EN

Budapeşte Yunus Emre Türk Kültür Merkezi açıldı


Dünyanın dört bir yanında Türk dili ve kültürünü öğretmek, Türkiye’yi tanıtmak amacıyla kurulan Yunus Emre Enstitüsü merkezlerine bir yenisi daha eklendi. Budapeşte Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik´in katılımıyla açıldı.

Devamını Göster »
Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik´in yanı sıra Macaristan İnsan Kaynakları Bakanı Zoltan Balog, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hayati Develi ve Koordinatörümüz Cemalettin Haşimi de katıldı.

Yunus Emre Enstitüsü, 2009 yılında Bosna Hersek’te açılan ilk Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin ardından, geçen 4 yıllık süre içerisinde 30’un üzerinde merkez sayısına ulaştı.

Son olarak Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bir merkez açan Enstitü, yer olarak da dünyaca ünlü Andrassiy Caddesi’ni seçti. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Andrassy Caddesi, altından geçen Avrupa’nın ilk metrolarından tarihi Milenyum Metrosu ile birlikte koruma altına alınmış durumda. Bu nedenle özel izinlerle restorasyonu aylar süren Budapeşte Yunus Emre Türk Kültür Merkezi binasının açılışı 12 Eylül 2013 günü gerçekleştirildi.

"Kültürel diplomasinin en önemli durağı" 

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, açılışta yaptığı konuşmada, Macaristan’da bir Türk Kültür Merkezi açmanın önemine değinerek, “Dünyanın neresinde bir Yunus Emre Türk Kültür Merkezi varsa, Türk Kültür Merkezi olduğu kadar bir Macar Kültür Merkezi´dir. Çünkü bu merkezde öğrettiğimiz Türkçe´nin oluşmasına katkıda bulunan birçok Türkolog, Macar kökenlidir” diye konuştu.

Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nin bulunduğu binanın hemen yanında Macar halkının faşizme ve komünizme karşı özgürlük mücadelesinin hatıralarını taşıyan Terör Müzesi’nin olduğunu hatırlatan Çelik, “Yan binada Macar halkının özgürlüğünü çalmaya çalışan faşizmin ve komünizmin hatıraları var. Bu binada ise her zaman için Macar halkının özgürlük mücadelesine destek vermiş olan biz Türklerin hatıraları var” ifadelerini kullandı.

Çelik, bugün kendisi için de ilginç bir gün olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Burada bir Adanalı hemşehrim var. Ama kendisi Türk değil, Macar. 23 Mart 1930’da Adana’da doğan hemşehrimin ailesi de 1924 yılında Türkiye’ye geldi. 10 yıldan fazla Türkiye’de yaşadılar. Dolayısıyla Macaristan’da sadece ortak tarihimize dair izleri değil, hemşehrilerimizi de bulabiliriz. Nasıl Tuna Nehri, Budapeşte’yi ikiye ayırmaktan ziyade, Buda ve Peşte’yi birleştiriyor, birbirlerine sarılmasını sağlıyorsa, aynı şekilde Türk ve Macar halklarının tarih boyunca süren birlikteliklerini gösteriyor.”

Türkiye’de birçok tanınmış Macar isim için müzeler kurulduğunu ve onların aziz hatıralarının Anadolu’nun değerleri olarak saygıyla korunduğunu anlatan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buradaki Yunus Emre Kültür Merkezimiz, Türkiye’nin kültürel diplomasi faaliyetlerinin en önemli durağı olarak hizmete girecektir. Burada bundan sonraki faaliyetler ilişkimizi her anlamda geliştiren faaliyetler olacaktır. Biz de bu güzelliğe yakışır bir şekilde kültürümüzün ve medeniyetimizin en büyük simgesi Yunus Emre’nin ismini buraya getirdik. Eğer birisi bize derse ki Türkiye hakkında net bir tanımı nerede bulabilirim, biz ona adres olarak Yunus Emre’yi gösteririz. Türkiye’nin her zaman Macar halkı ve devletinin yanında kardeşlik duygularıyla olacağını bilmenizi isteriz. Buradaki eserlerimize sahip çıkan Macar halkına ve devletine ebedi kardeşlik duygularıyla saygılarımı sunarım.”

Macar Enstitüsü planı

Macaristan İnsan Kaynakları Bakanı Zoltan Balog ise Macar ve Türk halkları arasındaki bağların tarih boyunca hep canlı ve güçlü kaldığını belirterek, Türkleri güçlü ve başarılı olarak bildiklerini ifade etti.

Balog, ´´Kültür merkezinin açılması ile ilişkilerimiz çok daha güçlenecektir. Macar hükümeti olarak biz elimizden gelen her türlü yardımı sunmaya hazırız. Macaristan olarak bizim de Türkiye’de Macar Enstitüsü kurma planımız mevcuttur. Bunun için eylül ayında iki uzman diplomat görevlendirdik. Macar Enstitüsü konusunda Türklerin de bizlere desteklerini sunacaklarından eminiz’’ dedi.

Bağların güçlenmesi vurgusu

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hayati Develi de Türk-Macar ilişkilerinin Osmanlı´dan çok öncelere dayandığını belirterek, Orta Asya´dan gelen Macarların Türklerle dil ve külürel anlamda birçok ortak noktası olduğunu kaydetti. Develi, Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ile Türkiye-Macaristan arasında var olan bağların güçlenerek devam edeceğini ifade etti.

Konuşmaların ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sanatçıları tarafından klasik Türk müziği dinletisi sunuldu.

"Kahraman bir düşmandı, rahat uyusun"

Bakan Çelik, Gül Baba Türbesi ile Budin Kalesi´nde bulunan son Osmanlı valisi Abdurrahman Arnavut Abdi Paşa’nın mezarını ziyaret etti. Bakan Çelik, Gül Baba türbesindeki deftere şunları yazdı: "Anadolu’nun bağrından birlik ve beraberlik için gelen Gül Baba, sadece Macar halkı için değil, tüm Balkan halklarının gönlünde taht kurmanızdan onur duyar, size olan saygımızı sunmak için manevi huzurlarınızda bulunuyoruz. Sarığınızdaki gül, elinizdeki tahta kılıç ve tatlı dilinizle yeniçerilerin piri olarak şehadet mertebesine eriştiniz. Gül kokulu cenazeniz, büyük hükümdar Kanuni Sultan Süleyman’ın omuzlarında taşındı.

Mekke’ye gidemeyen hacı adayları türbenize yüz sürüp hac farizasını yerine getirdiklerini saydılar. Bugün böyle münezzeh bir şahsiyetin maneviyatını hissetmekten kıvanç duyuyoruz. Manevi varlığınız sonsuza dek bir meşale gibi insanlığı aydınlığa davet edecektir. Ruhunuz şad olsun, Allah rahmet eylesin."

Bakan Çelik daha sonra Budin Kalesi´nde son Osmanlı valisi Abdurrahman Arnavut Abdi Paşa’nın mezarını ziyaret etti. Mezar taşına Macarlar tarafından yazılan "Kahraman bir düşmandı, rahat uyusun" ibaresini yazan Macar halkını öven Çelik, "Bu, Macarların büyük ve şerefli bir millet olduğunu gösterir" dedi.

Budapeşte Yunus Emre Türk Kültür Merkezi

Merkezde dersliklerden kütüphaneye, konferans salonundan Türk Evi´ne kadar birçok kültürel aktivite alanı bulunuyor.

Kültür Merkezinin yapım sürecini anlatan “Bir Binanın Yeniden Doğuşu” başlıklı video için: http://www.youtube.com/watch?v=gKrWYF_bEGk