EN

Saraybosnalı Müzisyenler, Suriye Halkı İçin Çaldı


Bosna’da yaşanan dehşeti dünya kamuoyuna duyuran Saraybosnalı müzisyenler bu kez Suriye halkı için Cemal Reşit Rey İstanbul Senfoni Orkestrası ile birlikte konser vermek üzere İstanbul’a geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığının himayesinde, Koordinatörlüğümüzün destekleriyle düzenlenen konserin tüm sponsorluk gelirleri, Suriyeli mültecilere bağışlandı. Konsere, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da katıldı.


Devamını Göster »
1994 yılında Bosna-Hersek’in efsanevi lideri Aliya İzzetbegoviç, Bosna’daki katliama sessiz kalan Batı dünyasının dikkatini çekmek için bir konser düzenlenmesi talimatını verir. İzzetbegoviç, ünlü Boşnak orkestra şefi Emir Nuhanovic’i görevlendirir ve konser anlamlı bir mekanda, bombalarla yerle bir olmuş Saraybosna Kütüphanesinde gerçekleştirilir. Savaşın orta yerinde düzenlenen Emir Nuhanovic yönetimindeki Saraybosna Filarmoni Orkestrasının konseri; Boşnakların çığlığını dünyaya duyuracaktır.

Aynı 1994 Bosna’sında olduğu gibi; bugün Suriye halkı da özgürlük mücadelesinde ikinci yılını geride bıraktı. Dünya Suriye’deki katliama sessiz kalırken; Boşnak Şef Emir Nuhanoviç “Suriyelileri en iyi biz anlarız” diyerek yola çıktı. 25 Mart 2013 Pazartesi gecesi, Nuhanoviç yönetimindeki Cemal Reşit Rey İstanbul Senfoni Orkestrasının konseri unutulmaz bir konser verdi. Bosna, Kosova, Suriye ve Türkiye’den usta müzisyenlerin katılımıyla düzenlenen konser, Esed zulmüne maruz kalan Suriyelilerin dramına dikkat çekmek için gerçekleştirildi.

Program Maestro Emir Nuhanoviç’in konuşmasıyla başladı. Yaşananlara dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için Aliya İzzetbegoviç’in talimatıyla 1994 yılındaki ağır şartlar altında Şef Zubin Mehta ile bir konser gerçekleştirdiklerini anımsatan Nuhanoviç, “Bir çocuğun gözyaşı tüm dünyanın zenginliğine bedeldir. Şu anda Suriye’de anneler kendi çocuklarını gömüyorlar” diye konuştu. "Suriyelilerin halini en iyi biz anlariz. Katledilen Boşnaklar’ın sesini duyurabilmek için yaptığımız konserin aynısını, 1994 yılında beraber çaldığımız arkadaşlarla İstanbul´da gerçekleştirmek istiyoruz." diyen Nuhanoviç, o dönemde Boşnakların arkasında en güçlü duran ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı. Bugün de Suriye halkının yanında en güçlü duran ülkenin yine Türkiye olduğunu belirten Nuhanoviç, "Bu konseri İstanbul’da yapalım ve Suriye halkının çığlığını dünyaya duyuralım!” diye konuştu.

Konsere katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 90’lı yıllarda, dünyada büyük bir iyimserlik havası hakimken, Saraybosna halkının vahşi bir katliamla karşı karşıya kaldığını söyledi. Çelik, kendisinin o dönemde öğrenci olduğunu anlatarak, “Saraybosna için ne yapabiliriz diye öğrenciler olarak örgütlenmiştik. Türkiye’nin tüm imkanlarını seferber etmesine rağmen, bugünkü imkanlara sahip olmadığımız için hepimiz o yıllarda içinde yaşadığımız çaresizliğin içinde Saraybosna’ya el uzatamamanın kaygısıyla, acısıyla yaşadık. İşte o dramın orta yerinde, herkesin sağır kesildiği bir noktada rahmetli Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç, büyük şef Emir Nuhanoviç’e bir çağrıda bulunarak, ‘Sesimizi dünyaya duyur’ dedi. Savaşın ortasında Saraybosna Filarmoni Orkestrası, Saraybosna’nın sesini duyurdu. Sağır kalanlar duydular, dilsiz olanlar dile geldiler ve Saraybosna için sözü bitmiş modern dünya, sözün ve kelamın ne olduğunu kavradı” diye konuştu.

Suriye’de de bugün, tüm insanlığın gözü önünde büyük bir dramının yaşandığını kaydeden Bakan Çelik, konserin bu drama dikkati çekmek için gerçekleştirildiğine vurgu yaparak, “70 bin şehit ve 250 bin kayıp var. Dışarıda milyonları bulan mülteciler var. Suriye içinde de milyonlarca yerlerinden edilmiş insan var. Şimdi yine, bütün insanlığa çağrı yapmak üzere büyük bir şefin öncülüğünde, sanat bu sefer sesini Suriye için duyuracak. Burada konuşulması gereken şey, Suriye’de yaşananlardan ziyade, Suriye’de olanlara sessiz kalanların bunu nasıl başardığıdır. Nasıl oluyor da bunu başarabiliyorlar? Bugün sessiz kalanlara en anlamlı cevabı, bu mekanın altında vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Gecede, “Sanat nedir?” sorusunun en anlamlı yanıtını bulacağını ifade eden Çelik, şöyle devam etti: “1990’lı yıllarda, tüm kesimleriyle Bosna’daki insanlık dramını izlemek yerine Türkiye, elinden geleni yaptı. Bugün Suriye’de de aynısını yapmaya çalışıyoruz ama tek bir çizgiden bakıyoruz. Halepçe’ye nasıl baktıysak, Hocalı’ya nasıl baktıysak, insanlık vicdanındaki tuttuğu yer bakımından Avrupa’daki soykırımlara nasıl baktıysak Afrika’daki kırımlara nasıl baktıysak, bugün de aynı şekilde bakıyoruz. Bugün bir fark var. O farkın ne olduğunu herkes hissediyor. Bugün sadece halkımızla değil, devletin tüm organlarıyla, dünyanın dört bir yanındayız. Gün gelir Mogadişu, gün gelir Halep ve Şam, Afrika’dan Avrupa’ya, Balkanlar’dan Ortadoğu’ya dünyanın her yerindeyiz. İnsanlık hafızasının yeniden şekillendiği bu süreçte vicdana ve değişime çağıranların başında geliyoruz. Katledenlerin, zulmedenlerin safında değiliz. Vicdandan yoksun olanların siyasetinin peşinde değiliz. Çünkü burada gördüğünüz gibi sanatın insanlık vicdanında makes bulan sesinin yanındayız. Bahsettiğim şey, şu ya da bu gündelik pozisyon meselesi değildir. Bahsettiğim şey, Bosnalı çocuklarla buluşan Hamalı çocukların gözlerindeki umuttur. Bosnalı kadınlarla buluşan Halepli kadının bakışındaki öfkedir ve Şamlı bir babanın ellerindeki çaresizliktir.”

Bakan Çelik, sıradan bir gece yaşanmadığına inandığını aktararak, “Bu gece 70 bin şehit bizimle beraber. Bu gece yüz binlerce kayıp bizimle beraber. Milyonlarca mültecinin dili olacağız. İşte sanat bu. Hiç kimsenin, hiçbir günlük siyaset kaygısının yanında durmaksızın sadece ve sadece yaşananlara şahitlik etmek için buradayız. Kuşkusuz Suriye’nin şehitleri, Bosna’nın şehitleriyle buluşacak, Suriye’nin kayıpları, Bosna’nın kayıplarıyla buluşacak ve İstanbul her zaman olduğu gibi Halep’e Şam’a ve Saraybosna’ya kardeşliği bir kez daha getirecek” dedi.

“Biz tek bir medeniyet havzasının çocuklarıyız, acımız ve sevinçlerimiz ortaktır” diyen Çelik, Halep’te, Şam’da, Saraybosna’da yaşanan acıların Türkiye’de de aynı şekilde hissedildiğini dile getirdi.

Konuşmaların ardından, Suriyeli keman sanatçısı Ali Moraly, Albinoni’nin Adagio isimli eserini solo performansla icra etti. Ardından orkestra, Çağrı filminin tema müziği “The Message” ile Beethoven’in “5. Senfoni” isimli eserlerini seslendirdi.

 
BASIN YANSIMALARI

SABAH
26.03.2013
Suriye için çaldılar
www.sabah.com.tr/kultur_sanat/muzik/2013/03/26/suriye-icin-caldilar

HABER 7
26.03.2013
İstanbul Senfoni Orkestrası Suriye için çaldı
www.haber7.com/muzik/haber/1006221-istanbul-senfoni-orkestrasi-suriye-icin-caldi

AKŞAM
26.03.2013
Bu kez Suriye için çaldılar
www.aksam.com.tr/yasam/kultursanat/bu-kez-suriye-icin-caldilar/haber-180722

AKŞAM
26.03.2013
Şam´da ki Tüm Acılar İstanbul´da Hissediliyor
www.aksam.com.tr/siyaset/samda-ki-tum-acilar-istanbulda-hissediliyor/haber-180685

TIMETURK
26.03.2013
Suriye için çaldılar
www.timeturk.com/tr/2013/03/26/suriye-icin-caldilar.html

YENİŞAFAK
26.03.2013
İDSO Suriye için çaldı
yenisafak.com.tr/kultur-sanat-haber/idso-suriye-icin-caldi-26.03.2013-503708

SON DAKİKA
26.03.2013
Bakan Çelik: Şam´da Ki Tüm Acılar İstanbul´da Hissediliyor
www.sondakika.com/haber/haber-bakan-celik-sam-da-ki-tum-acilar-istanbul-da-4463459/

İHLAS HABER AJANSI
26.03.2013
Biz Aynı Havzanın Çocuklarıyız
www.iha.com.tr/biz-ayni-havzanin-cocuklariyiz-269606-haber