EN

Türkiye ve Mısır’daki Demokratik Dönüşüm ve Anayasa Çalışmaları, Kahire’de İki Ayrı Toplantıda Tartışıldı


Koordinatörlüğümüzün yürüttüğü "Ülke Programları" kapsamında, 23-24 Ekim 2011 tarihlerinde Mısır’da iki ayrı konferans düzenlendi. Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) ve Al Youm El Sabea Stratejik Araştırmalar Merkezi ile birlikte gerçekleştirilen 23 Ekim tarihli ilk konferans “Demokratikleşme ve Türkiye ile Mısır’daki Hukuki-Anayasal Değişiklikler: Karşılaştırmalar ve Dersler” başlığını taşıyordu. 24 Ekim tarihli ikinci toplantı ise SDE ve Al-Ahram Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi işbirliği ile gerçekleştirilen ve bu toplantıda Türkiye ve Mısır’daki demokratik dönüşümler masaya yatırıldı.


Devamını Göster »
“Arap Baharı”nın öncü ülkelerinden olan Mısır’ın ev sahipliğinde yapılan toplantılarda, Türkiye örneği incelendi ve Mısır’da devrim sonrası atılacak adımlar masaya yatırıldı. Konferanslarda ayrıca, bölgede lider ülke olarak öne çıkan Mısır ve Türkiye’deki gelişmeler karşılaştırıldı ve işbirliği yolları tartışıldı. Toplantıların gündem maddeleri arasında yasal reformlar, anayasa çalışmaları, bunların tarihi süreçleri, iç ve dış dinamikler, din ve laiklik gibi konular da vardı.

Konferanslara Türkiye’den Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Görevlileri Ahmet Uysal ve Cenap Çakmak, Selçuk Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yasin Aktay, Konya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Birol Akgün, İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Burhanettin Duran, Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi Samir Salha, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zeynep Dağı, SDE Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Aydın Bolat, gazeteci Hakan Albayrak katıldı. Türkiye´nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı, Dr. Mustafa El Fiki’nin yanı sıra çok sayıda akademisyen ve gazetecinin iştirak ettiği toplantılarda, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü adına direktörlerimizden İlker Astarcı hazır bulundu.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Yovm El Seba gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Velid Mustafa, Mısır´da yaşanan devrimi ilk destekleyen ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatarak, ekonomik ve siyasi alanda başarı kaydeden Türk tecrübesinden yararlanmak gerektiğini söyledi. Türkiye modelini Mısır için isteyen çok sayıda Mısırlı entelektüel bulunduğunu ifade eden Mustafa, "Bu nedenle bu konferansı düzenleyerek Türk modelini analiz etmek istedik" diye konuştu.

Kahire Amerikan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Mustafa El Fiki de Firavunlar döneminden itibaren dinin, Mısır´da yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirterek, Türkiye´nin laiklik tecrübesine Atatürk ile başladığını ifade etti. El Fiki, iki ülke arasında büyük farklar bulunduğuna dikkati çekerek, Mısır için Türk modelini isteyen herkesin bu farkları iyi öğrenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye´nin demokrasi tecrübesini, geçirdiği tarihsel süreci özetleyen Selçuk Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Yasin Aktay, Türkiye´nin Mısır ve Tunus´ta yaşanan devrimler sırasında benzer bir tutum sergilediğini, fakat Libya konusunda farklı davrandığını anlattı. Libya´da tarafların uzlaşma ihtimali bulunduğu için bu tutum farkının geliştiğinin altını çizen Aktay, Türkiye´de yaşanan askeri darbelerin Türk Anayasasını "daralttığını" söyledi.

Konferansta konuşan Türkiye´nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı, kimsenin Mısır´dan bir gün içerisinde demokratikleşmesini beklememesi gerektiğini ifade ederek, "Mısır´ın demokrasiyi yakalaması için uzun bir yolculuğu var. Mısırlılar bu uzun ve yorucu yolculuğa başladılar. Bizim amacımız Mısır´a ders vermek değil. Mısırlılar kendi rotalarını zaten bulacaklar. Amacımız yardım etmek" dedi.

BASIN YANSIMALARI

El Youm El Sabea
24.10.2011
Nuha Mahmud

www.youm7.com/News.asp

EL YOUM EL SABEA STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİNİN VE TÜRKİYE’DEKİ STRATEJİK DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜNÜN İŞ BİRLİĞİYLE DÜZENLENEN KONFERANSTA VELİD MUDTAFA: ANKARA’NIN DEMOKRATİK DEĞİŞİM DENEYİMİ KARŞISINDA ŞAPKA ÇIKARIYORUZ… AKADEMİSYENLER, ORDUNUN POLİTİKAYA MÜDAHALE ETMESİ TÜRKİYE DEMOKRASİSİNİ EKSİLTTİ

El Youm el Sabea Merkezinin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Velid Mustafa, Mısır’ın bütün dünya halklarına ilham veren bir model olduğunu söyledi ve sözlerine şunları ekledi: “Türkiye’nin demokratik dönüşüm deneyimine şapka çıkarıyoruz, bunun olumlu etkileri, başarıları, ekonomik ve politik meyveleri çok açık görülüyor. Türkiye’deki siyasi yönetim, bu alandaki harika başarılarından dolayı insaflı halkların, Arap ve dünya ülkelerinin beğenisini kazandı”.

Dr. Velid Mustafa, El Youm El Sabea Siyasi Araştırmalar Merkezinin, Stratejik Düşünce Enstitüsü ile birlikte “Demokratikleşme ve Türkiye ile Mısır Arasındaki Anayasal Değişiklikler” başlığı altında Pazar günü düzenlediği konferansta yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye’deki siyasi yönetimin, kendi modelinin, laiklik ile İslam dini arasında denge yaratabilen üçüncü bir akım olması itibariyle Arap dünyasında gördüğü ilgiden faydalanmaya çalıştığını söyledi. Bu nedenle hem Avrupa hem de İslam dünyası buna hayran kaldı.

Mustafa, Türkiye’nin, Arap devrimlerine seviye ve hız açısından farklı tepkiler gösterdiğini belirtti. Nitekim Tunus devrimine konusunda çok yavaş davrandı. Mısır’a yönelik tepkisi ise daha güçlü, net ve destekçi nitelikteydi. Bahreyn’deki duruma yönelik diplomatik çözüm yolunu benimsedi. Libya’ya karşı daha çok çekimser davrandı. Suriye’deki olaylara farklı vizyonla yaklaşmaya çalıştı ve en sonunda devrimcileri desteklediğini açıkladı.

El Youm El Sabea Araştırma Merkezinin yönetim kurulu başkanı, Türk modelinin, AK Partinin iktidara geldiğinden beri elde ettiği başarıları incelemek için dünyadaki birçok siyasi akım, hareket, parti ve ülkeler için çekim noktası ve hedef oluşturduğuna işaret etti.

Bu konferansla ilgili olarak Velid Mustafa, Türkiye’deki demokrasi deneyiminden yararlanmak ve en olumlu yönlerine ışık tutmak ve boyutlarını anlatmak için El Youm El Sabea gazetesinin yapması gereken bir görev olduğunu söyledi. Zira modern bir ülke oluşturma sürecinde bundan hâlihazırda yararlanmanın gereklilik olduğunu belirtti. Velid Mustafa, bütün başarılı deneyimlerden yararlanmanın önemli olduğunu söyleyerek medyacı olarak üzerine düşeni yapmak istediğini kaydetti.

Öte yandan Türkiye’den Selçuk Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Yasin Aktay, Türkiye’de değişimlerin, Sultan II. Abdülhamit döneminde 19. Yüzyılın sonlarında yani İttihat Terakki Cemiyetinin 1908 yılında “Özgürlük, Adalet, Eşitlik” sloganıyla gerçekleştirdiği devrimle başladığını ifade etti. Aktay sözüne şöyle devam etti: “İttihat Terakki bir anayasa geliştirdi. Ancak Türkiye kısa bir sürede işgal altına girdi.”

Yasin Aktay “Türkiye Anayasal İçerikteki Tarihi Değişimler” başlığı altında yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye Cumhuriyetinin 1924 yılında yapılan anayasa üzerine kurulduğunu nitekim İslam hilafetinin ve Osmanlı saltanatının kaldırıldığını vurguladı ve “Ancak bu anayasanın uygulamasında halk iktidara katılmadı.” dedi.

Selçuk Üniversitesinde Profesör olan Aktay, Türkiye’nin, geçtiğimiz yüzyılın 40’lı yıllarında çok partili sisteme ve seçim yapılmasına izin vererek yarı demokratik bir cumhuriyete geçtiğini belirtti. Aktay, 1960 yılında darbe yapan ordunun, ebedi olmayı sağlamak için kontrolünü sağlamak istediğini kaydetti. Aktay, ordunun, Türkiye’deki rejimlerde vesayetini sürdürmeye çalıştığı için anayasa üzerinde sözü olsun diye Anayasa Mahkemesini kurduğunu ifade etti. Aktay bu olayı, Türkiye’deki demokrasiyi eksilten bir adım olarak nitelendirdi.

Partilerin o dönemde sınırlı etkileşim içerisinde olduklarına işaret eden Aktay, partilere ifade özgürlüğü tanınmadığını söyleyerek ordunun 70’li ve 80’li yıllarda yaptığı darbelere ve anayasayı değiştirerek özgürlükleri kısıtladıklarına dikkat çekti. Aktay, ordunun, birçok anayasa yaptığını ve bunlarda en önemli hususun merkezi kontrol olduğuna işaret etti.

Aktay, Türkiye’nin Arap devrimlerine yönelik tutumlarındaki farklılığa değinerek İstanbul’un prensibinin, halkların yanında durmak olduğunu vurguladı. Ancak Aktay durumun Libya açısından farklı olduğunu zira Libya’da halkın bütün olmadığını dolayısıyla aralarını düzeltmeye çalıştıklarını belirtti. Daha sonra da halkın yanında durmanın zamanı geldiğini söyledi.

Osmangazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Ahmet Uysal, Türkiye ile Mısır arasında bir mukayese yaptı. Uysal, “ Türkiye’de devrim yapılmadı ama asker tarafından bir devrim yapıldı, Mısır’da asker 25 Ocak’ta devrimcilere yardım etti ve buradan iki devrim arasında benzerlilikler ortaya çıkıyor.” dedi.

Açılış konuşmasında Ahmet Uysal, “ Mısır devrimi, diğer Arap devrimlerine ilham kaynağı oldu.” dedi.

Kahire’deki Amerikan Üniversitesinin, siyasal bilimler hocası Dr. Mustafa El Fiki, Türkiye ile Mısır tecrübeleri arasında benzerlik yok ama Mısırlılar Türkiye’nin tecrübesini almaya çalışıyorlar. El Fiki, “ Laiklik Türkiye’de çok derin kökleri var ve laikliğin Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından kökleri ekildi. Tam tersine Mısır’da dini kökler ekildi.”

Dr. Mustafa El Fiki, “Tarih, Mısır’da dinin köklü olduğuna tanıktır. Napolyon Bonapart, İskenderiye’yi işgal ettiğinde Mısır halkının kalbine ve aklına din ile hitap etti. Buda Mısır’da dinin ne karar önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye’deki deneyimin Mısır’da uygulanması imkânsızdır çünkü aralarında çok fark var.” dedi.

El Fiki, Muhammet Hamıt El Cemel’in başkanlk ettiği ilk oturumda yaptığı Anayasa ile ilgili konuşmasında, Türkiye ile Mısır arasında bu konuda benzerliği olmaz dedi. Türkiye Avrupa Birliğine üye olmaya çalışıyor, bundan dolayı Türkiye ve Mısır birbiriyle yarışmıyorlar; birbirlerini tamamlıyorlar. Biz son yıllarda Türkiye’de olanları ve özelikle ekonomi konusunda yapılanları hayranlıkla takip ediyoruz.

Kahire’deki Amerikan Üniversitesinin siyasal bilimler hocası, “Mısır Anayasasına gelince iki ülkenin arasındaki farkı görebiliriz. Cemal Abdülnasır Atatürk değil ve bu farkı göz ardı edemeyiz”. İfadelerini kulandı.

El Fiki, “İki ülkenin ilişkileri eşsiz ve güvenilir. Mısır’da, birçok aile kökenleri Türk olduğu için gurur duyarlar. Mısır’ın bu dönemde Türkiye’de yararlanması çok önemlidir.” dedi.

Osmanlı devletinde son yılarda yaşanan din ile devlet arasında çatışmanın Atatürk’ün gelmesiyle çözüldü. Mısır şimdi o dönemi yaşıyor ve Mısırılar 60 yıldan beri ilk defa açık bir siyasi oyun oynuyorlar.

Mısır, gerçek bir değişim döneminden geçiyor, ancak partiler arasında ne kadar siyasi ve milliyetçi görüş farkı olsa da önemli olan mısırların akılcı davranmasıdır. Mısır’ın sorunlarını çözdüğünü ve Türkiye deneyimine ayak uydurabileceğini söyleyen herkesi hayalci olarak nitelendirdi.

El Fiki, Türkiye tecrübesinden istifade edilebileceğini ama bu tecrübeyi Mısır’a taşımanın imkânsız olduğunu vurguladı. El Fiki, “ Ben Parlamenter sistemlerin destekçisiyim. Mısır’da, 15 yıl sonra partilerin rolü güçlenince Mısır’ın, Türkiye’nin tecrübesini alabileceğini söyleyebiliriz.” dedi.

Fiki, Mısır, tek Firavun hâkimiyeti düşüncesinden kurtulmalıdır. Mısır için çözüm parlamenter sistemdir. Fiki, El Youm El Sabea ve Türkiye’nin Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün düzenlediği bu konferans için Teşekkür etti.

Öte yandan, Kahire’nin Türkiye Büyükelçisi Hüseyin Avni, “Türkiye Mısır ile bütün alanlarda iş birliği yapmak istiyor.” dedi. Avni, “ iki ülke arasında çatışma yok, tam tersine uzun vadeli ve kültürel ilişkiler var.” dedi.

Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi, ülkesinin, Mısır’a sunacağı birçok şeye sahip olduğuna ancak her ülkenin anayasasının kendine has unsurlar içerdiğine dikkat çekti. Büyükelçi, Mısırlıların şimdi yolculuklarına başladıklarını, nasıl birlikte çalışılmasını öğrenmeleri gerektiğini ve iki ülke arasındaki farklılıkları anlayışla karşıladığını belirtti.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zeynep Dağı, Müslüman Kardeşlerin parlamentoya girmelerinin neden yasaklandığını sorduğunda, Müslüman Kardeşlerin, azınlık Hıristiyanlara özgürlük tanımayacakları yanıtını aldığını söyledi.

Dağı, “Halklarda Demokrasinin Geleceği” başlığı altında yaptığı konuşmada, demokrasinin herkes için önemli olduğunu söyledi. Dağı, Amerika’daki Wall Street göstericilerinin, Tahrir Meydanına hayran kaldıklarına ve bunu bir model olarak algıladıklarına işaret etti. Dağı, “Bu da bize Mısır halkının gücünü gösterir.” dedi.

Zeynep Dağı, Türkiye’nin önemli bir deneyimi olduğunu ve Mısır’ın yararlanması ve değişime katkıda bulunmak için geçiş sürecini anlatabileceğini vurguladı.

Öte yandan Osmangazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Cenap Çakmak “Toplumlarda Anayasal Değişimlerin İç Dinamizmi” başlıklı konuşmasında, anayasanın, devletin yapısı ve kimliğine uygun olması gerektiğini söyledi ve modern Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa çerçevesine dayalı olduğunu bu nedenle de Türklerin kendilerini Avrupa kıtasının bir parçası olarak gördüklerini kaydetti.

Today´s Zaman
24.10.2011
Cairo hosts conference on democratic developments in Turkey and Egypt

www.todayszaman.com/news-260815-cairo-hosts-conference-on-democratic-developments-in-turkey-and-egypt.html

Anadolu Ajansı
24.10.2011
Mısır ve Türkiye´de Demokratikleşme ve Anayasal Değişiklikler Konferansı


Kahire Amerikan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Mustafa El Fiki: "Firavunlardan beri din, Mısır´da yaşamın vazgeçilmez bir parçası"

Selçuk Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Yasin Aktay: “ Türkiye, Libya´da tarafların uzlaşma ihtimalinden dolayı bu ülke için farklı bir tutum sergiledi”

Mısır´da yayımlanan Yovm El Seba gazetesi ile Stratejik Düşünce Enstitüsünün ortak düzenlediği Mısır ve Türkiye´de Demokratikleşme ve Anayasal Değişiklikler Konferansı, Mısır´ın başkenti Kahire´deki Semiramis Otel´de yapıldı.

Konferansa Türkiye´nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı, Prof. Dr. Yasin Aktay, Doç. Dr. Ahmet Uysal, Dr. Mustafa El Fiki ve Dr. Zeynep Dağı´nın yanı sıra Türkiye ve Mısır´dan çok sayıda akademisyen ve gazeteci katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Yovm El Seba gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Velid Mustafa, Mısır´da yaşanan devrimi ilk destekleyen ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatarak, ekonomik ve siyasi alanda başarı kaydeden Türk tecrübesinden yararlanmak gerektiğini söyledi.

Türkiye modelini Mısır için isteyen çok sayıda Mısırlı entelektüel bulunduğunu ifade eden Mustafa, "Bu nedenle bu konferansı düzenleyerek Türk modelini analiz etmek istedik" diye konuştu.

Kahire Amerikan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Mustafa El Fiki de Firavunlar döneminden itibaren dinin, Mısır´da yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirterek, Türkiye´nin laiklik tecrübesine Atatürk ile başladığını ifade etti.

El Fiki, iki ülke arasında büyük farklar bulunduğuna dikkati çekerek, Mısır için Türk modelini isteyen herkesin bu farkları iyi öğrenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye´nin demokrasi tecrübesini, geçirdiği tarihsel süreci özetleyen Selçuk Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Yasin Aktay, Türkiye´nin Mısır ve Tunus´ta yaşanan devrimler sırasında benzer bir tutum sergilediğini, fakat Libya konusunda farklı davrandığını anlattı.

Libya´da tarafların uzlaşma ihtimali bulunduğu için bu tutum farkının geliştiğinin altını çizen Aktay, Türkiye´de yaşanan askeri darbelerin Türk Anayasası´nı "daralttığını" söyledi.

Konferansta konuşan Türkiye´nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı, kimsenin Mısır´dan bir gün içerisinde demokratikleşmesini beklememesi gerektiğini ifade ederek, "Mısır´ın demokrasiyi yakalaması için uzun bir yolculuğu var. Mısırlılar bu uzun ve yorucu yolculuğa başladılar. Bizim amacımız Mısır´a ders vermek değil. Mısırlılar kendi rotalarını zaten bulacaklar. Amacımız yardım etmek" dedi.

AA muhabirine konferans ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ahmet Uysal, Mısır´ın Türkiye modelinden alacağı tecrübeler bulunduğunu belirterek, Türk modelinin halen kendini tamamlamadığını, bundan dolayı da mükemmelliğe henüz erişmediğinin altını çizdi.

Milli Gazete
25.10.2011
Türk Modeli Mısır´a Uymaz

www.milligazete.com.tr/haber/turk-modeli-misir-a-uymaz-219402.htm