EN

Eski Pakistan Başbakanı Şevket Aziz Türkiye´deydi


Koordinatörlüğümüzün düzenlediği Akil Adamlar Konferans Serisinin üçüncü konuğu, Eski Pakistan Başbakanı Şevket Aziz oldu. 19 Ekim 2010 tarihinde İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü kampüsünde, "21. Yüzyılda Jeopolitik Yapı; Küresel Problemler ve Fırsatlar" başlıklı bir konuşma yapan Aziz, İslam dünyasına birlik ve beraberlik mesajları verdi.

 


Devamını Göster »
Eski Pakistan Başbakanı Şevket Aziz, konuşmasında yapısal reformların her zaman geliştirilmesi gerektiğini belirterek, "Politik, siyasi reformlar gerçekleştirilebilir, sizin ülkenizde olduğu gibi referandumlara gidilebilir" dedi. Yaşanan ekonomik krizlerin yanı sıra çağın öne çıkan fırsatı olan değişimi değerlendiren ülkelerin başarılarına şahit olunduğuna vurgu yapan Aziz, buna örnek olarak son yıllarda finansal güç haline gelmeye başlayan Çin Halk Cumhuriyeti´ni gösterdi.

Çin´in her ülkeden hızlı üretim yapabilmesinin yanı sıra artık finansal piyasaların zekayı ilgilendiren kısmına da girmeye başladığını ve yakaladığı bu değişimi tüm dünyanın dikkatle izlediğini ifade eden Aziz, "Artık Afrika kıtası gibi başka ülkelere de açıldılar. Burada hem üretim, hem de bu ülkelere yardımcı olmak için yatırım yapıyorlar. Bu yüzden Çin´den öğreneceğimiz çok şey var. Ülkelerin kendilerini nasıl değiştirebileceğini Çin örneğinde görebiliriz" diye konuştu.

Terörle mücadele konusuna da değinen Eski Pakistan Başbakanı Aziz, terörün sadece İslam dinine bağlanamayacağını, İslam´ın barışı, sevgiyi savunan bir din olduğunu vurgulayarak, "Ama bugün dünyada terör dendiğinde pek çoğunun aklına ilk gelen şey İslam dini. Aslında İslam´ın böyle düşünülmesine izin vermeyip, dinimizin güzel yönlerini göstermeliyiz" dedi.

Şevket Aziz, 21. yüzyılda dünyadaki yıldızı parlayan ülkeler arasında büyük potansiyeli bulunan Türkiye´nin de yer aldığını söyledi. Türkiye´nin, ekonomik gelişme anlamında heyecan uyandıran ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Aziz, Türkiye´nin, yaşanan son felakette Pakistan´a yaptığı yardımlara da işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı: "Pakistanlılara, ´Hangi ülkeyi seviyorsunuz, hangi ülkeye hayranlık duyuyorsunuz?´ diye sorarsanız, cevaplarında iki ülke olur, Türkiye ve Çin.

ŞEVKET AZİZ KİMDİR?

Eski Pakistan Başbakanıdır. Görev süresini tamamlayan Eski Pakistan Başbakanı Şevket Aziz daha önce Maliye Bakanlığı görevinde bulunmuştur.

Teröre karşı verilen savaşta Pakistan’ın desteği karşılığında önemli ölçüde Amerika borcunu teminatlandırması ile bilinen Başbakan Aziz, ülkesinin dünya piyasasındaki güvenilirliğini arttırmıştır. Aziz, stratejik yaklaşımı, şeffaflığı, sadece politik amaca en uygun olana değil en iyi olana odaklanabilme yeteneği ile tanınır.

Rewalpindi’deki Gordon School’dan 1967 yılında mezun olduktan sonra, Şevket Aziz Karaçi’de bulunan İşletme Enstitüsü’nde yüksek lisans yaptı.

Citibank’ta yaptığı stajla birlikte Pakistan, Yunanistan, ABD, Birleşik Krallık, Malezya, Filipinler, Ürdün, Suudi Arabistan ve Singapur’u çevreleyen küresel finans alanındaki 30 yıllık kariyeri de başlamış oldu. Citigroup’un Özel Bankacılık Bölümü’ne geçen Aziz daha sonra bankanın New York’taki üst düzey pozisyonuna ilerledi.

1999 yılında Maliye Bakanı olan Aziz, 2001 yılında Euromoney ve The Bankers dergileri tarafından “Yılın Maliye Bakanı” seçildi. Ülkesindeki etkili ekonomik gelişmeyi yöneten Aziz,küresel ekonomi , reformlar ve gelişmekte olan piyasalar konusunda uzman görüşü sunuyor.

 
BASIN YANSIMALARI

Anadolu Ajansı
19.10.2010
Eski Pakistan Başbakanı Şevket Aziz: "Yapısal Reformlar Her Zaman Geliştirilmeli. Çünkü Bunlar Gelecek İçin Çok Önemlidir."

" POLİTİK, SİYASİ REFORMLAR GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR, SİZİN ÜLKENİZDE OLDUĞU GİBİ REFERANDUMLARA GİDİLEBİLİR”
“PAKİSTAN OLARAK BİZ, KENDİMİZİ KORUMAK AMACIYLA BELKİ İRONİK OLARAK NÜKLEER OPSİYONLAR OLUŞTURUYORUZ. BUNUN NEDENİ JEOPOLİTİK KONUMUMUZ”

Eski Pakistan Başbakanı Şevket Aziz, yapısal reformların her zaman geliştirilmesi gerektiğini belirterek, "Politik, siyasi reformlar gerçekleştirilebilir, sizin ülkenizde olduğu gibi referandumlara gidilebilir" dedi.

Aziz, İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü kampüsünde, "21. Yüzyılda Jeopolitik Yapı; Küresel Problemler ve Fırsatlar" başlıklı konferans verdi.Yaşanan ekonomik krizlerin yanı sıra çağın öne çıkan fırsatı olan değişimi değerlendiren ülkelerin başarılarına şahit olunduğuna vurgu yapan Aziz, buna örnek olarak son yıllarda finansal güç haline gelmeye başlayan Çin Halk Cumhuriyeti´ni gösterdi.

Çin´in her ülkeden hızlı üretim yapabilmesinin yanı sıra artık finansal piyasaların zekayı ilgilendiren kısmına da girmeye başladığını ve yakaladığı bu değişimi tüm dünyanın dikkatle izlediğini ifade eden Aziz, "Artık Afrika kıtası gibi başka ülkelere de açıldılar. Burada hem üretim, hem de bu ülkelere yardımcı olmak için yatırım yapıyorlar. Bu yüzden Çin´den öğreneceğimiz çok şey var. Ülkelerin kendilerini nasıl değiştirebileceğini Çin örneğinde görebiliriz" diye konuştu.

Aziz, 21. yüzyılda öne çıkan bir başka noktanın da reformların değerini anlamak olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Yapısal reformlar her zaman geliştirilmeli. Çünkü bunlar gelecek için çok önemli. Politik, siyasi reformlar gerçekleştirilebilir, sizin ülkenizde olduğu gibi referandumlara gidilebilir. Bugün kabul etmemiz gereken tek değer var, değişim. Eğer yeterince zekice reformlar gerçekleştirebilirseniz başarılı olabilirsiniz. Yapısal reformlar ülkelerin gelişmesini sağlamaktadır." Ülkelerin insan sermayesini yönetebilmelerinin de ekonomik gelişmenin temel taşlarından olduğuna işaret eden Aziz, bu konuda yapılacak en iyi şeyin insanları mümkün olduğunca eğitip, yeteneklerini en iyi şekilde kullanabilecekleri noktaya getirmek olduğunu, aşırıcı akımlar ve terörün artışının da insan sermayesinin iyi yönetilmemesinden kaynaklandığını söyledi.

Terörle Mücadele

Eski Pakistan Başbakanı Aziz, terörün sadece İslam dinine bağlanamayacağını, İslam´ın barışı, sevgiyi savunan bir din olduğunu vurgulayarak, "Ama bugün dünyada terör dendiğinde pek çoğunun aklına ilk gelen şey İslam dini. Aslında İslam´ın böyle düşünülmesine izin vermeyip, dinimizin güzel yönlerini göstermeliyiz" dedi.

Teröre, eğitim eksikliği, insanların kendi görüşlerini ifade edememesi gibi birçok şeyin neden olduğunu ve bu eksikliklerin yarattığı boşluğu kötü niyetli kişilerin doldurduğunu kaydeden Aziz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terörle mücadele, sadece güvenlik problemi değil. Bu soruna bulacağımız çözüm sadece terörle savaşmak değil, kalbimizle de mücadele edebilmektir. Filistin´de, Gazze´de, Keşmir´de neler oluyor ve bunların nedeni ne? Bu noktada aslında insanların içindeki umutsuzluk tüm bunlara yol açıyor. Bu durum bir dinle ya da İslam ile doğrudan bağlantılı değil bana kalırsa. Bence insanlar ve dinler arasında uyumu gerçekleştirmek çok önemli bir şey. Farklı dinlerin birbirlerini anlayamaması asıl önemli sorun çünkü."

Nükleer enerjinin önemli tehdit unsurlarından biri olduğunu ve nükleer enerjiyi desteklemediğini ifade eden Aziz, Pakistan´ın da nükleer enerjiye yönelik faaliyetleri bulunduğunu bildirerek, şöyle konuştu: "Pakistan olarak biz, kendimizi korumak amacıyla belki ironik olarak nükleer opsiyonlar oluşturuyoruz. Bunun nedeni jeopolitik konumumuz. Güç ile huzur elde edilebilir mi? Tabii ki bunu ben de desteklemiyorum. Bundan 25 yıl önce geçmişte sınırlarımızdan tehditler aldık. Nükleer silahlarımız yoktu, öonların sahip olduğu silahlara da sahip değildik. Ama korkuyla yaşayamayacağımızı ve gelecek nesillerimizi de tehlikeye atamayacağımızı keşfettik. Bu noktada bizim huzurumuzu sağlayacak şey, maalesef nükleer enerjiye dönmekti."

"Türk Kardeşlerimize Her Zaman İhtiyacımız Var"

Şevket Aziz, 21. yüzyılda dünyadaki yıldızı parlayan ülkeler arasında büyük potansiyeli bulunan Türkiye´nin de yer aldığını söyledi. Türkiye´nin, ekonomik gelişme anlamında heyecan uyandıran ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Aziz, Türkiye´nin, yaşanan son felakette Pakistan´a yaptığı yardımlara da işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı: "Pakistanlılara, ´Hangi ülkeyi seviyorsunuz, hangi ülkeye hayranlık duyuyorsunuz?´ diye sorarsanız, cevaplarında iki ülke olur, Türkiye ve Çin.

Gerçekten tarihimizdeki en büyük felaketle karşılaştık. Tabii ki bütün dünya bize elini uzattı, ama bir ülke ayakta durup elimizi tuttu. Sadece hükümetler anlamında değil, aynı zamanda gönüllü insanlar, herkes... Kendi küçük mücevherlerini vererek yardım eden insanlar bile oldu. Bu, gerçekten bizi çok etkiledi ve Türkiye´nin gerçek dostumuz olduğuna karar verdik. Bütün yıkılan hükümet binalarını da Türk mühendisleri, mimarları tarafından yeniden inşa edildi. Bu yüzden Türk kardeşlerimize çok saygı duyuyoruz, onlara her zaman ihtiyacımız var."


Cihan Haber Ajansı
19.10.2010

Pakistan Eski Başbakanı Aziz: İslam Dünyası, Terörizmin İslam Kaynaklı Olmadığını Dünyaya Anlatmalı

Pakistan eski başbakanlarından Şevket (Shaukat) Aziz, İslam dünyasının terörizmin İslam kaynaklı olmadığını tüm dünyaya anlatması için kenetlenmesi gerektiğini söyledi.

Pakistan eski başbakanlarından Aziz, İstanbul´da ´21. Yüzyılda Jeopolitik Yapı, Küresel Problemler ve Fırsatlar´ konulu bir konferans verdi. İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü kampüsünde öğrenci ve akademisyenlere seslenen Aziz, dünyayı tehdit eden terörizmin İslam kaynaklı olduğu yönündeki iddiaların yine İslam ülkeleri tarafından bertaraf edilebileceğini vurguladı.

Aziz, "Dünyanın neresine gidersek gidelim, potansiyel riskler var. Terörün artması bizleri eksi noktaya götürür. İnsanlar iyi idare edilmezse terör ve aşırıcılık artar. Bunu sadece İslam´a bağlamamak gerek. İslam dünyasının, terörizmin İslam kaynaklı olmadığını tüm dünyaya anlatması için kenetlenmesi gerekir. Dinimizin doğru taraflarını herkese anlatmalıyız. Terörle mücadelede varabileceğimiz sonuçta kalbimiz ve zihnimizle mücadele çok önemli yer tutuyor." dedi.

Filistin sorununa da değinen Aziz, "Bölgede barışı mutlaka gerçekleştirmeliyiz. Yapabileceğimizin en iyisini yapmalıyız. Bu noktada uzman olmamıza gerek yok. Minareleri yıkan ülkeler görüyoruz. Bunlar aslında şehirlerde birer barış simgesidir. Her ülkede farklı inançlar olabilir. Buna rağmen aramızda köprü kurmak zorundayız." mesajı verdi.

Hükümetlere Tavsiye

Aziz, hükümetlerin özel sektörün içinde olmamasına özen göstermesini isteyerek, "Hükümetler sadece düzenleyici rolleri ile öne çıkmalıdır." diye konuştu. Dünyaya açılan şirketlerin yeni bir global krize karşı yeniliklere teşvik edilmesi gerektiğini savunan Şevket Aziz, "Ekonomide mega değişiklikler var. Çin dört bir yanımızı sardı. Eğitimli insanlar yetiştirerek her ülke kendi ekonomisini yüceltmeli." diye konuştu.

Türkiye´nin Önemi

Pakistan ile Türkiye arasındaki köklü bağlara da dikkat çeken Aziz, "Biz, Türkiye´nin hakiki dostluğunu her zaman yanımızda hissediyoruz. Bence iki ülkenin yakınlığı dünyaya örnek olmalıdır." ifadelerini kullandı.

Şevket Aziz, Başbakan Recep Tayip Erdoğan´a olan hayranlığını da dile getirdi ve şöyle konuştu: "Erdoğan, dünyadaki önemli liderlerden birisi. Kendisiyle yararlı istişarelerde bulundum. Dahi yönü olan bir dostumdur. Pakistan´ın mutlu geleceği için elinden gelen yardımı esirgememesi beni çok duygulandırıyor."

Konferansa ev sahipliği yapan İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabri Orman da Aziz´in Türkiye´ye gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Dünya Bizim
20.10.2010

Şevket Aziz İTİCÜ´de Konuştu!
http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=4758

Pakistan Başbakanlarından Şevket Aziz İstanbul Ticaret Üniversitesindeydi. Pakistan eski başbakanlarından Şevket Aziz’in ‘21. Yüzyılda Jeopolitik Yapı, Küresel Problemler ve Fırsatlar’ konulu konferansından istifade ettik. Özgeçmişinde tanıdığımız büyük banka ve finans şirketlerinin en üst düzeylerinde aldığı görevler ve sonrasında maliye bakanlığı ve başbakanlık bulunan Aziz’in ekonomi, uluslar arası ilişkiler, politika konularındaki deneyimlerini bizlerle paylaştığı konferans üniversitemizin Eminönü’ndeki konferans salonunda, öğrenciler, akademisyenler ve habercilerin katılımıyla gerçekleşti.

Bankaların kibri ülkeleri vurdu

Şevket Aziz konuşmasına dünya ekonomisine genel bir bakış açısıyla göz gezdirerek başladı. Devletin serbest piyasadaki mevcut (ve olması gereken) yeri için devletin düzenleyici ve politika belirleyici olması gerektiğini; doğrudan müdahalenin gerekmediğini vurguladı. Bu konu açılmışken yaşanan küresel ekonomik krize da değinen Aziz, bankaların yaptığı hataların, kibrin ve bilgisizliğin cezasını tüketicilerin, devletlerin ve sermaye sahiplerinin ödediğini belirtti.

Krizi en ağır olarak yaşayan Batı ülkelerine kıyasla büyümesine şartlara rağmen daha da ivme kazandıran Çin ve Hindistan’ın başarılarını iş/emek gücüne bağlayan Aziz, nüfus açısından şanslı olan diğer Müslüman ülkelere de bu konuda çağrıda bulundu.

Terörü anlayışsızlık besliyor!

Konu Müslüman dünyasına gelince terör mevzu da gündeme gelir her halükarda. Şevket Aziz, terörün sadece bir güvenlik problemi olmadığını ısrarla vurgularken, uluslar arası toplumdan soyutlanma, açlık, yoksulluk ve imkânsızlıklarla boğuşmak durumunda olmayı asıl sebep olarak gösterdi. Ona göre, günümüzde dünyada inançlar ve dinler arası birbirini anlayabilme gittikçe azalıyor ve bu de terörün itici güçlerinden biri.

Nükleer gücün savunma ve ancak barış için kullanılması gerektiğini de Pakistan pratiği üzerinden şu olayı anlatarak açıkladı: Hindistan’la aralarında belirgin bir anlaşmazlık yokken bir gün sınırda yaşanan talihsiz bir patlama olayından sonra devletin savunma tedbiri olarak nükleer güce sahip olmaya karar vermişti. Bu onlar tarafından tamamen barışın sağlanmasına ve yalnızca emniyete yönelik bir hareketti.

Birlik huzurun tek şartı

Sonuç olarak dünyada tam ve sağlıklı barışın sağlanması için güçler arasında denge olmasının lazım olduğunu, bunun için Müslümanların birlik olarak güçlenmesi gerektiğini ve kişi ve/veya devletlerin bu birlik içinde liderlik görevini üstlenmelerine olan ihtiyacı anlatarak konuşmasını sonlandırdı.

Konuşması boyunca sık sık Türk ekonomisine ve dış siyasetine övgülerde bulunan ve özellikle de Pakistan’la ilişkilerdeki dostluğun gerçekliğini ve güvenirliğini vurgulayan eski başbakan, ayrıca Türkiye’nin liderliğini yapmakta olduğu Müslümanların bir parçası ve Türkiye’nin böyle yakın bir dostu olan bir ülke vatandaşı olmaktan gurur duyduğunu da belirtti.