EN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’na hitap etti


Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin Türkiye’nin tutumunu aktardı. BM’nin Ortadoğu’da yaşanan insani drama son vermek için ağırlığını koyması gerektiğini belirten Erdoğan, “Daha fazla gecikmeden, daha fazla masum insan hayatını kaybetmeden, küresel vicdan daha fazla yaralanmadan, BM sorunlara ağırlığını koymalıdır. Altını çizerek ifade etmek isterim ki, dünya, 5’ten büyüktür. BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkenin, dünya gerçekleri ile bağdaşmayacak şekilde BM’yi etkisiz hale getirmesi, küresel vicdanın kabul edebileceği bir durum değildir" dedi.

Devamını Göster »
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 69. dönem genel görüşmelerinde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere yönelik tutumuna ağırlık verdi. Dünyada kaynakların dağılımda eşitsizlik olduğunu, iklim değişikliğinin dünyayı tehdit eden en önemli unsurlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, “Bu manzara, insan onuruna yaraşır bir manzara değildir; ortada bütün insanlığı ve elbette BM´yi doğrudan ilgilendiren bir sorun var demektir. Burada, bir kez daha vurgulamak isterim; çocukların öldüğü ve öldürüldüğü bir dünyada, hiç kimse masum değildir, hiç kimsenin can güvenliği yoktur, hiç kimse de sürdürülebilir barış ve refah içinde olamaz” dedi.

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Irak’ta, Suriye’de işlenen cinayetlere, Mısır’da demokrasinin katledilmesine itiraz edenler, yine bir takım haksız ve asılsız ithamlara maruz kalıyor, anında teröre destek vermekle itham ediliyorlar. Basın özgürlüğü yok diye bazı ülkeleri kıyasıya eleştirenlerin, Filistin’de öldürülen 16 gazeteciyi görmezden gelmesi, medya mensuplarına yapılan baskıyı duymazdan gelmesi küresel vicdanın dikkatlerinden kaçmıyor. Çok açık söylüyorum; çocukların öldürülmesine, masum kadınların alçakça katledilmesine, halkın oylarıyla gelmiş iktidarların silah ve tanklarla darbe yoluyla devrilmesine seyirci kalanlar, sessiz kalanlar, tepkisiz kalanlar, bu insanlık suçuna alenen ortak olmaktadır. Daha da önemlisi, modern dünya tarafından sergilenen bu çifte standart, çok geniş halk yığınları nezdinde ciddi bir güvensizlik oluşturmaktadır. Şu anda çatısı altında bulunduğumuz BM’ye, uluslararası kurum ve kuruluşlara karşı vicdanlarda oluşan güvensizlik duygusu, adalet duygusunu zedelemekte, milyonlarca insanı umutsuzluğa sevk etmektedir.”

Irak’taki krizin Türkiye başta olmak üzere bütün bölge ülkelerini doğrudan etkilediğini anlatan Erdoğan, "Yeni kurulan hükümet ile Irak’ın yeni bir başlangıç yapacağına olan umudumuzu muhafaza ediyoruz. Barış, huzur ve istikrar için Türkiye, Irak halkının yanında olmaya devam edecektir. Suriye meselesi de aynı şekilde sınırları aşmaya başlamıştır" dedi.

Konuşmasında Filistin sorununa da değinen Erdoğan, "Filistin’de yarım asırdır devam eden sorun, zaten bölgedeki birçok meselenin temel kaynağıdır. Filistin’de iki-devletli çözümün derhal hayata geçirilmesi, Gazze üzerindeki ablukanın kaldırılması ve İsrail’in yanında bağımsız ve sürdürülebilir bir Filistin devletinin kurulması, siyasi, insani ve ahlaki bir zorunluluktur" ifadelerini kullandı.

‘Dünya 5’ten büyüktür’
BM’den bölgede yaşanan sorunlara ağırlığını koymasını isteyen Erdoğan, "Altını çizerek ifade etmek isterim ki, dünya, 5’ten büyüktür. BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkenin, dünya gerçekleri ile bağdaşmayacak şekilde Birleşmiş Milletleri etkisiz hale getirmesi, küresel vicdanın kabul edebileceği bir durum değildir" dedi. Kararların bir ülkenin iki dudağı arasında kalabildiğini kaydeden Erdoğan "Filistin’de sadece birkaç ay içinde 2 binden fazla masum insan katledilirken BM beklenen çözümü üretememiştir. Suriye’de 4 yıldır 200 binden fazla kişi katledilirken, 9 milyona yakın insan yer değiştirirken, Birleşmiş Milletler yine etkili çözümler sunamamıştır" ifadesini kullandı.

Suriye´de kimyasal silahlar için harekete geçen BM´nin konvansiyonel silahlarla öldürülen 200 bin kişi için sessiz kalmasını eleştiren Erdoğan, “Bu nasıl bir anlayıştır, bu nasıl bir zihniyettir" dedi. Erdoğan, konuşmasında terör ile İslam kavramının yan yana getirilmesini de eleştirerek, "Din adına terör kavramını hiçbir şekilde onaylamıyor, böyle bir tanımlamanın en başta dinlere yönelik büyük bir saygısızlık olduğuna inanıyoruz. Barış anlamına gelen İslam kavramının terör ile yan yana kullanılmasına da şiddetle karşı çıkıyoruz. İslam ile terörün yan yana kullanılması inciticidir” dedi.

‘Sorunlara insani yaklaşım’
Bölgedeki sorunlara insani yaklaşım gösterdiklerini kaydeden Erdoğan, “Bölgemizdeki meselelere, ırk, din, mezhep ve çıkar temelli değil, sadece ve sadece insani, vicdani saiklerle yaklaşıyoruz. Suriye’yi terk etmek zorunda kalan bir buçuk milyon kişiyi topraklarımızda ve çok büyük oranda kendi imkânlarımızla barındırıyoruz. Peki, dünyadan bize ciddi bir destek geliyor mu? Maalesef hayır. Suriyeli mülteciler için şu ana kadar kullandığımız kaynak üç buçuk milyar doları aşmış durumdadır. Buna mukabil şimdi soruyorum: zengin ve güçlü Avrupa ülkeleri sadece 130 bin Suriyeliyi kabul etmiş durumda. Gazze’de saldırılarda yaralanan 102 kişiyi Türkiye’ye getirdik, tedavilerini yapıyoruz. Irak’tan göçen 30 bin Ezidi´ye kucak açan biz olduk. New York’a hareketimizden hemen önce, Suriye’den kaçmak zorunda kalan Kürtler’e sınırlarını açan ve onlara insani yardım sağlayan da yine biz olduk. Sadece son 5 günde ülkemize giriş yapan Suriyelilerin sayısını 150 bin kişi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye´nin teröre göz yummadığını, aksine terörle mücadele ettiğini belirterek, "Burada özellikle vurgulamak isterim ki; Türkiye teröre destek veren, göz yuman bir ülke değil, bilakis teröre karşı en etkili mücadeleyi veren ülkedir. Zira terörden çok çekmiş bir ülkeyiz 30 yıldır. Hala çekiyoruz. Türkiye, antisemitizmin, İslamofobi’nin, her türlü ırkçılığın karşısında bir ülkedir. Şahsım antisemitizmin bir insanlık suçu olduğunuilan eden dünyadaki belki de istisna siyasilerden bir tanesidir. Ama aynı şekilde İslamofobinin de insanlık suçu olduğunu tüm dünyanın kabul etmesini özellikle vurguluyorum" dedi.

Erdoğan, konuşmasının sonunda, Türkiye´nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için destek beklediklerini kaydetti.