EN

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç´ın Paris Temasları


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 13-16 Nisan tarihlerinde bir dizi programa katılmak ve temaslarda bulunmak üzere Fransa’nın başkenti Paris’e gitti. Arınç, Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi TRT´nin işbirliğiyle hazırlanan ‘Batı´ya Doğru Akan Nehir’ belgeselinin UNESCO Genel Merkezindeki gösterimine katıldı.

Devamını Göster »
Arınç’ın heyetinde Koordinatörümüz Cemalettin Haşimi’nin yanı sıra Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Davut Dursun, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ile bazı gazeteciler yer alıyor.

Bülent Arınç, Fransa temasları kapsamında Avrupa Medya Buluşması Üçüncü Toplantısına ve Center for International Studies and Research’te (CERI) düzenlenen “İnsan Hakları ve Türkiye’de Değişim Süreci” başlıklı konferansa katıldı.

Yurt dışındaki Türk gazetecileri bir araya getiren "3. Avrupa Medya Buluşması" konferansı, Fransa´nın başkenti Paris´te yapıldı. Almanya´nın Köln, Belçika´nın Brüksel kentlerinin ardından bu kez Paris´te düzenlenen konferansa, Avrupa´nın çeşitli ülkelerinden yaklaşık 100 gazeteci katıldı.

3. Avrupa Medya Buluşması konferansının açılışında konuşan Arınç, Atatürk´ün meclisin açılışını takiben kuruluşuna önem verdiği iki kuruluştan birinin Anadolu Ajansı, diğerinin de Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü olduğunu vurguladı. Arınç, Atatürk´ün, hem milli mücadelenin Türkiye´de ve dünyada tanınması ve bilinmesi hem de iyi bir enformasyon oluşturulması amacıyla bu iki kurumun temelini attığını anımsattı.

Arınç, göreve geldiğinden beri bu iki kurumun daha güçlü olması ve dünya çapında ses getirmesi hedefi doğrultusunda çalıştıklarını belirterek, bu çerçevede Anadolu Ajansı´nın "100. yıl vizyonu" hazırladığını ifade etti.

Türkiye´nin 2009-2011 yıllarında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyelik dönemini hatırlatan Arınç, Türkiye´nin 2015-2016 dönemi için yeniden aday olacağını açıkladı. Özellikle Afrika ülkelerinden önemli destek geldiğini ifade eden Arınç, "Şimdiden adaylığımızı teyit eden ülke sayısı 100´ü geçti" diye konuştu.

"Türkiye´nin en büyük başarısı, mazlumların sesi olması"

Arınç, Türkiye´nin en büyük başarısının dünyada mazlum ülkelerin sesi olmak, hak ve adalet namına etkinliğini göstermek olduğunun altını çizerek, İsrail´in Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırı ve sonrasında yaşanan süreci anımsattı.

Paris´e gelişinin ardından UNESCO´da gösterimi yapılan "Batıya doğru akan nehir" belgeseli hakkında da bilgi veren Arınç, büyük emeklerle hazırlanan belgeselin Medeniyetler İttifakı´na katkısı olduğunu söyledi.

Almanya ziyareti sırasında Türk vatandaşlarından pasaport harçları ve dövizli askerlik bedellerinin yüksek olduğuna dair şikayetler geldiğini de anlatan Arınç, konunun bakanlar kurulunda ele alındığını ve çözüm için adım atıldığını bildirdi.

Arınç ayrıca, yurt dışında özellikle Fransa´da yaşan Türk vatandaşlarından kamuoyu oluşturulmasını isteyerek, "Mutlaka Fransız vatandaşı olmalısınız. Olanlarınız da siyasi faaliyetlere, istediğiniz partilerden mutlaka katılmalı" diye konuştu.

Konferansta Avrupa´da Türkçe yayın yapan medya kuruluşlarında çalışanların sorularını dinleyen Arınç, Paris´e devletin basın yayın politikasıyla ilgili kurumlarının en üst seviyedeki temsilcileriyle gelerek, bu konuya ne kadar önem verdiklerini gösterdiklerini ifade etti.

Toplantıya katılan AA ve TRT´nin yeni yöneticilerinin, kurumlarını yurt dışında rekabet edebilir önemli bir seviyeye çıkarttıklarını belirten Arınç, şöyle konuştu: "TRT şu anda 15 kanal ile yayın yapıyor. TRT son dönemde önemli başarılara imza attı. Dünyanın dört bir yanında izlenebiliyor. AA ise son dönemde, Boşnakça yayına başladı, bunu Arapça izledi ve önümüzdeki dönemlerde de farklı dillerde yayın yapacak. AA, yaptığı atılımlarla dünyanın en önemli haber ajanslarından birisi haline geldi."

Türk STK´lar ve vatandaşlarla buluşma

Arınç, Fransa´daki Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlarla Paris´teki konsoloslukta görüştü. Görüşmede, çifte vatandaşlığa geçmenin önemine değinen Arınç, "Çifte vatandaşlığa geçmeniz, bu ülkedeki varlığınızın tescili açısından da önemli" ifadesini kullandı. Arınç, Fransa´daki Türklerin ülke siyasetiyle yakından ilgilenmesi tavsiyesinde de bulundu.

Yerel seçimlerde aday olacak Türk kökenli seçmenlere başarılar dileyen Arınç, Fransa´daki Türklerin siyasetle ilgilenmesinin, seslerini daha güçlü bir şekilde duyulmasını sağlayacağını söyledi.

Türkiye´de son dönemdeki ekonomi, dış politika ve altyapı alanında yapılan reformlara ilişkin bilgiler veren Arınç, "Küresel kriz döneminden geçtiğimiz şu dönemde Türkiye, en başarılı ülkeler arasında yer alıyor. Ekonomik rakamlar da bunu açıkça gösteriyor. İspanya, Yunanistan gibi ülkelerde işsizlik oranı yüzde 25´e çıkarken, bizde düşüyor. Kişi başına düşen milli gelir 2 bin dolardan 10 bin 500 dolara çıktı. Bu önemli bir artışı gösteriyor" diye konuştu.

Dış politikada da Türkiye´nin daha güçlü bir hale geldiğini kaydeden Arınç, "Herkes Türkiye´nin durumunu artık daha iyi biliyor" dedi. Sağlık sektörü ve altyapı çalışmaları hakkında da bilgi veren Arınç, 16 bin 500 kilometre yol yapıldığını, 3 tren hattının hizmete sokulduğunu anlattı.

"Fransa´daki iktidar değişikliği, iki ülke ilişkilerine olumlu etki edecek"

Türkiye´nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerine de atıfta bulunan Arınç, "Türkiye, AB üyesi olursa yük olmayacak. Aksine, onların yükünü alacak. Onlar da artık bunun farkında" değerlendirmesinde bulundu.

Fransa ile geçmişte bazı soğuklukların yaşanmış olabileceğini kaydeden Arınç, bu ülkede iktidar değişikliğiyle ikili ilişkilerin de daha güçleneceği inancında olduğunu ifade etti.

Türk-Fransız ilişkilerinin tarihinin çok köklü olduğunu ve Türkiye´nin başta hukuk ve üniversite olmak üzere Fransa´nın birçok kurumundan etkilendiğinin altını çizen Arınç, mevcut 15 milyar avroluk ticaret hacminin yeterli olmadığını, bunun daha da artırılmasını umut ettiklerini söyledi.

Türk dernek temsilcilerinin çözüm süreciyle ilgili sorularını da yanıtlayan Arınç, "Hepimizin arzusu terörün son bulması, şiddetin durması. Şiddet olmayacaksa bundan güzel ne olabilir? Kim buna ´hayır´ diyebilir" ifadesini kullandı. Gelinen noktanın iyi olduğunu vurgulayan Arınç, "Silahlar susarsa şehit haberleri biterse kim buna hayır diyebilir? İnşallah bu beladan da kurtulacağız" diye konuştu.

Fransa Parlamentosu´nda gündeme gelen 1915 olaylarının inkarı ile ilgili yasa tasarısı konusunda görüşlerini açıklayan Arınç, "Bizim bu iddiaları kabul etmemiz mümkün değil. Biz soykırım yapmadık. Bunu reddediyoruz" dedi.

Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi Anadolu´nun topraklarında da bazı trajik olayların yaşanmış olabileceğini belirten Arınç, bu olaylarda sadece Ermenilerin değil Türklerin de mağdur olduğunu hatırlattı.

Yurtdışındaki Türklerin bulundukları ülkelerin hukuk kurallarına uymaları gerektiğini vurgulayan Arınç, hatalı gördükleri uygulamaların düzeltilmesi konusunda da organize bir şekilde seslerini yükseltmelerini tavsiye etti.

Fransa İslam Konseyi Başkanı Muhammed Musavi ile görüşme

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Fransa´nın başkenti Paris´te Fransa İslam Konseyi Başkanı Muhammed Musavi ile görüştü. Görüşmeye Paris Camisi Müftüsü Halil Ebubekir de katıldı. Arınç, tarihi Paris Camisini ziyaret etti, yetkililerden camiyle ilgili bilgi aldı.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Paris´teki Uluslararası Çalışmalar ve Araştırmalar Merkezi´nde (CERI) "Türkiye´deki Değişim Süreci İçinde İnsan Hakları" konulu konferans verdi. Arınç, Fransa´da François Hollande´ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Türk-Fransız ilişkilerinde daha olumlu bir döneme girileceği inancını taşıdığını söyledi.

Konferansın ardından davetlilerin sorularını yanıtlayan Arınç, Türkiye´nin AB üyeliği önüne çıkartılan engellere atıfta bulunarak, "Türkiye AB´ye yük olmak için değil, yük almak için girmek istiyor" ifadesini kullandı.

AB içinde Türkiye´nin önüne çıkartılan engeller yüzünden, Türkiye´de AB´ye katılımı isteyenlerin oranının 2005 yılında yüzde 70 iken şu anda yüzde 40´a düştüğünü hatırlatan Arınç, tam üyelik müzakerelerinin geciktirilmesini eleştirdi.

Arınç, "Sürekli olarak önümüze engel koymaya çalıştılar. Kimisi ´Bu bir Hristiyan birliği, sizin burada ne işiniz var´ dedi. Biz de onlara, ´Biz sizi çoğulcu ve hukuk devleti ilkelerini tercih eden bir birlik olarak biliyorduk´ dedik. Kimisi nüfusumuzun fazla olmasını gerekçe gösterdi. Biz ne yapacaktık ki, nüfusumuzun yarısını yok mu edecektik? İngiltere´nin, Fransa´nın, Almanya´nın da nüfusu bizim kadar. ´Genişleme iyi gitmiyor´ dediler. ´Biz sizi üye yaparsak İran ve Suriye ile sınırımız olacak´ dediler. Komşularımızı bırakıp uzaya mı gidelim?" diye konuştu.

Avrupa´da yaklaşık 5 milyon Türk vatandaşının yaşadığına ve Türkiye-AB arasında Gümrük Birliği anlaşması imzalandığına dikkati çeken Arınç, Sarkozy döneminin ardından Fransa´daki iktidarla Almanya Başbakanı Angela Merkel´in de tutum değişikliği içine girdiğini belirterek, önümüzdeki dönem için daha olumlu düşünmek istediklerini ifade etti.

Türkiye´nin AB´ye ihracatının son dönemde yüzde 45´ten yüzde 30´a indiğini hatırlatan Arınç, buna rağmen Türkiye´nin genel ihracat rakamlarının azalmadığını, arttığını, AB´deki düşüşün Afrika, ABD, Asya pazarlarına yapılan ihracatla fazlasıyla karşılandığını belirtti.

Arınç, laiklikle ilgili bir soru üzerine, 1937´den bu yana Türkiye´deki laiklik uygulamasından dolayı halkın ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek, AK Parti iktidarıyla gerçek anlamda din ve vicdan özgürlüğü, farklı grupların din ve inançlarına saygı ilkesinin daha fazla güçlendiğini ve gerçek laikliğin uygulanmaya başladığını vurguladı.

Çözüm süreci

Türkiye´deki çözüm süreciyle ilgili bir soru üzerine Arınç, Türkiye´de herkesin artık şiddetin ve terörün durmasını istediğini belirterek, son gelişmelerle ilgili olarak katılımcılara bilgi verdi.

Arınç, Türkiye´deki sorunun, sadece güvenlik ve şiddetle ilişkilendirilerek sonuçlandırılamayacağının anlaşıldığına, başka araçların ve aktörlerin kullanılması gerektiğine dikkati çekti.

Paris´te öldürülen 3 kadınla ilgili bir soru üzerine Arınç, "Daha önce Türkiye´de de bunu, vahşi ve gaddarca işlenmiş bir cinayet olarak değerlendirdiğini" hatırlatarak, suçlunun yargı önünde gereken cezayı çekmesini istediklerini ifade etti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Paris´teki temasları çerçevesinde,Fransa senatosundaki Türk Dostluk Grubu Başkanı Gerard Larcher ve meclisteki Türk Dostluk Grubu Başkanı Christophe Bouillon ile çalışma kahvaltısında görüştü.