EN

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Uluslararası Basın Kuruluşlarının İstanbul Temsilcileriyle Buluştu


Koordinatörlüğümüzün “Uluslararası Basını Bilgilendirme Faaliyetleri” kapsamında Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş uluslararası basın kuruluşlarının İstanbul temsilcileriyle buluştu.

13 Kasım Cumartesi günü İstanbul’da gerçekleşen ve Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörü Ali Osman Öztürk’ün de hazır bulunduğu toplantıda medya temsilcilerine son dönemde Türkiye’nin gündemindeki ulusal ve uluslararası konuları değerlendiren Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, en önemli konunun ülke güvenliği ve bu çerçevede terör örgütlerine karşı verilen mücadele olduğunu söyledi. Görüşmede, 15 Temmuz’da darbe yaparak ülkenin yönetimini ele geçirmek için kalkışma yapıldığını hatırlatan Kurtulmuş, "Ülkeyi iç savaşa sürüklemek ve belki de yabancı bir ülkenin işgaline zemin hazırlamak için yapılan hain teşebbüs, akim kaldıktan sonra devletin bütün kurum ve kuruluşlarının içerisinden bu örgütün mensuplarının temizlenmesiyle, devletin bunlardan arındırılmasıyla ilgili süreç devam ediyor." diye konuştu.

Darbe teşebbüsüyle ilgili olarak her gün yeni kişilere, yeni bilgilere ulaşıldığını dile getiren Kurtulmuş, "Ümit ediyoruz ki önümüzdeki ay içerisinde, darbe teşebbüsüyle ilgili dosya tamamlanarak, savcılardan anladığımız, yılsonuna doğru ya da yeni yılın başına doğru dosyanın açılması mümkün olacak. Böylece darbe teşebbüsüyle ilgili ilk yargılama süreci başlamış olacak” şeklinde konuştu.

FETÖ’nün akamete uğratılan darbe teşebbüsü sonrasında başarısızlığı kabul edip bir kenara çekilmeyeceğinin altını çizen Kurtulmuş, örgütün gerek ülke içerisindeki gerekse ülke dışındaki bağlantıları ile Türkiye karşıtı operasyonlarını yoğunlaştıracağını belirtti. Algı operasyonlarının özellikle insan hakları ve ekonomi başlıklarında gerçekleşmesini beklediklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin mücadeleye hazır olduğunu söyledi.
Türkiye’nin PKK ile olan mücadelesine de değinen Kurtulmuş, mücadelenin hızının arttırılarak ve tüm alanlara yayılmasını sağlayarak çok etkili bir safhaya getirildiğini aktardı. Terörle verilen mücadelenin askeri boyutunun öneminin yanında terör örgütünün muhtelif çağrılarına rağmen bölgedeki halkın terör örgütüne destek vermemesinin de önemli olduğunu vurguladı.

Donald Trump’ın Amerikan Başkanı seçilmesini de değerlendiren Kurtulmuş, “Öncelikle bu tercih Amerika halkının tercihidir. Bizim için Amerika başkanının kim olacağından çok, Türkiye Amerika ilişkilerinin hangi çizgide seyredeceği önemlidir. Başta Suriye ve Irak’taki ortaklığımızın sonuç alacak bir noktaya getirilmesi, mesela Fetullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi sürecinin hızlandırılması, PYD ve PKK ile yapılan birtakım ortaklıklardan vazgeçilerek, bölgede bir terör örgütü ile değil, tersine 1952’den beri en azından NATO kapsamında çok yakın ilişkileri olan, uzunca bir süredir de stratejik müttefik olarak Amerikan yönetimi tarafından tanımlanan bölgenin tek istikrarlı demokrasisi olan Türkiye ile birlikte hareket edilmesini ümit ediyoruz." diye konuştu
.
Musul´dan yeni bir göç dalgası olabileceği hususunda Türkiye´nin Bağdat´la görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine, "Birileri ´Türkiye niye Musul´la ilgileniyor?´ diyorlar. Kusura bakmasınlar, biz 10 bin kilometre öteden Musul meselesiyle ilgilenmiyoruz ya da 5 bin kilometre öteden gelip Musul meselesiyle ilgilenmiyoruz. Musul´un her mahallesini, sokağını biliyoruz ve Musul´daki bütün insanlar Kürtler, Araplar, Sünniler, Şiiler hepsi bizim hısımımızdır. Dolayısıyla buradaki her gelişme de doğrudan doğruya Türkiye´yi etkileyecektir” dedi.Türkiye´nin, mülteciler meselesi bakımından da tedbirli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Bunun olmaması için de askeri olarak tezlerini ortaya koyuyor. Bunun için bu tezleri destekleyeceğini göstermek üzere, geçtiğimiz günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri hem oradaki bu yapıya karşı oluşacak bir tehdidi önlemek bakımından da sınırda gerekli sevkiyatını, harekatını yapmış durumda. Ümit ederiz ki böyle bir yanlışın içine düşülmez, yani DEAŞ´tan buraları temizliyoruz derken oralar başka silahlı grupların eline bırakılmaz." ifadesini kullandı.

"Türkiye, Suriye rejimiyle bir diyaloğu düşünecek mi?" şeklindeki soru üzerine Kurtulmuş, “"Bizim diyaloğumuzdan ziyade önemli olan oradaki kırmızı çizgi, sürdürülebilir bir barışın olması bakımından Suriye halkının genelinin ne istediğidir. Yani herhalde 600 bin masum insanın ölümüne neden olan bir kişiyi Suriye halkı bundan sonra da kendi yöneticileri, liderleri olarak görmek istemeyecektir. Bu açıktır. Dolayısıyla burada sürecin iyi yönetilmesi lazım, bütün ilgili tarafların masa başında bulunması ve hiçbir şekilde herhangi bir çözüm dikte edilmemesi...” şeklinde konuştu.

Konuşmasının son kısmında HDPli vekiller ve Cumhuriyet gazetesiyle ilgili yargı süreçlerinin bağımsız yargı süreçleri olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, “Biz de sizin gibi inanın ki, ben hükümet sözcüsü olarak bu davayla ilgili gelişmelerin ne olduğunu siz nasıl medyadan izliyorsanız ben de öyle izliyorum. Dolayısıyla göreceğiz” dedi.

Kaynak: AA