EN

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ABD gezisi öncesi Foreign Policy dergisine makale yazdı


Davutoğlu, Washington’da yapacağı önemli temasların öncesinde ülkenin önde gelen yayın organlarından Foreign Policy’e yazdığı makaleyle ABD kamuoyuna seslendi. Davutoğlu makalesinde, Suriye krizi ve Orta Doğu’daki dönüşüm sürecine vurgu yaparak, “ABD-Türkiye ilişkileri sürdürülebilir bir bölgesel ve küresel düzen için hayati önem taşımaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Devamını Göster »
Makalesinde, "Washington´ı ziyaret etmeye hazırlanırken, ABD ile Ortadoğulu müttefiklerinin birbirlerinden giderek daha fazla ayrı düştüğü algısına katılmıyorum" değerlendirmesinde bulunan Davutoğlu, "Bugünün her zamankinden karmaşık ve değişken uluslararası ortamında, Suriye krizde ve Ortadoğu´nun büyük bölümü değişim halindeyken, ABD-Türkiye ilişkileri sürdürülebilir bir bölgesel ve küresel düzen için hayati önem taşımaya devam ediyor" dedi.
 
Davutoğlu Türkiye ve ABD arasındaki ortaklığın, temel haklar ve demokratik normlara dair evrensel ilkeler üzerinde inşa edildiğini belirterek, ”Türkiye, yakın çevresinde bu değerleri teşvik ediyor ve Batılı ortaklarına da bunları desteklemeleri çağrısında bulunuyor. Arap Baharı gibi kriz zamanlarında Batı ile uyumluluk, dış politikamızın oluşumunda bu tür ortak değerlerin ne kadar derin yer kapladığının bir göstergesi. Bu nedenle Türkiye ve ABD´nin birbirine karşı soğuk ya da mesafeli kalma lüksü yok. Ortak çalışmamızın, bölgesel güvenlik ve istikrar için bir zorunluluk olduğu kanıtlanmış durumda. Bunun sonucunda, ABD ile işbirliğimizi, terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesinden savunma işbirliği, enerji güvenliği, bilgi transferi ve daha fazlasına kadar uzanan alanlarda çeşitlendirdik" ifadelerini kullandı.
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine de değinen Davutoğlu, Türkiye´nin transatlantik kurumlardaki öncü rolünün, dış politikasının birincil sütunu olduğunu vurguladı. Davutoğlu, “Avro krizinin toparlanma ve sağlamlaşmaya açıldığı bir sırada, Türkiye´nin Avrupa´nın geleceğini şekillendirmede daha yapıcı bir rol oynayabileceğine inanıyoruz” dedi.
 
‘NATO güvenlik politikamızın temel taşı’
Davutoğlu, NATO´nun da Türkiye´nin güvenlik politikasının temel taşı olarak durduğunu belirterek, "Balkanlar´dan Orta Asya´ya, güvenlik işbirliğimiz, daha geniş bölgedeki istikrarsızlığa karşı bir siper oluşturmaya devam ediyor" ifadesini kullandı. Davutoğlu, ABD ile AB arasında müzakereleri süren Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması (TTIP) sürecine değinerek, bu girişimin Türkiye´nin dâhil edilmesi halinde çok büyük zenginlik kazanacağını vurguladı.

 Ortadoğu ve Kuzey Afrika´da hem Türkiye hem ABD´nin, giderek daha kaotik hale gelen bir jeopolitik ortamla yüz yüze olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, "Bu bölgede tanık olduğumuz, büyük oranda insani acılar, siyasi ve mezhepsel ihtilaflar ve küresel düzene yönelik tehditlerle tanımlanan gerilimler, ilk başlarda, haysiyet, meşruiyet ve refah için halk ayaklanmalarından kaynaklandı. Sonuç itibarıyla kaçınılmaz bir normalleşmenin doğum sancıları olarak da görülmeliler. Sokaklardaki insanlar, kuvvetli bir dönüşüm sürecini harekete geçirdi. Eski bölgesel düzene herhangi bir geri dönüş artık hayal edilemez ve değişime direnmeye çalışanlar kendilerini tarihin yanlış tarafında bulacaklar" ifadelerine yer verdi. Bölgenin geleceğinin diktatör görünüşüne sahip güçlü adamlar tarafından şekillenmeyeceğinin altını çizen Davutoğlu, meşru ve vizyon sahibi liderlerin bölgenin istikbalini belirleyeceğini belirtti.
 
‘ABD’nin İran´la angajmanını memnuniyetle karşıladık’
Davutoğlu, ABD Başkanı Barack Obama’nın çok taraflı diplomasi yaklaşımının kuvvetli destekçisi olan Türkiye’nin, Obama’nın İran’la son dönemdeki angajmanını da memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Davutoğlu, İran’ın nükleer programıyla ilgili meselede diplomatik çözüm olasılığının, bölgede huzur ve istikrar ümitlerini artırdığını belirterek, Ankara’nın bu önemli inisiyatifi desteklemeye devam edeceğini kaydetti.
 
Bakan Davutoğlu, ayrıca Filistin-İsrail barış müzakerelerinde yeniden görülen canlanmanın da bölgede istikrarın hâkim olmasına yardımcı olabileceğine işaret etti.

‘Psikolojik savaşın mağduru olmayacağız’
Makalesinde Suriye’de yaşananlara da yer veren Davutoğlu, “Suriye’de, Beşşar Esed’in kimyasal silahlarının imhası doğru istikamette atılmış bir adım ama daha yapılması gereken çok şey var. Türkiye, politik bir geçişe erişilinceye ve zalim diktatörlüğün hâkimiyeti sona erinceye kadar Suriye halkına tam destek vermeye devam edecek. Suriye halkının meşru direnişini terörizmin karanlık güçleriyle tanımlama noktasında sürdürülen nafile çabalara dayalı devam eden psikolojik savaşın mağduru olmayacağız” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, Suriye muhalefetinin radikalleşmesi konusunda da Türkiye’nin erken ve birçok uyarılarına rağmen, uluslararası toplumun şu ana kadar doğru ve kesin çözüm getirmede başarısız olduğuna vurgu yaptı.
Bakan Davutoğlu, komşu ülkelerde siyasi dönüşümün yaşandığına işaret ederek, istikrarlı bir bölge düzeninin kurulmasının gelecek yıllardaki asıl zorluk olduğuna dikkati çekti. Davutoğlu, “Türkiye ve ABD geçmişte kritik dönemeçlerde birlikte çalıştı. Soğuk Savaş´ın bitimini takip eden yıllarda, Bosna-Hersek, Somali, Kosova, Afganistan, Irak ve Lübnan gibi sıcak bölgelerin istikrarına katkı sağladık. Bugün, dünyanın bize ait bölümünde, iyi yönetim ve demokratik hesap verebilirlik için yeni bir ortak bilinci paylaşıyoruz. Bu farkındalık, küresel dönüşüm çağının aciliyet gerektiren zorluklarıyla mücadele ederken, güçlü bir Amerikan-Türk ortaklığının temelini oluşturmalı” ifadelerine yer verdi.