EN

Bülent Arınç Almanya´yı Ziyaret Etti


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 4-7 Mart tarihlerinde Almanya´daydı. Berlin ve Köln’de resmi temaslarda bulunan Arınç, iki ayrı konferansta konuşma yaptı. Almanya ziyaretinde Bülent Arınç’a; Koordinatörümüz Cemalettin Haşimi, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ve Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Gürsel Dönmez eşlik etti.
 


Devamını Göster »
Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç´ın Uluslararası ve Kültürlerarası Diyalog Enstitüsündeki "Müslümanlar, Museviler ve Hristiyanlar: Barış Mümkündür!" başlıklı konferansta gerçekleştirdikleri konuşmanın tamamı için: kdk.gov.tr/haber/basbakan-yardimcisi-bulent-arincin-05032013-tarihli-muslumanlar-museviler-ve-hristiyanlar-baris-mumkundur-baslikli-konferansta-yaptiklari-konusma-uluslararasi-ve-kulturlerarasi-diyalog-enstitusu-berlin/235

Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç´ın Konrad Adenauer Vakfı ve Humboldt Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen "Türkiye’nin Değişimi, 2023 Vizyonu ve Avrupa" başlıklı konferansta gerçekleştirdikleri konuşmanın tamamı için: kdk.gov.tr/haber/basbakan-yardimcisi-bulent-arincin-06032013-tarihli-turkiyenin-degisimi-2023-vizyonu-ve-avrupa-baslikli-konferansta-yaptiklari-konusma-konrad-adenauer-vakfi-ve-humboldt-universitesi-berlin/236

Programına başkent Berlin’den başlayan Bülent Arınç, Türkiye´nin Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu ve beraberindekilerle eski Doğu Berlin ile Batı Berlin arasında kontrol noktası olan Checkpoint Charlie´yi gezdi. Heyet "Mauermuseum" adlı Berlin Duvarının kalıntılarının ve duvarla ilgili bilgilerin yer aldığı açık hava müzesini ziyaret etti.

Berlin Türk Şehitlik Camiine de giden Arınç, dernek başkanı Ender Çetin´den cami hakkında bilgi aldı. Daha sonra Ermeni suikastçılar tarafından öldürülen Cemal Azmi Bey ile Bahattin Şakir´in, Almanya´da milli görüş teşkilatının kurucularından Yusuf Zeynel Abidin´in ve diğer bazı Türklerin mezarlarını ziyaret etti.

Başbakan Yardımcısı Arınç, 5 Mart’ta Uluslararası ve Kültürlerarası Diyalog Enstitüsü tarafından düzenlenen konferansa katıldı. Arınç, “Müslümanlar, Museviler ve Hristiyanlar: Barış Mümkündür! Geçmiş ve Mevcut Durumda Barış içinde Birlikte Yaşamanın Örnekleri-Geleceğe dair Perspektifler” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada; barış ve kardeşliğin tesis edilebilmesi için diyaloğun şart olduğuna vurgu yaptı. "Diyalog, dinlerin ve kültürlerin birbirlerine karşı tahakküm etmesi değil, karşılıklı anlayış ve kabullenme çabası olarak görülmelidir. Birbirimizle konuştukça ne kadar yakın olduğumuzu daha iyi anlayabiliriz. Şu an coğrafi bilimlerde dünya üzerine çizilmiş sanal paralel ve meridyenler gibi dinleri, inançları ve insanları ayırırsak, bölersek ve ya istediğimiz gibi konumlandırırsak, dinler arası diyalog değil ancak monolog yapmış oluruz. Öncelikle önyargılarımızdan ve basmakalıp kabullerden kurtulmamız gerekmektedir" diyen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Radikalleşme ve terörizmle bir dinin yan yana getirilerek korku ortamı oluşturulması bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Belli radikal ve şiddeti kullanan grupların, İslam’ı kullanarak yapmış oldukları saldırılar ve eylemler ancak kendilerini bağlar. İslam dini hiçbir şekilde terörü meşru görmez. Terörizmin dini olmaz, ancak terörizm dini kullanabilir. Yine kökten dincilik her dine mensup insanların sebep olabilecekleri bir sorundur. Bunun aşılması için, bizlerin kökten dinciliğe değil, kökten diyaloğa ihtiyacımız vardır... Bu sebeple, hem anti-semitizme hem İslamofobiye, hem de bundan sonra Hristiyanlıkla ilgili ortaya çıkabilecek bir karşıtlığa karşı, ortak hareket edilmesi ve tavır alınması kültürlerarası ve dinlerarası diyaloğun olmazsa olmazıdır."

Türkiye´nin, hiçbir şekilde bir dinin mensuplarıyla veya inananlarıyla bir sorunu olmadığının altını çizen Arınç, günümüzde devletlerarası ilişkilerde yaşanan sorunların, sanki toplumlar arasında da yaşanıyor gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti. "Türkiye, dinler arası diyalog ve empati konusunda hem tarih boyunca, hem de günümüzde değerli katkılar vermiştir. Türkiye, her üç semavi dinin de inananlarının olduğu, kutsal mekânlarının yaşatıldığı, tam bir dini mozaik ülkesidir" diyen Arınç, Türkiye’nin farklılıkları bir zenginlik olarak gördüğünü ve birlikte yaşamın, toplumu huzur ve barış içinde tutacağını belirtti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Berlin´de, Süryani Kilisesi cemaatiyle bir araya geldi. Süryani Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin ile kiliseye kadınların zılgıtları eşliğinde gelen Arınç, cemaat temsilcileriyle sohbet etti. Arınç, burada yaptığı konuşmada, hükümet olarak Mor Gabriel Manastırı arazisi meselesine iyi niyetli yaklaştıklarını ancak "mahkeme kararlarının ellerini kollarını bağladığını" belirtti. Bugüne kadar bu konuda mahkemelerin hep aleyhte karar verdiğini ve Yargıtayın da bunu onadığını vurgulayan Arınç, bu meselenin çözümü konusunda hukukçuların çalıştığını ifade ederek, “Mor Gabriel konusunda olumlu sonuca ulaşacağız. İnşallah hayırlı olsun” dedi.

Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin de AK Parti hükümetini övdü ve 11 yıllık icraatlarından çok memnun olduklarını söyledi. Türkiye’deki ve dünyadaki Süryanilerin, Türkiye’nin AB’ye girmesi için çaba harcadıklarını ve dua ettiklerini ifade eden Çetin, "Ülkemizin birlik ve beraberliğini istiyoruz" diye konuştu. Türkiye´deki Süryanilerin en önemli sorunlarının Mor Gabriel Manastırı sorunu olduğunu dile getiren Çetin, “Müslümanlık için Mekke, Medine, Kabe ne kadar kutsalsa ve önemliyse biz Süryaniler içinde Mor Gabriel o kadar önemli” ifadesini kullandı.

Sohbet esnasında, Johan Teber adlı yaşlı bir papaz, Aramice dilinde Arınç’a bazı konuları anlattı. Çetin’in tercüme ettiği konuşmada Teber, 40 yıldır Almanya’da yaşadığını, rüyalarında hep Türkiye’yi gördüğünü anlattı. Teber, Bülent Arınç’ı çok sevdiklerini de sözlerine ekledi.

Bülent Arınç, 6 Mart günü Berlin’de Konrad Adenauer Vakfı ile Humboldt Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen “Türkiye’nin Değişimi, 2023 Vizyonu ve Avrupa” başlıklı konferansa katılarak konuşma yaptı.

Arınç, 2023 vizyonunun, dönüşüm sürecini en iyi şekilde özetleyen ve en somut şekilde gösteren vizyon olduğunu belirterek, “İç siyasette ana hedefimiz demokratikleşmedir. Geleceğe dair somut hedefler koyuyoruz. Bu açıdan 2023, sadece bir partinin seçim söylemi değil, büyük bir tarih felsefesi, siyaset felsefesi ve somut başarılarla gerçekleştirilmiş ekonomik hedeflerin toplamıdır” diye konuştu.

İç siyasetteki demokratikleşme perspektifinde büyük adımlar atıldığını belirten Başbakan Yardımcısı Arınç, Türkiye´de konuşulamayan konuların çözüm sürecine girdiğini belirterek, şöyle devam etti: “Toplumsal barışı temin eden ve siyasetin demokratik, çoğulcu ruhunu koruyan yüzlerce düzenlemeye imza atmayı başardık. Konuşulamayan konular, tartışılmak bir yana, çözüm sürecine girmiştir. Müslüman olmayan vatandaşlarımızın mevcut hakları teminat altına alınmış, talepleri demokratik mekanizmalar çerçevesinde karşılanmıştır. Türkiye’de, daha önce farklı mekanizmalarla engellenen büyük bir diyalog ve tartışma kültürü oluşmuştur. Tabular üzerine inşa edilen bir devlet anlayışından, tabuları kıran demokratik ve çoğulcu ruhu merkeze alan bir Türkiye inşa edilmiştir. Bu süreçte devlet ve sivil toplum kuruluşları arasındaki ilişkilerde büyük bir dönüşüm yaşanmış ve devlet vatandaşını ve örgütlenmesini tehdit olarak gören bir devlet anlayışından, onları teşvik eden bir anlayışa doğru dönüşmüştür.”

2023 Vizyonunda yeni bir anayasanın en kısa zamanda çıkartılmasının hedeflendiğini ve reformist bir siyaset kültürünün güçlendirilerek, uzlaşma kültürüne dayalı bir siyasetin hakim kılınması, devlet ve vatandaş arasındaki ilişkiyi normalleştirme sürecinin derinleştirilmesinin amaçlandığını vurgulayan Bülent Arınç, bu çerçevede kamu yönetimine vatandaşların doğrudan katılımını sağlayacak tüm mekanizmaları daha da güçlendirmeyi ve hızlı karar alabilen, ama hesap verebilen bir siyasal sistem inşa etmeyi hedeflediklerini kaydetti.

2001´de büyük krizler yaşayan, en ufak bir siyasi anlaşmazlıkta darboğaza giren, borç batağına saplanmış bir rant ekonomisinden tamamen uzaklaşmış bir Türkiye ekonomisi inşa ettiklerini ifade eden Arınç, Türkiye´nin bugün, dünyanın 16. ve Avrupa´nın 6. büyük ekonomisi olduğuna dikkati çekti.

Arınç, Türkiye´de 2002’de 230 milyar dolar olan GSMH´nin 2012’de 772 milyar dolara ulaştığını ve 2023 Vizyonu gereğince en az 2 trilyon dolarlık bir ekonomi büyüklüğüne ulaşarak GSMH büyüklüğü bakımından dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer alınmasının hedeflendiğini söyledi.

Dış politika alanında da ana stratejinin, büyük bir tarih felsefesi, derin bir coğrafya perspektifi ve çoğulcu bir siyaset vizyonu etrafında normalleşme stratejisi olduğunu kaydeden Arınç, “Bu alanda da hedefimiz, başından beri bölgesel ve küresel siyasette aktif bir özne olarak harekete geçmek suretiyle, adil bir küresel düzenin ortaya çıkmasına katkıda bulunmaktır. Türkiye’nin dış politikada aktif olduğu alanlar, sürekli olarak artmış, dış politika gündemi zenginleşmiştir” dedi.

Arınç 2023 yılında bölgesel ve küresel siyasette aktif olunan tüm alanlarda ilişkileri derinleştirme çabasını devam ettiren ve bu çerçevede, AB üyesi olmuş, Ortadoğu ve Afrika ülkeleriyle tecrübe paylaşımını güçlendirmiş bir Türkiye´nin bölgesel ve küresel siyasette istikrar kurucu ülke olmayı hedeflediğini vurguladı.

Türkiye´nin 2023 Vizyonu çerçevesinde AB ile olan ilişkilerinde stratejik kararlılığını sürdürdüğünü belirten Arınç, AB sürecinin ve gereklerinin daha önce hiçbir iktidarın konuşmaya dahi cesaret etmediği şekilde peyderpey gerçekleştirildiğini ve Türkiye’nin bugün fiilen ve birçok açıdan Avrupa´nın ve Avrupa Birliği´nin bir parçası olduğunu vurguladı.

Avrupa Birliği vizyonuna gereğinden ve hak ettiğinden fazla eleştiri gelmesine gönüllerinin razı olmadığını vurgulayan Arınç, şöyle konuştu: “Hani sürekli olarak AB bitti diyorlar ya, biz buna prim vermiyoruz. 50 yıldır inişli çıkışlı bir ilişkiyi ilk defa biz AK Parti olarak sistematik bir biçimde derli toplu bir siyasetin ve vizyonun parçası kıldık. Günü kurtarmak için değil, gerçekten Türkiye´nin ihtiyaçları ve AB vizyonunun gerekleri çerçevesinde somut ve net adımlar attık. Müzakereleri başlattık, ancak başlattık ama ondan sonra bir şeyler oldu ve AB büyük bir kararsızlık süreci içine girdi. Biz iç tartışmaları, iç sıkıntıları, dinamikleri, genişlemeyle gelen muhtemel sorunları ve zaman zaman Avrupa´nın geleceğine dair kafa karışıklığını anlıyoruz. Büyük ve tarihi bir dönüm noktasındayız. Hem Avrupa için hem AB için hem de Türkiye için. Bu noktada elbette tarihin yükü, şimdiki zamanların sıkıntıları ve geleceğin belirsizliği bazı tereddütler yaratıyor anlaşılan. Bunu nasıl yapacağımız açıktır. Tıkanan başlıkları bir bir açmak, bu sürecin gereklerini hızlandırmak.”

AB ülkelerindeki iç sorunları anladıklarını ve Türkiye’nin, Avrupa’ya yük olmaya değil, yük almaya geldiğinin altını çizen Arınç, “Türkiye, AB’ye kurucu değerleri etrafında yolculuğuna güçlü bir biçimde devam etmesine destek vermeye geliyor. İçe kapanmaktan kaçınan, cesur kararlar alabilen, yabancı düşmanlığına prim vermeyen, bölgesel ve küresel ilişkilerde tarihi izleyen değil, biçimlendiren ve yön veren bir Türkiyeli AB vizyonunu derinleştirmeye geliyor” dedi.

Arınç, AB’nin Avrupalı dostu olan bir Türkiye olarak çağrıda bulunduklarını belirterek, “Gelin yarım asır sonra, Türkiye’nin yaşadığı büyük dönüşümü, AB’nin tarihi mirasıyla birleştirelim” diye konuştu.

Arınç, bugünkü AB liderlerine çağrılarının bu ruhu diriltmek olduğunu dile getirerek, “Kaygıları-korkuları bir yana bırakarak, cesur kararlar almaya hazırlanmak, AB’yi, Türkiye ile beraber, Türkiyeli bir AB olarak dünya siyasetinde söyleyecek bir sözü olma noktasında son derece güçlü kılacaktır”dedi.

2023’ün Türkiye için cesur bir sürecin yol haritası olduğunu ve önemli sorunun ise Avrupa Birliği’nin bir yol haritasına sahip olup olmadığı sorusu olduğunu sözlerine ekledi.
Arınç, Konrad Adenauer Vakfı’nda yaptığı konuşmanın ardından, katılımcıların sorularını yanıtladı.

Programın son gününde Köln’e geçen Arınç, Avrupa Türk Demokratlar Birliği Genel Merkezi´ni ziyaret etti. Arınç burada, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu yetkililerini kabul etti. Arınç ve beraberindeki heyet daha sonra Diyanet İşleri Türk İslam Birliği tarafından yapılan Köln Merkez Cami inşaatında incelemelerde bulundu.

Arınç, Anadolu Üniversitesi ve TRT işbirliğiyle kurulan TRT Köln stüdyosunu hizmete açtı. Stüdyo açılışına, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ve Anadolu Üniversitesi rektörü Davut Aydın ve çok sayıda davetli katıldı.

 
TÜRKİYE-ALMANYA İLİŞKİLERİNE DAİR BAZI VERİLER


* Almanya’da yaşayan Türk kökenli vatandaşlarımızın sayısı: Yaklaşık 3 milyon (Almanya’da yaşayan 4 milyon Müslüman’ın %70’i Türkiye kökenlidir.)
* Federal Almanya Meclisindeki Türk kökenli milletvekilleri: Aydan Özoğuz (SPD), Sevim Dağdelen (Die Linke), Ekin Deligöz (Yeşiller), Mehmet Kılıç (Yeşiller), Serkan Tören (FDP)
* Türk kökenli bakan ve parti temsilcileri: Cem Özdemir Yeşiller Eş Başkanı, Dilek Kolat (SDP) Berlin Eyaleti Uyum Bakanı, Bilkey Öney (SDP) Baden Wüttenberg Eyaleti Uyum Bakanı
* Müslüman Çatı Kuruluşları: ISLAMRAT (Kuruluş: 1986, Üye sayısı: 37), ZENTRALRAT (Kuruluş: 1994, Üye sayısı: 22), Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM) (Kuruluş: 2007)

- Daha önceki görevleri sırasında Almanya’yı farklı vesilelerle ziyaret eden Sayın Abdullah Gül; Cumhurbaşkanlığı görevi sürecinde ise ülkeye 3 ziyaret gerçekleştirmiştir. Sayın Gül’ün seyahatleri; 2008 yılı Frankfurt Kitap Fuarı, 2009 NATO’nun 60. Kuruluş Yıl Dönümü Zirvesi ve 2011 Berlin’e resmi ziyaret kapsamında gerçekleştirilmiştir.
- Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık görevine başladığı 15 Mart 2003 tarihinden itibaren ziyaret ettiği 92 ülke arasında, en fazla seyahat ettiği ülke Almanya olmuştur. Sayın Erdoğan, Almanya’ya 14 ziyaret gerçekleştirmiştir.
- Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç, Almanya’yı 5 kez ziyaret etmiştir. (Haziran 2004, Aralık 2007, Şubat 2011, Nisan 2011 ve Ocak 2012)
- Almanya, Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biridir. Türkiye, 2012 yılında Almanya’ya 12,9 milyar dolarlık ihracat yaparken; bu ülkeden 21,4 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. Almanya, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı birinci; en fazla ithalat yaptığı ikinci ülkedir.
- Ülkemizin tarihinde önemli bir yere sahip olan göç serüveni resmi olarak, Federal Almanya Cumhuriyeti ile 30 Ekim 1961 tarihinde yapılan “Türkiye-Almanya İşgücü Göçü Anlaşması” ile başlamıştır.
- Almanya´ya işçi olarak gelen Türkler Frankfurt, Berlin, Köln, Hamburg, Düsseldorf ve Münih gibi büyük sanayi merkezlerinin yoğun olduğu kentlerde yaşamaktadır.
- 1 Ocak 2000 tarihinde yürürlüğe giren Vatandaşlık Yasası, Türklere çifte vatandaşlık imkanı tanımamaktadır.
- Türk kökenli vatandaşlarımıza, Türkiye’de haklarını kaybetmemeleri için Mavi Kart verilmektedir.
- Göçten 50 yıl sonra, Türkler Almanya´da artık sadece işçi değil, aynı zamanda çok başarılı siyasetçi, işadamı, bilim adamı, sanatçı ve sporcu yetiştiren bir topluluk olmuştur.
- Spor yaşantısına Almanya’da başlayan çok sayıda Türk kökenli futbolcu, ülkemizdeki kulüplerde de forma giyme imkânı bulmuştur. İlyas Tüfekçi, Altıntop kardeşler, Yıldıray Baştürk, Erdal Keser, Ümit Karan ve İlhan Mansız bu isimlerden bazılarıdır.
- Avrupa’nın seçkin kulüplerinde forma giyen çok sayıda Türk kökenli futbolcu bulunmaktadır. Bunlar arasında en popüler isim Mesut Özdil’dir.
- Almanya’daki Türkiye kökenli vatandaşlarımız, sanat alanında da önemli eserler vermektedir. Örneğin, Berlin Altın Ayı ödüllü Türk yönetmen Fatih Akın’ın “Kurz und Schmerzlos” (Kısa ve Acısız-1998) ve “Gegen die Wand” (Duvara Karşı-2004) gibi filmleri dünya çapında beğeni toplamıştır.
- 2012 yılı itibariyle Almanya’da farklı alanlarda iş yapan Türkiye kökenli girişimcilerin sayısı 70 bin civarındadır.
- 2012 yılı sonu itibariyle, Federal Almanya Cumhuriyetinden toplam 20 basın yayın kuruluşunun (1 ajans, 2 dergi, 4 radyo, 4 televizyon, 9 gazete) 34 temsilcisi, ülkemizde daimi muhabir statüsünde görev yapmaktadır.
- Hürriyet, Sabah, Zaman, Milli Gazete ve Türkiye Gazetesi gibi ulusal basın kuruluşlarının yanı sıra, 200’e yakın Türkçe yerel gazete ve dergi Almanya’da yayın yapmaktadır.
- Almanlar, yıllık 5 milyon turistle, ülkemizi ziyaret eden yabancı turistler arasında birinci sırada yer almaktadır.
 
BASIN YANSIMALARI

CNNTÜRK
07.03.2013
Tutuklu Gazeteciler Kanundan Yararlanacak
www.cnnturk.com/2013/guncel/03/07/tutuklu.gazeteciler.kanundan.yararlanacak/699123.0/index.html

RADİKAL
07.03.2013
Arınç: Tutuklu Gazetecileri Çıkaracak Kanun Geliyor
www.radikal.com.tr/Radikal.aspx

ZAMAN
07.03.2013
Bülent Arınç Tutuklu Gazeteciler Hakkında Konuştu
www.zaman.com.tr/gundem_bulent-arinc-tutuklu-gazeteciler-hakkinda-konustu_2062127.html

ANKARA HABER
07.03.2013
Bülent Arınç, "Tabuları Yıktık"
www.ankarahaber.com/haber/Bulent-Ar%C4%B1nc-Tabular%C4%B1-y%C4%B1kt%C4%B1k-/131154

YENİŞAFAK
06.03.2013
Arınç:Oylarınız Altın Değerinde
yenisafak.com.tr/politika-haber/arincoylariniz-altin-degerinde-05.03.2013-496392

HABER PUSULA
06.03.2013
Bülent Arınç´tan AB´ye Net Mesaj
www.haberpusula.com/bulent-arinctan-abye-net-mesaj-haberi-1156799.html

YENİŞAFAK
06.03.2013
Türkiye´ye Kanat Açtı
yenisafak.com.tr/aktuel-haber/turkiyeye-kanat-acti-07.03.2013-496717

MİLLİYET
05.03.2013
Arınç: Milletimiz Adına Elimizi Taşın Altına Koyduk
siyaset.milliyet.com.tr/arinc-milletimiz-adina-elimizi-tasin-altina-koyduk/siyaset/siyasetdetay/05.03.2013/1676603/default.htm

DÜNYA
05.03.2013
Onlar Eleştirebiliyorsa, Biz de Eleştirmiş Olabiliriz
www.dunya.com/onlar-elestirebiliyorsa-biz-de-elestirmis-olabiliriz-183823h.htm