EN

Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu, ‘İyi Niyet Mektubu’nu Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’na sundu


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in başkanlığını yürüttüğü ve İslam bilginlerinden oluşan Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu, İyi Niyet Mektubu’nu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na sundu.

Devamını Göster »
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 32 ülkeden 100´ü aşkın İslam âliminin katılımıyla geçen yıl düzenlediği ‘Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi’ toplantısında alınan karar gereği oluşturulan ‘Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu’ Ankara’da temaslarına başladı. Bu kapsamda, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nda Temas Grubu’nun ikinci toplantısı gerçekleştirildi.

‘İyi Niyet Mektubu’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuldu
Toplantı sonrası, Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in başkanlığındaki temas grubu, hazırlanan İyi Niyet Mektubunu sunmak üzere önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Başbakanlık’ta görüştü. Başkan Görmez ile İslam dünyasından temsilcilerinin yer aldığı heyet, daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul edildi. Heyet, hazırlanan İyi Niyet Mektubunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sundu.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in başkanlığını yürüttüğü Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu’nda Katar’dan Prof. Dr. Ali Muhyiddin El-Karadaği, Lübnan’dan Dr. Ali El-Hakîm, Suudi Arabistan’dan Prof. Dr. Munir El-Beyati, Yemen’den Dr. Abdulwahab Lutf El Dailami, Irak’tan Dr. Huseyın Gazı Al-Samarrai, İran’dan Hojatoeslam Ahmad Moballeghi, Filistin’den Dr. Nawaf Tekrory, Suriye’den Dr. Mouaz Al Khatıb, Bosna Hersek’ten Bosna Hersek Reisu’l-Uleması Hüseyin Efendi Kavazoviç ile Tunus’tan Abdulmajid Najjar yer alıyor.

Öte yandan, Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu"nun "Ankara Buluşması" kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Grubun iki gündür çalışmalarda bulunduğu ve geleceğe yönelik yol haritasını belirlemeye çalıştığını belirten Görmez, "Üzerinde durduğumuz konulardan biri gideceğimiz her yere bir barış, iyi niyet mektubu sunmak. Gerek İslam bilginlerine, dini müesselerin başındaki insanlara, âlimlere ve gerekse devlet adamlarına, ülkelerin yöneticilerine bir iyi niyet mektubunu, İslam bilginlerinin iyi niyet mektubunu sunmak kararı aldık" dedi.

Toplantıda mektubu basın mensuplarıyla paylaşan Görmez, İslam dünyasının ve Müslümanların yüzyılın en zor şartları altında yaşadığı ve sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirtti. İnsanlık tarihinin tevhitle şirkin, iyiyle kötünün, hak ile batılın ve adaletle zulmün arasındaki mücadeleyle geçtiği belirtilen mektupta, İslam dünyasının her bölgesinden İslam bilginleri İstanbul´da ‘Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi’ adıyla toplandığı hatırlatıldı.

Toplantı kapsamında alınan kararların takipçisi olmak üzere 10 kişilik bir temas grubunun oluşturulduğu anımsatılan mektupta, “Tamamen dini bir sorumlulukla hareket edecek olan bu grubun temel dinamizmi İslam kardeşliğinin tesisi ve toplumsal barışın egemen kılınması olacaktır. Hak, hukuk ve adaletin tesis edilmesini hedefleyen bu grup insan haysiyeti ve onurunu aziz görerek bir insanın öldürülmesini insanlığın öldürülmesi olarak kabul etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Temas grubu üyelerinin de görüşlerini paylaştığı toplantının sonunda, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile Bosna Hersek Reisu´l-Uleması Hüseyin Efendi Kavazoviç tarafından, iki kurum arasında işbirliği anlaşması da imzalandı.

Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunduğu ‘İyi Niyet Mektubu’nun tam metni şöyle:

Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN
T.C. Cumhurbaşkanı

İslam Dünyası ve Müslümanlar yüzyılımızın en zor şartları altında yaşamakta ve sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Uzun süredir İslam dünyası gerek iç ve gerekse dış sebeplerle bir belirsizlik içerisine girmiştir. Başta Filistin ve Suriye sorunu olmak üzere Müslüman toplumlardaki iç çekişmeler giderek şiddet ve çatışma eğilimini artırmaktadır. Yaşanan bu süreçte adam öldürmeler, intihar saldırıları, masum insanları kaçırmalar, camileri bombalamalar, kutsal mekânları tahrip etmeler ve milyonları yerlerinden yurtlarından etmeler sadece buradaki insanları etkilemekle kalmıyor, İslam algısını tahrip ediyor ve tüm dünyadaki Müslümanların başlarını öne eğdiriyor. Bu durum azınlık olarak yaşadıkları bölgelerde Müslümanları toplumsal dışlanmaya ve ötekileştirilmeye maruz bırakıyor. Müslümanlar bulundukları coğrafyalarda korku, dışlanma ve şiddet tehdidi altında yaşamayla karşı karşıya kalıyorlar. Bugün bir endüstriye dönüşen İslamofobi, İslam dünyasındaki çatışmaları ve yaşanan manzaraları gösterip Müslümanlar aleyhine acımasız bir propaganda yaparak İslam’la ilgili korkuyu yüreklere salmaya çalışıyor. Gelecekte daha da tahripkâr olacak bu durum karşısında büyük bir sessiz çoğunluğun vicdanı yaralıyor ve yürekler bu acıyı taşıyamaz hale geliyor. Düne kadar her biri selam ve eman yurdu olan İslam şehirleri kaosla, çatışmayla ve ölümlerle anılır duruma geliyor.

Tüm peygamberlerin ortak mesajı, İslam’ın evrensel barış içeren mesajıdır: Zulmetmeyeceksin, adam öldürmeyeceksin, yeryüzünde fitne ve fesad çıkarmayacaksın! Herkesin namusunu, canını, nesebini, iffetini, şerefini ve haysiyetini dokunulmaz sayacaksın! İnsanlık tarihi tevhitle şirkin, iyiyle kötünün, hak ile batılın ve adaletle zulmün arasındaki mücadeleyle geçmiştir. Bu bağlamda peygamberlerin varisleri olarak içinizden bir grup bulunsun, iyiliği emretsin, kötülükten alıkoysun hükmünce İslam dünyasının her bölgesinden İslam bilginleri İstanbul’da “Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi” adıyla toplanarak 3 günlük müzakere sonucunda tüm Müslümanlara ekteki deklarasyonu yayınlamışlardır.

Alınan karar doğrultusunda bu inisiyatife katılanlar arasında kararların takipçisi olmak üzere 10 kişilik bir temas grubu teşkil edilmiştir. Tamamen dini bir sorumlulukla hareket edecek olan bu grubun temel dinamizmi İslam kardeşliğinin tesisi ve toplumsal barışın egemen kılınması olacaktır.

Hak, hukuk ve adaletin tesis edilmesini hedefleyen bu grup insan haysiyeti ve onurunu aziz görerek bir insanın öldürülmesini insanlığın öldürülmesi olarak kabul etmektedir. Temas grubunun başta gelen cehdi, Müslümanların kanının akmasını önlemek ve toplumlardaki sorunların çatışmazlık esasıyla çözüme kavuşması için girişimlerde bulunmak olacaktır.

İş bu temas grubu aşağıdaki çalışmaları yapacaktır:
1- Temas grubu en üst düzeyde bütün ülkeler, kuruluşlar, uluslararası teşkilatlar nezdinde girişimlerde bulunarak çatışmazlık halinin sağlanması ve toplumsal barışın hayata geçirilmesi için çaba gösterecektir.
2- İslam dünyasında yaşanan çatışmaların kalıcı etnik ve mezhepsel bir yapıya dönüşmemesi için ilgili tüm kurum ve kuruluşlar nezdinde gerekli girişimlerde bulunacaktır.
3- Başta İslam ülkeleri olmak üzere, tüm dünyada İslam’ın barış ve çatışmazlık dilinin yaygınlaşması için entelektüel bir çaba ve gayret içinde olacaktır.
4- Sıcak çatışma alanlarında ve çatışan taraflar nezdinde, sorunların dini hassasiyetler çerçevesinde çözülmesi için çaba sarf edecek ve çatışmazlık ortamını sağlamaya çalışacaktır.
5- Uluslararası kurum ve kuruluşlar üzerinde baskı oluşturarak, İslam dünyasında terör, şiddet vb. tutum, yol ve yöntem içerisinde bulunan tüm grupların marjinalize edilmesi için gayret edecektir.
6- Mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun, İslam toplumlarına yön veren İslam alimlerinin barış ve itidal çabalarına katkı sağlamalarını temin etmeye çalışacaktır.
7- Barış içinde birlikte yaşama ve iletişime açık olma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla İslam alimleri arasında irtibat sağlayacak ve bu kültürü ümmetin arasında yayma gayreti içinde olacaktır.

Çalışmalarımızda muvaffakiyet nasip etmesi için Rabbimizin yardımının bizimle olması dua ve niyazımızdır.

Zât-ı âlilerinin “Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu” na vereceği manevi destek en büyük güç kaynağımız olacaktır.

Saygılarımızla…