EN

Başbakan Yardımcısı Arınç, Doha’da düzenlenen El Cezire Forumuna katıldı


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 8’inci El Cezire Forumuna katıldı. ‘Arap Dünyasında Değişim: Nereye?’ temalı etkinliğin açılışında konuşan Arınç, bölgenin dünyanın kalbi olduğunu belirterek, “Sağlıklı bir değişim süreciyle Ortadoğu devletleri ve Arap dünyası, yeniden dünyanın önemli bir denge unsuru olacaktır” dedi. Arınç’a Katar programında, Koordinatörümüz Haşimi de eşlik etti.

Devamını Göster »
Başbakan Yardımcısı Arınç, yaptığı konuşmada, Forumun kısa bir geçmişe sahip olmasına rağmen, katılımcı düzeyi ve ele alınan konularla şimdiden Ortadoğu’nun ve dünyanın en önemli etkinliklerinden biri haline geldiğini belirterek, "Bölgemizin ve dünyanın sorunlarını, daha iyi bir dünya ve Ortadoğu için çalışan, okuyan ve yazan farklı kesimlerle konuşmak başlı başına bir değerdir" dedi.

‘Bölgede büyük bir değişim hamlesi var’
Arınç, "Son yüzyılda büyük sıkıntılar atlatan coğrafyamızda, artık büyük bir değişim ve dönüşüm hamlesi var. Ortadoğu’da, Afrika’da, Asya’da ve Uzakdoğu’da değişimin ruhu, yaşanan tüm sıkıntılara rağmen dimdik ayaktadır. Bu süreci devam ettirmenin en önemli yolu, bölgemizin ve coğrafyamızın geleceğine dair vizyonları açıkça ortaya koymak ve konuşmaktır. Bölge ve coğrafya derken sadece Müslümanları kastetmiyorum. Özellikle farklı dini inançlara mensup kesimler de asli unsurdur ve bütünümüzün mütemmim cüzüdür" diye konuştu.

‘Bu coğrafya dünyanın kalbidir’
Arap dünyasının nereye gideceği sorusunun cevabının da bu birliktelik ve bütünleşmede gizli olduğunu ifade eden Arınç, "Bu coğrafya, dünyanın kalbidir. Ve kalbimizde bir sızı varsa, küresel düzende de bir sıkıntı vardır demektir. Bugün öne çıkan değişim arzusu ve gücü, sadece coğrafyamızı değil, tüm dünyayı ayağa kaldıracak dinamik bir ruhu temsil etmektedir. Bu ruh sayesinde, dünyanın kalbi olan bölgemiz, sağlıklı bir değişim süreciyle, küresel düzenin de sağlıklı bir şekilde işlemesine yol açacaktır. Ortadoğu devletleri ve Arap dünyası, yeniden dünyanın önemli bir denge unsuru olacaktır” dedi.

Bölgede son dönemde yaşanan sorunlara değinen Arınç, "Her ülkenin ve bölgenin kendine has şartları, öncelikleri, yöntemleri, mekanizmaları vardır. Ancak ortak olan, temsilde adalet, yönetimde istikrarı mümkün kılacak, zulmetmeyen, yoksullaştırmayan refahı yükselten bir düzeni sağlamaktır. Bu sağlanmadığı zaman neler olabileceğini halk hareketleri sürecinde gördük ve görüyoruz" dedi. Arınç, kavganın ve husumetin hiçbir faydasının olmadığını vurgulayarak, "Bizler, dünyaya barış, huzur ve adalet mesajları verelim. Ancak evvela şapkalarımızı önümüze koyalım ve Suriye’yi, Mısır’ı en azından ölümlerin olmadığı bir ortama kavuşturalım. Gelin artık geleceği konuşalım. Türkiye olarak biz buna hazırız" dedi.

‘Türkiye olarak duyarsız kalamazdık’
Türkiye´nin bölgede yaşanan gelişmelere yönelik tutumunu anlatan Arınç, "Arap coğrafyasında başından itibaren yaşanan gelişmelere, Türkiye olarak duyarsız kalamazdık. Türkiye uzun dönüşüm süreçlerinden evrilerek bugünlere gelmiş bir ülkedir. Ne yalancı baharların, ne de kışların arkasından gitmez. Türkiye, güçlü ilişkiler ve dinamik politikalar ile dünyaya barış, huzur ve güven mesajı vermek istiyor" diye konuştu.

Türkiye´nin bölgede yapıcı bir rol oynadığını vurgulayan Arınç, "Bölgedeki tüm halkları ebedi kardeşlerimiz olarak gördük ve mezhepsel gerilimleri azaltmayı görevimiz bildik. Bu konuda, Türkiye’nin son derece yapıcı bir rol oynadığına dair örnekler, yakın geçmişte fazlasıyla mevcuttur. Ayrıca, Arap dünyasındaki sorunlara karşı Katarlı dostlarımızın ortaya koydukları büyük gayretleri de yakından izliyor ve yürekten destekliyoruz" dedi.

´Çift taraflı etkileşim olmalı´
Türkiye´nin değişim sürecini çift taraflı etkileşim olarak gördüğünü vurgulayan Başbakan Yardımcısı, "Dost ülkelerin bizi farklı bir konumda görmelerinden memnuniyet duysak da kimseye ´ağabeylik´ yapma veya akıl verme iddiasında da değiliz. Türkiye insan haklarını, adaleti ve bölgesel işbirliğini önceleyen politikalarına devam edecektir. Bizlerin de Arap dostlarımızdan ve tüm dünyadan alacağımız dersler vardır. Biz Türkiye olarak bu değişim sürecini çift taraflı bir etkileşim olarak gördük. Bu noktada önemli olan aynı masanın etrafında fikir alışverişinde bulunmak ve ahlaki erdemi korumaktır” dedi.

‘Bölgenin geleceğinden ümitliyiz’
Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesi ülkelerinin son 10 yılda ortalama yüzde 5 büyüme sağladığını belirten Arınç, bölge ülkelerinin Türkiye’nin ihracatındaki paylarının da 3 kat arttığını bildirdi. Arınç, "Serbest dolaşımın önündeki engellerin aşılması, ulaşım imkânlarının iyileştirilmesi de tamamlayıcı unsurlar olacaktır. Türkiye olarak biz bölgenin geleceğinden ümitliyiz. Sürecin olumlu şekilde sonuçlanacağına, bu bağlamda bölge halklarının seslerine kulak verilen ve talepleri yerine getirilen yönetimlere sahip olacaklarına, ekonomik açıdan daha müreffeh yaşam standartlarının sağlanacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Öte yandan, medya ve iletişimi, Arap dünyası ile ilişkilerin gelişmesinde çok önemli bir alan olarak gördüğünü vurgulayan Arınç, "TRT’nin 15 ayrı kanalı var. Bunlardan biri 4 yıldan bu yana yayın yapan TRT Arapça ve diğeri de 5 yıla yakın bir süredir yayın yapan TRT Kürtçe kanalımızdır. Yine, TRT İngilizce haber kanalı da bir kaç ay sonra faaliyete geçecek. Resmi haber ajansı, Anadolu Ajansımız olarak Ortadoğu ve Afrika’yı, öncelikli alan seçtik. Ortadoğu’da 14 tane ofisimiz var, 300’e yakın gazeteciyle hizmet veriyoruz" dedi.

´Katar´la ekonomik ilişkilerimiz çok güçlü´
Arınç, Doha programı kapsamında, Katar Başbakanı ve İçişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Nasser bin Khalifa Al-Thani ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, Katar´la Türkiye arasındaki ilişkilerin çok iyi düzeyde olduğunu vurgulayarak, "Son yıllarda bu siyasi ilişkilerimiz ekonomik anlamda da büyük gelişme gösterdi. Şu anda Türkiye´den 60 büyük yatırımcı, Katar´da 13,5 milyar dolar değerinde iş aldı. Bunlar altyapı hizmetlerinden ulaşıma, büyük binaların müteahhitlik hizmetlerine kadar devam ediyor. Katar´da 2022 Dünya Kupası oynanacak. Katar bunun için 100 milyar dolarlık bir yatırım portföyüne sahip. Bundan da en büyük payı Türk yatırımcılarının aldığını biliyoruz. Katar´la Türkiye arasında savunma sanayine yönelik işbirliği mevcut" dedi.
 
Başbakan Yardımcısı Arınç daha sonra, İslam Sanatları Müzesini ziyaret etti. Arınç, müzede Emevi, Abbasi, Endülüs ve Osmanlı gibi tarihteki birçok İslam medeniyetine ait eserleri inceledi.

Katar programının ikinci gününde Arınç,  Başbakan Yardımcısı Ahmad bin Abdullah bin Zaid Al-Mahmoud ile Bakanlar Kurulu binasında görüştü. Mahmoud´un makamında gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi yollarının ele alındığı belirtildi. Arınç ayrıca, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Dr. Hessa Sultan al Jaber ile de bir araya geldi. Arınç ve beraberindeki heyet, Al Jaber´le gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, buradaki İletişim ve Bilgi Teknolojileri Fuarı´nı gezdi. Arınç, gezide fuardaki ürünler hakkında bilgi aldı ve Katar´daki Türk firmalarının, inşaat ihalesini aldığı metro ağının güvenlik sistemini inceledi. Başbakan Yardımcısı Arınç, tarihi çarşıdaki gezinin ardından, Türkiye´nin Doha Büyükelçiliği konutunda, onuruna verilen akşam yemeğinde, Türk vatandaşlarıyla bir araya geldi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Katar ziyareti sırasında ülkenin önde gelen yayın organlarına da röportajlar verdi. İlk olarak El Cezire televizyonunu ziyaret eden Başbakan Yardımcısı, katıldığı ´Günün Röportajı´ isimli programda gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Arınç´ın mülakatı, 30 Mayıs Cuma günü 18.30´da yayınlanacak. Al Şark gazetesi muhabiriyle bir söyleşi gerçekleştiren Arınç ayrıca, Voice of Russia´nın Türkiye gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.