adımlar atıldı. Kadına karşı şiddeti önlemek için güçlü kanunlar çıkarıldı ayrıca kadının ticari hayata katılması ve iş dünyasında daha aktif olması için prim sistemi uygulanmaya başlandı.

FEVZİ: Geçtiğimiz yıllarda Türk kadınının eğitimiyle ilgili birçok kampanya düzenlediniz. Attığınız bu adım, kadınların eğitiminde gerçekten etkili oldu mu?

ERDOĞAN: Türkiye’de kadının eğitim düzeyinin iyileştirilmesine özel bir önem verilmektedir. Biz, Türkiye’nin, kadınlar arasında eğitim düzeyini yüzde 97’ye çıkarmasından gurur duyuyoruz. Bu kampanyaları, ülkenin her yerinde şahsen yürüterek geçtiğimiz 10 yıl boyunca kampanyaların tanıtımını yaptım. Kırsal kesimde yaşayan binlerce kızın, eğitime başlaması sağlanırken okuma yazma programı çerçevesinde çok sayıda yaşlı kadının okuma yazma öğrenmesi sağlandı ayrıca son yıllarda kadının siyasi hayata katılımı, kamu hizmetlerinde ve hükümet kurumlarında yer alması konusunda gözle görülür bir artış gerçekleşti. Bu, kadın sivil toplum örgütleri ile birlikte Türkiye’de kadın sorunlarına çözüm üretilmesine katkı sağlayacaktır. Hükümet ve konuya ilgi gösteren diğer kuruluşlar, kadınların isteklerine önem vermekte ve hızla gereğini yerine getirmeye çalışmaktadır. Kadın, kendine özel bir meselesiyle ilgili girişimde bulunduğunda, sorunları en hızlı şekilde çözülmektedir. Dolayısıyla bu uygulamalar, gelecekle ilgili fırsat ve umutlarımızı artıracaktır.

FEVZİ: Kadınların eğitimi konusundaki çağrınız, Türkiye ile sınırlı kalmadı. Dünya ülkeleri düzeyinde kadının eğitim alabilmesinin sağlanmasını istediniz. Bunu açıklar mısınız?

ERDOĞAN: Aslında biz kadın sorunlarını, yerel ve uluslararası mesele diye ayırmıyoruz. Bütün dünya kadınlarının ortak sorunları vardır. Öyle inanıyoruz ki kolektif çalışmayla bu sorunlar kolaylıkla çözülebilir. Bu bağlamda ilişkilerin güçlendirilmesi gerekir. Türk kadını ile Mısır kadını arasındaki bu ilişkilerin güçlendirilmesini memnuniyetle karşılarız. Dayanışma ve yakın iş birliği gelecekte ortak sorunlarımızın çözümüne katkı sağlayacaktır.

FEVZİ: Türk ve Mısır kadını arasındaki iş birliğinden söz ederken gelecek dönemde Türk-Arap ilişkilerinde artış olacağını düşünüyor musunuz?

ERDOĞAN: Türkiye ve Arap ülkeleri, ortak coğrafi konuma sahiptir. Tarih, kültür, dinî değerler ve ortak ahlakta müşterektir. Dilimizin, ülkelerimizin ve hatta oturduğumuz şehirlerimizin doğası farklı olsa da bir elin parmakları gibi birbirimize yakınız. Biz akrabayız, buna ilaveten komşu ülkeleriz. Ne kötü şans ki, geçtiğimiz asırda ortaya çıkan varsayıma dayalı coğrafi engeller, Arap ülkelerini birbirinden uzak düşürdüğü gibi, Türkiye ile Arap ülkelerinin de birbirinden uzak kalmasına neden oldu ancak son dönemlerde bu engellerin çoğunun, izole edildiğini görmek mutluluk vericidir. Komşu halklar ve bölge halkları birbirlerine yakınlaşıyor. Bölge halklarının meselelerin çözümü ve engellerin kaldırılması konusunda birlik olmalarını temenni ediyorum. Biz Türkiye olarak yoğun bir şekilde, samimiyetle bunun gerçekleşmesi için çalışıyoruz.

FEVZİ: Bunun gerçekleşmesini Arap devrimlerine ve özellikle de Mısır devrimine bağlamak mümkün mü?

ERDOĞAN: Türkiye ve Mısır, bölgede etkili olan iki güçlü devlettir. Bunun yanı sıra Türkiye ve Mısır halkları ortak medeniyet ve ortak geçmişe sahiptir. İki ülke arasında günümüzde de devam eden güçlü ilişkiler ve derin bağlar vardır. Mısır devrimi, Türk vatandaşlarını çok mutlu etti. Biz Türkiye’de, sizin yaptığınız devrimden memnun olduk. Mısır’a ziyaretimizden sonra, iki ülke arasındaki yoğun iş birliğinin artması konusunda büyük umutlar taşıyoruz. Türkiye-Mısır iş birliği, bölgedeki birçok meseleyi çözüme kavuşturacak, bölgeye barış, refah ve huzur getirecek. Bölge ülkelerine ilham kaynağı olacak. Türkler Mısır devriminden mutlu oldular. Mısır ile iş birliği konusunda büyük umutlarımız var. Türk kadını da Mısır kadını gibi erkeklerle eşit haklara sahip olmak için mücadele ediyor. Mısır’ın devrimden sonra karşılaştığı zor durumu atlatacağına inanıyorum. Kadına şiddeti önlemek için sert kanunları uygulamaya koyabildik. Beni etkileyen Mısır kadınını ve toplumdaki rolünü takdir ediyorum.

FEVZİ: Devrimden sonra Mısır’ı iki defa ziyaret ettiniz. Bu çerçevede Mısır’daki gelişmeler ile ilgili yorumunuz nedir? Gözlemleriniz nelerdir?

ERDOĞAN: Mısır, Ümmü’d-Dünya (Dünyanın Anası) lakabını gerçekten hak eden bir devlettir. Tarihî ve zengin medeniyeti ile ziyaretçileri büyülüyor. Mısır devriminin gelecekte hak ettiği yeri alacağına, tarihi ve medeniyeti ile dünyayla kucaklaşmayı gerçekleştireceğine inanıyorum. Muhakkak ki Mısır, devrimden sonra zorluklarla karşılaştı. Bununla beraber Mısır halkı, bu zorlukların üstesinden gelmeyi başaracaktır. Biz Türkiye’de, Mısır’daki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Olumlu değişimin sürmesini, sorunlar ve çekişmelerin geride kalmasını ve Mısır’ın dünyada hak ettiği yere gelmesini temenni ediyoruz.

FEVZİ: Yemen, Tunus ve Suriye’de genel olarak Arap baharı devrimleriyle ilgili görüşünüz nedir?

ERDOĞAN: Herhangi bir ülkeyi ve vatandaşların isteklerini göz ardı etmeksizin, bölgedeki Arap uyanışını dikkatle takip ediyoruz. Daha güzel bir hayat için meşru ve insani isteklerin gerçekleşmesini arzu edenleri samimiyetle destekliyoruz ancak maalesef bölgedeki kardeşlerimiz baskıcı hükûmetler tarafından yıllarca zulme maruz kaldılar. Fakat bugün bu baskıcı yönetimler, yerini çoğunluğun hür iradesine bırakmak zorunda kaldı. Biz, Suriye halkının haklarını elde etmesinden yanayız. Aramızda bir dostluk olmasına rağmen daha önce de eleştirdiğim gibi Esma Esad’ı, halkına karşı yapılanlara sessiz kalmasından dolayı şimdi yine eleştiriyorum. Türkiye geçen yıl, meşru istekleri destekliyordu. Bundan böyle ise çatışmadaki kardeşlerine, insani bir hayat yaşamaları için yardım edecektir.

FEVZİ: Burma Müslümanlarını ziyaret ettiniz. Gözyaşlarınız dünya Müslümanlarının duygularına tercüman oldu. Gazze’ye yardım için çeşitli toplantılar yaptınız ve ziyaret de ettiniz. İslam dünyasında ezilenlerin sorunlarına yardımcı olma konusunda, yumuşak gücün –kadınları kastediyorum- oynayabileceği rol nedir?

ERDOĞAN: Gazze başta olmak üzere Filistin’deki gelişmeleri yakından takip ediyorum. Dört yıl önce 1.500 kişinin öldüğü katliamdan beri Gazze’ye yardım göndermek ve ablukayı kaldırmak için çalışıyoruz. Bazı finansmanların ulaştırılmasına bizzat başkanlık ettim. Dost ülke liderlerinin eşleri ile omuz omuza, Filistin için çeşitli etkinlikler düzenledik. Bütün dünya Gazze ve Filistin’i tek başına bıraksa da biz, onları asla kendi başlarına bırakmayacağız, terk etmeyeceğiz. Saldırıların durdurulması için beraber çalışmayı sürdüreceğiz. Gazze’yi açık hava hapishanesi olmaktan kurtarmak için elimizden geleni yapacağız. Burma’ya gelince, onlara büyük sempati duydum. Ben her zaman kederin, herhangi bir halka kötü muamelenin, çocuk ve kadınlar konusunda ayrımcılığın karşısında oldum. Bu tür davranışların çirkin ve gayrıinsani olduğunu düşünüyorum fakat maalesef uluslararası toplum bu felakete karşı duyarsız kalıyor. Mülakatın sonunda size teşekkürlerimi sunarım. Bütün Mısırlı kadınlardan etkilendiğimi ve kendilerine takdirlerimi ifade etmek isterim. Devrimde ve toplumda oynadıkları rolden dolayı da kutlarım. Bütün Mısırlı kadınlara sevgi ve saygılarımla.